Neden?

Isa Basan
Isa Basan
Oct 29, 2016 · 2 min read

Sadece bazı sorularımı aktarmaya çalışacağım. Belki cevapları -varsa- bulmama yardımcı olan biri çıkar.

Bir şekilde dünyaya geldim. Bundan eminim. Çünkü düşünüyorum. Öyleyse varım. Peki ne yapıyorum? İşe gidip geliyorum. Yiyorum, içiyorum, uyuyorum. Para kazanıyorum. Sonra bu parayı ihtiyacım olmayan ama ihtiyacım olduğuna inandırılıldığım şeylere harcıyorum. İhtiyacım olduğunu sandığım şeyler zaman içinde büyüyor. Yiyecek, kıyafet, takı, ev, araba… Tüm bunlar ve diğerleri gerçekten umrumda değil.

Çalıştığım kurumda müşterilerin ihtiyaçlarını karşılıyorum. Bunun için kod yazıyorum. Yazdığım kodlar müşterilerimizin ürün veya hizmetlerin daha çok satılması için. Yani onları, aslında gerçekten ihtiyacı olmayan ama ihtiyacı olduğunu sanan insanlar satın almaya devam etsinler diye…

Yani başkaları tarafından belirlenmiş problemlere, yine başkaları tarafından düşünülmüş çözümleri yazılım vasıtasıyla hayata geçiriyorum.

Hal böyle olunca kendime soruyorum: Neden yaşıyorum? Ben ne yapıyorum? Hergün yaptığı şeyleri yapmaya devam edebilmek için bir sebep arıyor insan. Uzunca bir süredir kendime “Bir şeyi eskisinden daha iyi hale getiren biri olmak” motivasyonunu sattım. Böylece yeni bilgiler öğrenmek, çalışmak ve yaşama devam etmek daha çekilir bir hal aldı. Yani herhangi bir X problemini düşünün. Sizden önce bir şekilde çözülüyor ya da belki çözümsüz -hatta keşfedilmemiş bile olabilir-. Sonra siz birşey yapıyorsunuz. Artık X bir problem değil. Kim yaptı? Ben. Bu önemli bir şey. İnsanı huzurlu kılabilir. Ayrıca egonuzu da fazlasıyla okşar. Siz öldükten sonra bile kalır.

Ancak son zamanlarda şöyle düşünmeye başladım. Bugün, M.S. 2016 yılında yaşıyoruz. Bu tarihe kadar yüzlerce ve hatta binlerce aşırı önemli insan yaşadı. Bir şeyler yaptılar. Ve bu insanoğlunu bir adım daha ileri taşıdı. Taşıdı, taşıdı… Ama bu insanların büyük kısmından haberimiz dahi yok. Var olanlar da bizim için bir tarih bilgisinden ibaret. Yani her halükarda ölüyoruz ve yok olup gidiyoruz. Ve ölmeden önce yaptıklarımızın biz öldükten sonra çok da bir önemi yok. Yani bizim için…

Aklınıza tarihten aşırı kötü bir karakter getirin. Mesela Hitler. Öldü. Artık yok. Yaşarken yaptıklarının etkisinin şuanda ölmüş olan kendisi için bir anlamı yok. Bir de aşırı iyi bir karekter düşünelim. Mesela Einstein. Öldü. Artık yok. Ya da Tesla… Artık yok. Evet yaptıkları bizim için çok değerli ancak kendileri için şuanda bir anlamı yok.

Bu durum bende bir çok soru doğuruyor. “Kötü olmaya cesaret edemediğim için mi iyi olmaya çalışıyorum?” bu sorulardan biri. Ve “Neden yaşıyorum?” da bir diğeri…

Ölümden sonrası varsa iş kolay. Sonrasında kazanacağım ödül için bu dünyada iyilik yapabilirim. Mesela iyilik için ampulü bulabilirsin. Ve böylece yüzlerce deneme yapmana rağmen vazgeçmeyebilir; ardından Edison gibi “Ben ampul yapmamanın yüzlerce yolunu buldum.” diyebilirsin.

Ama ya ölümden sonrası yoksa? Ki olmadığını düşünen çok fazla insan olduğunu biliyorum. “Bu durumda sadece yaşıyor olduğumuz zamandan ibaretiz. Biz doğmadan öncesi ve biz öldükten sonrası yok. O halde yaptığımız şeylerin yaşamımıza olan etkisi dışındaki kısmı da bizi ilgilendirmez.” diyebilir miyiz? Ve eğer diyebiliyorsak, belki bütün hayatımıza mal olacak büyük başarılar peşinde koşmak niye?


Bu yazı okunsun diye değil de burada bi’ dursun diye yazdım daha çok. Yazarak da düşünmüş oldum. Başarabilirsem devam edeceğim…

Isa Basan

Written by

Isa Basan