Kafanıza Takmak İsteyeceğiniz Şeyler

İster daha çok alnınıza ve şakaklarınıza bir gözlük takar gibi yerleştirin isterseniz tüm kafanızı kaplasın, bazı cihazlar artık beyin dalgalarınızı okuyarak bazı işlemleri yerine getirir hale geldiler ve gelmeye devam ediyorlar. Engelli insanların özellikle kol ya da bacaklarının yenilendiği robotik aksamları yönetmeye yarayanlar, meditasyon yaparak kafanızı boşaltmanızı sağlayanlar ya da en basitinden televizyonda istediğiniz kanalı kolunuzu kıpırdatmadan geçmenizi sağlayan bu cihazlar birkaç yıldır satışta. Şimdi bu cihazların örneklerine, vaatlerine ve yapamadıklarına bakalım.

MUSE:

249 dolardan satılan Muse beyin dalgalarınızı ölçerek sakin-huzurlu ya da stresli-gergin olup olmadığınızı ölçebiliyor. Gergin olduğunuzu anladığında rahatlatacak müzikler göndererek meditasyon yapmanıza yardımcı oluyor. Aslında gergin olduğunuzun kendiniz de gayet farkına varıp sizi rahatlatacak müzikler ya da sesler dinleyerek meditasyon yapabilirsiniz. Bu bakımdan kafanıza ekstra bir cihaz takmayı manasız bulabilirsiniz ancak Muse’ın iddiası ruh halinizi gerçek zamanlı anlayabilmesi. . Böylelikle gerginliğiniz başladığı andan itibaren sizi hızla meditasyona yönlendirebilecek. Zamanla daha iyi meditasyon yapabilmeniz için uygulamasında yönlendirmeler olan cihaz siz teknikleri geliştirdikçe sadece 3 dakikada rahatlayacağınızı da iddia ediyor.

EPOC

San Fransisco kökenli Emotiv firmasının EEG teknolojisiyle geliştirdiği cihazlar beyin dalgalarıyla komut verebilmenizi sağlıyor. EEG kısaca nöronlar arası mesaj transferinde üretilen beyin dalgalarını ölçen ve bunu bilgisayarlara aktararak işlenebilir komutlara dönüştüren teknolojiler olarak düşünülebilir. Emotiv’in geliştirdiği EPOC gibi cihazlar da belli nesneler ya da aksiyonlar düşünüldüğünde beyinde üretilen dalgaların neyi işaret ettiğini ya da ne anlama geldiğini çözüyor ve ona göre komutları yerine getiriyor. Örneğin ekrana baktığınızda henüz açmamış bir çiçek görüyorsanız onun açtığını hayal ettiğinizde çiçeğin gerçekten açmasını sağlayabiliyorsunuz. Özellikle yeni oyun teknolojileri için bu cihazların kullanılması planlanmış. Oyun içinde ilerleyen karakterinizin ne yapmasını istiyorsanız sadece düşünmeniz yeterli. Oyundaki karakteriniz isterseniz silahını çeker isterseniz kaçar, isterseniz büyü yapar.

DARPA Protez Kol

Darpa firmasının geliştirdiği teknolojiyle kolu olmayan engelli bireyler protez kollarını ve ellerini beyin dalgalarıyla üretilen komutlar aracılığıyla yönetebilecekler. Böylelikle hareket özgürlüğü sağlanmış olacak.

Neurowear

Neurowear ise bu alanda pek öncelik verilmeyecek bazı fikirleri prototip olarak üretmiş. Nicomimi ya da Shippo isimli ürünlerini aldığınızda beyin komutları ya da hissettiklerinize göre çalışan kedi kulağınız ya da kuyruğunuz oluyor. Konsantre olduğunuzda ya da gevşediğinizde kulaklarınız ya da kuyruğunuz dikleşiyor ya da iniyor. Brain Disco adını verdikleri cihaz da bir tür plakçalar. Plağı taktıktan sonra sadece müziği düşündüğünüzde plak çalmaya başlıyor ancak telefon gelir ya da başka bir şey olur ve dikkatiniz dağılırsa müzik duruyor. İşiniz bitip tekrar müziği düşünmeye başladığınızda müzik de kaldığı yerden çalmaya başlıyor. Sadece bir tuşa basıp açma kapama yerine bu kadar eforu harcatan firma, aslında beyin dalgalarıyla neler neler yapılabileceğini göstermek istiyor diye ümit etmek isteriz.

Eskiden, EEG teknolojisini kullanan cihazların tüm kafatasını kaplayan ve birçok kablodan oluşan fiziki yapıları onları olabildiğince kullanışsız yapıyordu. Üstelik bu cihazların beyindeki dalgalanmaları anlayabilmeleri için olabildiğince kafatasına monte edilmeleri gerekiyordu, yani kafanızın tıraşlı olması lazımdı. Geliştirilen yeni cihazlar bu fiziki engeli ortadan kaldırmış görünüyor. Saçlarınızı bozmadan da bu cihazları kullanabilirsiniz.

Yine de bu cihazlar nesne ya da his olarak neyi düşündüğümüzden hareket ederek komutları gerçekleştirse de aklımızdan geçen istekleri anlayabilecek seviyeye gelmiş durumda değiller. Yani kafamızda canlandırdığımız örneğin “yangın” imgesine göre belli komutu gerçekleştirseler de yangını sevip sevmediğimizi anlayamıyorlar. Ancak önümüzdeki dönemde tabii ki bu seviyelere de gelen bu yüzden daha zengin deneyimler sunan teknolojiler gelecektir.

Geçtiğimiz günlerde ülkemizde de yayınlarına başlamış olan Netflix ekibinin kendi iç HackDay’i için çektiği bir video, ufaktan bu teknolojilerin Netflix tarafından da denendiğini gösterdi. Tabi ortamı ne kadar trollemek isterler bilemeyiz J