Kadın yazılımcıları ne kadar tanıyoruz?#1

Irem Karaoglu
Nov 1 · 3 min read
Photo by Mimi Thian on Unsplash

Git gide bilgisayar mühendisi stereotipini aşmayı başardığımızı düşündüğüm şu devirde, kadın yazılımcılara verilen değerin -kendi deneyimlerime dayanarak- artığını gözlemlemekteyim. Yazıya başlamadan önce ufak bir hatırlayalım; bilgisayar mühendisi stereotipi neydi, kadın yazılımcılar hangi düşünceye karşıydılar ve nelerle mücadele ediyorlardı.

Genelini erkeklerin oluşturduğu, günlerinin çoğunu bilgisayarda oyun oynayarak ya da kodlayarak geçiren, sosyal yetkinlikleri düşük, zeki bireylerin oluşturduğu topluluktu bilgisayar mühendisi stereotipi. Tabii bu stereotipe katılmamamın yanı sıra, ben kadın yazılımcılar üzerinde durmak istiyorum.

Bilgisayar mühendisliğini kadınlar yapamaz mıydı? Onlarda o “zeka” yok muydu? İlla küçüklükten beri bilgisayar oyunlarıyla vakit mi geçirmek gerekliydi? HAYIR.

Öncelikle şunu bi hatırlamakta fayda var. İster ev işi olsun, ister “zeka” işi. Bir birey onu yapmak istiyorsa onu yapmadan bırakmaz. Yapamadığınız çoğu şeyi yeterince istemediğinizden yapamamışsınızdır, ben buna inanıyorum. Fiziksel güç gerektiricek bir meslekte biyolojik olarak da ele aldığımızda elbette daha yatkın olan bir grup var ama bilgisayar mühendisi olabilmek böyle bir şey miydi? Özel bir yetkinlik gerektirir miydi? HAYIR.

Henüz resmi olarak mesleğini eline almamış biri olarak; okuduklarıma, araştırdıklarıma istinaden, aynı işi yapan cinsiyetleri farklı iki birey arasında kadınlar daha az maaş alanlardı. Toplum tarafından daha küçümsenen, azımsanan ve azınlık olan bir taraftı. Şirketlerin tercihi erkeğe yönelikti. Tercihler doğrultusunda bir taraf hep ileri taşınırken, bir taraf ise geride kalandı. Peki kadınlar, bilgisayar mühendisliğinde azımsanıyoruz bırakalım bu mesleği erkeklere dediler mi? HAYIR.

Peki tüm bunların yanı sıra; bilgisayar mühendisliğinde kadınlar yeni mi varolmaya başladılar yoksa hep varlar mıydı?

İşte bu seride bunlara değineceğim ve bu seriye giriş olarak ilk bilgisayar programcısına yer vereceğim. İlk bilgisayar programcısı. Kadın. İlk kadın bilgisayar programcısı değil unvanı, yanlış okumadınız. Kendisi ilk bilgisayar programcısı.

ADA LOVELACE (1815–1852)

Ada Lovelace (https://ekmekvegul.net/bellek/gunun-portresi-bilgisayar-programcisi-ilk-kadin-ada-lovelace)

Londra doğumlu Ada Lovelace (Augusta Ada Byron) genç yaşlarında matematik ve teknolojiye ilgi duyar. İngiltere’de 1832 yılına kadar kadınların bilimsel tartışmalara katılmalarına izin verilmediği ve akademik yayın yapmalarının uygunsuz görüldüğü bir dönemde, kadın olduğunun belli olmaması amacı ile isminin baş harfleri olan “A.A.B.”yi kullanarak, bilgisayar sistemleri üzerine bilimsel bir dergide ilk akademik yayını yapar.

Gençliğinde İngiliz matematikçi Charles Babbage ile 1842–1843 yılları arasında Babbage’ın Analitik Motor’u üzerine çalışırlar. O dönemde Babbage dahil diğer bilim insanları salt hesaplama ve yoğun hesaplamaya odaklanmışken, Ada bu hesaplamaların önüne geçmek için bilgisayarların kapasiteleri olduğu görüşünü getirir.

Lovelace’a göre bu tür bir makine uygun şekilde programlanırsa karmaşık müzik eserleri bestelemek, grafik üretmek ve karmaşık matematiksel problemleri çözmek için kullanılabilirdir. Ada Lovelace, Babbage’a gönderdiği mektuplarda söz konusu makinenin belli ve sonlu sayıda adımdan oluşan bir plan kullanarak ne şekilde Bernoulli sayılarını hesaplayabileceğini tarif eder.

Ada’nın bu algoritması tarihteki ilk bilgisayara uyarlanabilecek algoritmadır, ancak hiç uyarlanamaz. Bu çalışmaları tüm dünya tarafından ilk bilgisayar programlaması olarak kabul görür ve günümüz bilgisayarlarının gelişmesinin ilk adımları olmuştur.

1979 yılında, ABD Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilen ISO standartlı ilk nesne yönelimli programlama diline de onun onurununa “ADA” ismi vermiştir. Ayrıca British Computer Society tarafından her sene onun adına madalya verilmektedir. Her yıl Ekim ayının ikinci Salı’sında ise Ada Lovelace Günü kutlanır. 2009 yılından beri kutlanan Ada Lovelace Günü, tüm teknoloji ve bilim alanında çalışan ve başarı gösteren kadınları kutlamayı, birbirleriyle tanıştırarak yetişmekte olan nesillere ilham olmayı ve cesaretlendirmeyi hedefler.


Başlatmış olduğum bu seride öncelikli amacım farkındalık uyandırmak, bilgilenmek ve bilgilendirmek. Fazla detayına girmeden ana hatlarıyla bahsetmek istediğim Ada Lovelace hakkındaki bilgilerden umarım memnun kalmışsınızdır. İlginizi çektiyse, kendisi hakkında buraya eklemediğim daha birçok bilgi bulabilirsiniz. Benim yararlandığım kaynaklara aşağıdan ulaşabilirsiniz. Bu yazıyı kendisinin beni en etkileyen sözüyle kapatmak istiyorum:

“Beynim bir ölümlünün beyninin çok ilerisinde, zamanla anlayacaksınız.”

Serinin 2. yazısı için:

Kaynakça:

Irem Karaoglu

Written by

Software Engineer to be. Interested in technology, computer science, yoga and Italian culture.