Turistlik Öldü, Yaşasın Lokallik! Dünya Artık Yerelliği Seçiyor

Teknoloji geliştikçe ve insanlar birbirine teknoloji sayesinde daha kolay ulaşır hale geldikçe dünya insanı sayısı artıyor. Uçak bilet fiyatları eskisi gibi erişilmez değil, dünya sandığımızdan daha küçük ve dünyanın herhangi bir yeriyle ilgili bilgi edinmek çok kolay. Daha fazla insan iletişimde ve seyahat olanakları daha çeşitli. Bilinmezlik azaldıkça hareket etme kabiliyeti artıyor insanların. Bunlara ek olarak elbette bu işi kolaylaştıran şirketler de daha fazla insanın seyahat etmesine neden yaratmak için çalışıyor.

Belirli bir kesimin belirli ülkelere ve şehirlere rağbet göstermesi daha seyrekleşti, hiç gidilmeyen destinasyonlar da artık hip listelerde yerini alabiliyor. Dünya Paris ve New York’tan ibaret değil. Gençler için artık Reykjavik, Tokyo, Sri Lanka görülecek yerler listesinin başında gelebiliyor. Peki, seyahat trendlerini belirleyen uygulamalar, teknolojiler genel olarak hangi eğilime oynuyor? Yerlisi gibi yaşamaya.

Artık bir kulenin önünde fotoğraf çektirmek yerine farklı deneyimlerin parçası olmak seyahatten beklenen verimi almak için kıstas. O yüzden de herkes gibi değil, bir turist gibi değil, gidilen yerin yerlisi gibi yaşamak istiyor insanlar. Eğer bir şehirde 4 gününüz varsa her gününü orada geçiren insanların hayatını yaşamak istemez miydiniz? Artık yeni trend yerlisi gibi gezmek. Amsterdam’da otelde değil, oranın yerlisi birinin evinde kalmak trend. Herkesin gittiği turistik restoranda değil oranın yerlisi birinin evine akşam yemeğine gitmek moda. Tüm bunları kapı kapı dolaşarak değil teknolojik uygulamaların içinden yapıyorsunuz elbette.

Airbnb, ziyaret ettiğiniz şehirlerde otel veya hostellerde kalmak yerine yerlilerinin gerçekten yaşadığı evlerde kalmanıza olanak sağlayan bir hizmet. İnsanların tuzluk, karabiberliğinden, önceki gün okuduğu gazeteye kadar her şeyin doğal bir şekilde evin içinde bulunduğu bir ortamda olmak Airbnb kullanıcılarına daha cazip geliyor. Böylece şehrin istedikleri bölgesinde gerçek bir lokal gibi yaşayabiliyorlar. Couchsurfing yine bir şehrin, bir ülkenin yerlisinin evinde, odasında ücretsiz olarak kalabilmenizi sağlıyor. Kendi gibi insanlarla buluşmaktan ve onlar gibi lokal bir biçimde şehri deneyimlemekten keyif alanlar Couchsurfing’le otel odası yerine bir kanepeyi dahi tercih edebiliyorlar.

Airbnb’nin kendi ürünü Journeys ise işi bir adım öteye taşıyor. Eğer bir sanatçıysanız o şehri yerlisi olan bir sanatçıyla, bir girişimci iseniz örneğin San Francisco’yu ve Silikon Vadisi’nin dinamiklerini avcunun içi gibi bilen bir girişimciyle, eğer dansçıysanız Brezilya’yı oranın yerlisi bir dansçıyla, eğer mühendisseniz ve bir fuar için Almanya’daysanız şehri kendi mesleğinizden bir yerli ile gezebiliyorsunuz. Yani lokal deneyiminizi ikiye katlıyorsunuz da denebilir. Şu an için bu servis yalnızca San Francisco’da çalışıyor fakat yine de bu örneklerin hayalini kurmaya değer.

SideStory’nin yaptığı şey de bundan çok farklı değil. Bu start-up da belirli uzmanlıklara göre kategorize ettiği ‘insider’ adını verdiği çalışanlarını seyahatini planlamaya çalışan kullanıcılara danışman olarak atayabiliyor. Bir diğer deyişle bu trendi yeni nesil rehberlik olarak da açıklayabiliriz ama teknoloji devi şirketlerin bu konuda özelleşiyor olmasını takip etmekte fayda var, burada yeni bir şeyler var. Site üzerinden şehir, aktivite tipi, kişi seçebiliyorsunuz. Böylece ne tip lokal bir aktiviteyi, hangi ‘insider’ yani hangi yerli ile yapacağınıza karar verip o şehri bu şekilde deneyimleyebiliyorsunuz. Bu servis şuan yalnızca Londra’da aktif.

ZoolaFix’in ana sayfa tasarımına bakar bakmaz siz de bu servisi ‘Airbnb for nighlife’ olarak konumlayabilirsiniz. ZoolaFix gittiğiniz bir şehirde turist gibi en bilindik mekânlarda değil yerlisi gibi gerçek eğlence mekânlarında eğlenmek istediğinizde kullanmanız gereken bir uygulama. Gitmeden önce adını dahi bilemeyeceğiniz, her şehrin yerlilerinin gittiği gece kulüpleri ile sizi tanıştırmakla kalmıyor, asıl verdiği hizmet ise her şehrin gece hayatı konusunda uzman isimleri ile bu mekânları birlikte deneyimlemenize olanak sağlıyor. Böylece bir şehirde gece hayatını sonuna kadar bir lokal gibi deneyimlerken, bu hizmetin aracılığını yapmasının verdiği güvenle gerçek bir lokal gece hayatı uzmanı ile bedeli karşılığında eğlenmiş oluyorsunuz. Dünyanın hatırı sayılır sayıda şehrinde aktif olan bir uygulama.

Dünyanın herhangi bir yerinde turist gibi değil yerlisi gibi zaman geçirme trendinin en dikkat çekici örneği ise restorana gitmek yerine insanların evine gidip akşam yemeğine orada para verme trendi. Bu trendin en yaygın uygulayıcısı da VizEat. Bu hizmet sayesinde seyahat ettiğiniz ülkenin, şehrin kültürel ve sosyal tüm özelliklerini yakından görebiliyor ve dışarda yemek yerine bir yerlinin akşam yemeği sofrasına rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Kullanıcılar evlerindeki akşam yemeğinin kapasitesinin kaç kişilik olduğunu, menüde ne yemekler olduğunu ve kişi başı ne kadar ödeneceğini sisteme giriyor, siz de seçenekler arasından istediğiniz eve ve masaya konuk olabiliyorsunuz.