Brexit Teknoloji Firmaları İçin Ne Kadar Kabus Olacak?

Brexit’in ilk etkileri beklendiği kadar kötü olmadı denebilir ya da hemen bir çöküş yaşanmadı. Ancak bazı İngilizlerin kendilerinin bile inanamadığı Avrupa Birliği’nden çıkış kararının orta-uzun vadede tüm sektörlere olacağı gibi teknoloji sektörüne de olumsuz yansıyacağı kesin.

Aslında ilk öncü dalgalar referandum başlamadan önce kendini hissettirmişti. Olası bir çıkış kararının getireceği belirsizliklerden ötürü tüm sektörlerde boyutları ne olursa olsun tüm firmalar yakın zamanlı yatırım planlarını askıya almış, bekleme pozisyonuna geçmişlerdi. Korkulan oldu ve şimdi araştırmalar da bu durumu doğruluyor. Bank of England’ın açıklamasına göre 2010 yılından beri firmaların yatırım niyetleri hiç olmadığı kadar azalmıştı, referandumdan sonra özellikle hizmet sektörünün bu konuda çok ketum davrandığı raporlanmış. Bir başka veri de Deloitte’dan. Firmanın üst düzey CFO’lara yaptığı ankette yöneticilerin %58’i önümüzdeki 3 yıl yeni yatırımlarının azalacağını beklediklerini ifade etmiş. Thomson Reuters verilerine göre İngiliz firmalarını da içeren satın alma ve birleşmeler de son yirmi yılın en düşük seviyesine inmiş.

Brexit kararının ardından bu ifadeler ve raporlar çok şaşırtıcı durmuyor. Peki, özellikle teknoloji firmalarını hangi konularda sıkıntılar bekliyor bunları daha detaylı inceleyebiliriz.

· İnsan Kaynağı: Avrupa Birliği’nin getirdiği yaşama ve çalışma izinlerindeki kolaylık sayesinde birçok Avrupalı, İngiliz teknoloji firmalarında çalışıyor. Örneğin akıllı telefonlara çip üreten ARM firmasının Cambridge’deki genel merkezinde 200’den fazla birlik vatandaşı istihdam ediliyor. Üstelik genelde teknoloji sektöründe üstün becerilere ve donanıma sahip mühendis ve yazılımcı gibi pozisyonlar çok fazla bulunuyor ve Avrupalı çalışanlar da bu alanları oldukça dolduruyor. Şimdilik durum belirsiz olsa da zorlaşabilecek göç ve çalışma haklarının bu yetenekleri kaçırması ve dolayısıyla firmaların ihtiyaç duydukları yeteneklerden mahrum kalması tehlikesi bulunuyor.

· Fonlanma: Birçok teknoloji firması risk sermayesi firmaları tarafından destekleniyor ve varlıklarını büyük oranda bu firmalara borçlular. Bu olgu, Avrupalı girişimcileri de Londra’nın doğusuna kümelenen teknoloji girişimleri arasında yer almak için teşvik ediyordu. Ancak şimdi çıkış kararının getirdiği belirsizlik ve artacak maliyetlerden ötürü risk sermayesi firmalarının eskisi kadar teknoloji girişimlerini desteklemeyeceği öngörülüyor. Bu, firmalar için ciddi bir finansman krizi anlamına gelebilir. Diğer bir kaynak sıkıntısı da birlik kökenli fonlar. 2007–2013 yılları arasında her sene İngiliz firmalarının araştırma geliştirme projeleri için 300 milyon avro dolayında finansmanı birliğin proje desteklerinden aldıkları hesaplanmış. Birlikten çıkışla bu fonlar kesilecek. Ancak doğacak boşluğu İngiliz devleti kendi imkânlarıyla ne kadar doldurabilir bilinmiyor.

· Yeni Vergiler: Avrupa Birliği ülkeleri arasında özellikle gümrük konusunda ticareti kolaylaştıracak birçok avantaj bulunuyor. Şimdi üyeliğin kalkmasıyla İngiltere bu avantajlardan mahrum kalacak. Üstelik Avrupa Birliği’nin özellikle Fransa ve Almanya gibi büyük üyeleri, başka ülkeler de İngiltere gibi davranmaya heveslenmesin diye İngiltere’yi bu konuda cezalandıracak gibi görünüyor. Artan gümrük vergileri yüzünden İngiltere’nin olası kayıplarının birliğin diğer ülkelerine uyarı mesajı vermesi hedefleniyor. Bu da İngiliz firmaları ya da ülkede faaliyet gösteren yabancı firmalar için çok ciddi maliyetler anlamına gelecek. Örneğin Avrupa’ya ürünleri İngiltere’deki merkezinden gönderen Amazon, gelecekte Avrupa’daki bir başka ülkeye taşınmayı da dahil edecek şekilde stratejisini yeniden gözden geçirdiğini ifade etmiş. Ya da birlikteki diğer ülkelere donanım parçaları gönderen teknoloji firmalarından bazıları, vergilerle artacak maliyetlerini nasıl rekabetçi seviyede tutacaklarını hesapladıklarını açıklamışlar.

· Veri Akışı: Avrupa Birliği, veri akışı ve güvenliğini kapsayan ve üzerinde 4 yıldır çalıştığı yeni yasasını gelecek sene yürürlüğe koyuyor. Firmaların sakladığı kullanıcı/ziyaretçi verileri konusunda daha fazla kısıtlamaya gidilecek yasa, doğal olarak şu an İngiltere’yi de bağlıyor ve çıkış işlemlerinin en az 2 sene süreceği tahmin edilirse daha da bağlamaya devam edecek. Oysa birlik ülkeleri arasında İngiltere bu konuda daha esnek regülasyonlara sahipti ve şimdi aradaki ikilik firmalar için artan maliyetler demek. Farklı pazarlara farklı altyapı çalışmalarına ihtiyaç doğacak ve bu da firmaların ölçek ekonomisi yapmasını ve tasarruf etmesini engelleyecek.

Belki de en kötüsü Avrupa Birliği kapsamında bir ilk olan Brexit’in getireceklerinin tam olarak bilinmemesi. Bu oldukça büyük bir endişe yaratıyor ve yatırımları ve güveni zedeliyor. Kısa vadede olmasa da orta uzun vadede üzerinde güneş batmayan imparatorluğu karanlık günler bekliyor.