Yeni Nesil Oksijen: 5G

Bu yıl 52'ncisi düzenlenen ve dünyanın en büyük elektronik fuarı olan CES 2019 (Consumer Electronics Show — Tüketici Elektroniği Fuarı 2019), 8–11 Ocak tarihlerinde ABD’nin Las Vegas kentinde gerçekleştirildi. CES 2019'un her yerinde görünür olduğu üzere kablosuz (wireless) teknolojisinin bir sonraki büyük yeniliği 5G teknolojisi olacak. Ancak 5G’yi mobil teknolojinin evrimi yolundaki diğer bir G gibi algılamamak gerekiyor. 5G, üssel bir şekilde katlanarak artan hızlarda bağlantılar sağlayacak ve neredeyse anında yanıt veren milyonlarca cihaz arasında daha büyük veri hacmini işleme yeteneği sunacak. Bu özellikleriyle 5G, Dördüncü Endüstri Devrimi (Endüstri 4.0) için temel platformu oluşturuyor ve tıpkı yol, enerji, ulaşım gibi toplumların ve altyapıların ayrılmaz bir parçası oluyor.

5G, 2035 yılına kadar ekonomik olarak 10 trilyon dolar yaratacak

5G’yi eski nesil mobil iletişim ağları gibi algılamamak gerekiyor demiştik. En basitinden bir kıyaslama yapacak olursak 4G ile kıyaslandığında, 5G yaklaşık 100 kat daha hızlı olacak ve 25 kat daha düşük bir gecikme süresi sağlayacak. Yapılan kontrollü testlerin sonuçlarına da bakıldığında, 4G’nin ortalama 50 milisaniye olan cevap süresinin 5G teknolojisinde 1 ila 2 milisaniye arasında olduğu görülmüş. Tabii ki bu hız ve cevap süresinin kısalığı gibi özelliklerin birçok kullanıcı ve topluluk için nasıl yeni deneyimler ortaya koyacağı, 5G teknolojisinin ana etkisi olacak.

Şimdiye kadar, mobil ağların odağı insanları başlangıçta sesle ve SMS yoluyla ve en son olarak da üst düzey mesajlaşma platformları ve sosyal medya aracılığıyla birbirine bağlamaktı. Bununla birlikte, 5G, nesneleri de birbirine bağlı hale getirmeyi vaat ediyor. Bu noktada IoT’nin (Internet of Things = Nesnelerin İnterneti) bütün potansiyelini açığa çıkararak, sürekli olarak veri toplayan ve işleyen bağlı cihazların, yazılımların ve sensörlerin ağını genişletmeyi de hedefliyor. Bunu yaparak da zaten Endüstri 4.0'ı mümkün kılan önemli bir destekleyici olarak görev yapmış oluyor. 5G’nin Nesnelerin İnterneti ile olan yakın teması ise IoT’nin evlerimiz dışında arabalara, ofislere, mağazalara ve eğlence mekanlarına gibi birçok yere ulaşımını kolaylaştırmış olacak.

5G’nin ortaya koyacağı yenilikler tabii ki Nesnelerin İnterneti ile birlikte getireceği gelişmeler ile sınırlı değil. 5G’nin gelişi, akıllı şehirlerin Dördüncü Endüstri Devrimi’nden tam olarak yararlanma fırsatını da ortaya koyuyor. Teknolojik olarak birbirine bağlanabilen her şey, yapay zeka ve otonom araçlar gibi dönüştürücü teknolojilerin tam güç olarak arkasında olacak ve yaşadığımız, çalıştığımız ve sosyal olarak zaman geçirdiğimiz yerlere nüfuz edecek. 5G, sürücüsüz otomobillerin, bulut bağlantılı trafik kontrolünün ve diğer sensör yüklü akıllı şehir uygulamalarının gerçekten gelişmesine olanak tanıyan süper hızlı yanıt ve veri analizini mümkün kılacak.

Geleceği düşünen şehir liderleri de zaten halihazırda bu oyunun kurallarını değiştiren yenilikçi teknolojiye hazırlanıyorlar. 5G’nin şehir operasyonlarının ve hizmet sunumunun her yönünü etkileyebileceğinin farkındalar. Güç ve su şebekelerinin performansının, atık toplanmasının ve toplu taşımanın optimize edilmesi ile halk sağlığını ve eğitimi dönüştürmek, kirliliği azaltmak ve afet yönetimini kolaylaştırmak gibi birçok iş kalemi 5G ile daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilir.

Aslına baktığımızda 5G teknolojisinin de daha çok başlarında olduğumuz söylenebilir. 5G’nin gerçek potansiyeli zaman geçtikçe birçok sektörde daha rahat görülebilecektir. Ama şimdiden şu söylenebilir ki 5G gerçek anlamda yıkıcı bir teknoloji/inovasyon olarak hayatımıza girmeye çok yakın.