Dijital Teknoloji Girişimcilerinin Yeni Gözdesi: Amsterdam ve Hollanda

Amsterdam’ı bu zamana kadar farklı özellikleriyle duymuş olabiliriz. Kanalları, bisikletli ulaşımı, Van Gogh müzesi ve çılgın eğlencelerini biliyorsak da son dönemde onu diğer kentlerden ayıran bir özelliği öne çıkıyor. Amsterdam, Avrupa kentleri içinde teknoloji girişimleri için en uygun 2. kent olarak belirlenmiş. EDCİ (European Digital City Index, Avrupalı Dijital Kentler Sıralaması) 2015 istatistiklerinde bu sonucu alan kent, politikaları, ekonomik destekleri, demografik yapısı, konumu ve başka etmenler sayesinde bu başarıyı elde etmiş.
Amsterdam’ın 800.000’lik nüfusunun yarısı yabancılardan oluşuyor. Bu kültürel zenginlik özellikle global alanlarda faaliyet göstermek isteyen firmaların projelerini test etmek için mükemmel bir ortam yaratıyor. Şehrin Avrupa’nın diğer kentlerine ulaşım ağı da oldukça kuvvetli. Bu da ülkeler arası ticaret ve iş faaliyetlerini kolaylaştırıyor.
Ülkenin ekonomi politikaları girişimcilerin yeni projelere başlamasını oldukça teşvik ediyor. Uygun vergi oranları ve kaliteli iş havuzu, şehrin Avrupa’ya açılmak isteyen firmalar için başlangıç noktası olarak konumlandırılması, Startup Amsterdam gibi girişimciliği desteklemek amacıyla kurulan ajanslar, yabancı firmaların bu kente olan ilgisini artırıyor. Geçtiğimiz sene Tesla, Uber ve Netflix Avrupa’daki genel merkezlerini Amsterdam’da açmışlar. Bu üç büyük firmadan başka 140 başka firma daha kentte ofis açmış.
Üstelik sadece yabancılar değil yerli girişimciler de bu teşvik edici ortamdan filizlenmişler. Bugün dünyada 200 ülkede tatil rezervasyonu yapılmasını sağlayan Booking.com ilk olarak 1996’da bu kentte kurulmuş. Şimdi bağlı olduğu PriceLine firmasının geliri 9 milyar dolar. Booking.com pazarlama müdürü Pepijn Rijvers da Amsterdam’ın global girişimler için en doğru yerlerden biri olduğuna inanıyor.
Aslında sadece Amsterdam değil, tüm Hollanda girişimcileri çekmek için büyük çaba sarf ediyor. Öncelikle tüm ülkeyi girişimlerin doğup büyümesine yardımcı olan bir ekosisteme çevirmek için devlet desteğiyle StartupDelta isimli bir girişim başlatılmış. Çok farklı alanlardan devlet görevlilerinin koordinasyonuyla hayata geçen bu girişim, Hollanda’yı Avrupa’nın en fazla girişimcilik projesi çeken 3 ülkesinden biri yapmayı hedeflemiş ve bu hedefe 1.5 sene içinde ulaşmışlar. Peki neler yapıyorlar?
· Amsterdam da dâhil ülkedeki kentleri belli alanlarda özelleştirmişler ve bu alanlardaki teknolojik girişimleri bu kentlere yönlendirmişler.
· Melek yatırımcıların ülkeye yatırım yapması için verimli bir ortam yaratmışlar. Örneğin melek yatırımcı akademisi kurmuşlar.
· Tüm girişimciler için dijital bir toolkit hazırlanmış. Girişimciler ne yapmaları gerektiğini kolaylıkla buradan keşfedebiliyorlar. Ayrıca 1 senelik yaşama ve çalışma izni alımını kolaylaştıran Startup Visa programını başlatmışlar. Bir de bir firma ofisini açmak istediğinde ihtiyacı olan her şeyin tek merkezde toplandığı büyük dükkânlar açmışlar.
· StartupDeals diye bir program başlatmışlar ve bizzat devlet yetkilileri başarılı olacağına inandıkları girişim fikirlerinin önündeki engelleri ve sıkıntıları kaldırmak için danışmanlık eğitimi vermeye başlamış.
· Startup Festivalini 2016 yılında hayata geçirerek melek yatırımcılar, büyük firmalar ve girişimciler için büyük bir organizasyona ev sahipliği yapacaklar.
· Kentlerin akıllı kent olması için altyapılarına büyük yatırım yapıyorlar. Daha önceki yazılarımızda geçen Songdo örneğine benzer şekilde Helmond, akıllı bir yerleşim birimi olacak şekilde konumlandırılmış bile.
Hollanda’nın girişimciler için bu şekilde öne çıkmasında başka faktörlerin de etkisi var. Örneğin, İngiltere’den sonra Avrupa’da en fazla oranda İngilizce konuşulan ülke Hollanda. Hollanda’dan Avrupa’nın büyük pazarları olan diğer kentlerin % 95’ine 24 saat içinde ulaşılabiliyor. 2032’ye kadar kodlamanın ilkokul müfredatına girmesi için çalışmalar yapılıyor. Bu çok farklı örnekleri çoğaltmak mümkün.
Peki, bu kadar çalışma neden yapılıyor?
Teknolojik girişimler uygun iklim ve şartlarda çok hızlı büyüyen ve hayal bile edilemeyecek gelirlere ulaşabilen yapılar. Facebook, Uber, Snapchat ve daha bir çok teknolojik fikir ülkelerin yıllık gelirlerinden daha büyük gelirlere birkaç senede ulaşabiliyor. (Snapchat’in 22 milyar dolarlık bir değeri olduğu hesaplanmış) Bu büyüklük bu girişimlere yuva olan ülke için büyük ekonomik katkı yanında, artan iş olanakları da demek. Bu yüzden de Estonya gibi minik bir ülkeden, İngiltere ve Hollanda gibi büyük ülkelere kadar birçok devlet girişimcileri kendine çekmeye çalışıyor.
Darısı başımıza.