Arkadaşlar arasında sıklıkla ne zaman karşı görüşten biri ile tartışamaya oturulur konusunda sohbet ediyoruz. Çoğu zaman farklı düşünen biriyle fikir cimnastiği yapmak hatta dozunda tartışmak faydalı, insanın hem kendi bakış açısını derinden incelemesi hem de farklı bakış açılarını görmesi açısından yararlı bir aktivite. Hatta kimi zaman -eğer önyargılarımızdan yeterince sıyrılabilir ve tartıştığımız konuda bizim hatalı, karşımızdakinin haklı olabilme ihtimali de olabileceğini kabul edersek- kendi görüş ve inançlarımızı değiştirebilmek için iyi bir fırsat.

Ancak her zaman farklı görüş sahibi bir kişiyle tartışmaya oturmayı kabul etmeli miyiz? …


Claude Monet, Nympheas, 1915 ( Kaynak: Wikipedia)

“Sonunda, resimleri artık doğru düzgün yapmak bir kenara, onları iyice bozduğumu fark ettim. Birkaç tablomu bu nedenle imha ettim. Artık neredeyse körüm, ve bundan böyle resim yapmayı bırakmam gerekiyor. Bunu kabullenmem çok zor, ressamlık kariyerim bitiyor, ve sağlığım gözlerim harici neredeyse mükemmel!”

Yukarıdaki satırlar, empresyonist resim akımının öncüsü olan, hatta bu akıma Impression, Sunrise isimli tabloyla adını veren ünlü ressam Claude Monet‘e ait. Monet, bu satırları ölümünden 4 yıl önce, 1922 yılında, yakın dostu Marc Elder’a gönderdiği bir mektuba yazmıştı.

Monet’in görme ile ilgili sıkıntıları 1905 yılında, 65 yaşındayken başlamıştı. Renkleri kendine özgü bir şekilde kullanarak manzaradaki dokuyu keskin fırça…


Henrietta Lacks, 1945 ile 1951 arası bir tarihte çekilmiş (Kaynak: Wikipedia)

Henrietta’nın hikayesini ilk defa bundan 4 yıl kadar önce, Rebecca Skloot’un kaleme aldığı müthiş bir kitap olan The Immortal Life of Henrietta Lacks kitabından okumuştum. O günden beri her tıpta yeni bir çığır açan buluş haberi okuduğumda ve her kırmızı oje sürdüğümde aklıma Henrietta geliyor, hüzünleniyorum.

Henrietta Lacks, bugün dünyadaki hemen her laboratuvarda kullanılan ve kanserden bulaşıcı hastalıklara kadar pek çok hastalık araştırmalarında kullanılan HeLa hücrelerinin anası. HeLa hücrelerinin öyküsü 1951 yılında, yakın zamanda beşinci çocuğunu doğurmuş olan Henrietta’nın banyoda kendi kendini muayene ederken rahim ağzında bir kitle fark etmesi ile başlıyor.


Ortaçağda, Dünya’nın evrenin merkezi olduğuna ve tüm gökcisimlerinin dünya etrafında döndüğüne inanılıyordu. (Camille Flammarion, 1888.)

Bilim tarihi ile ilgili bir yayın başlatıp, burada modern bilimin öncülerinden kabul edilen Galileo Galilei’den bahsetmemek olmaz. Galileo, bugün yaşadığımız dünya ve evreni anlamamıza katkıda bulunmuş isimlerin başında geliyor.

Galileo Galilei 1564 -1642 yılları arasında yaşamış ve bilim devrimine azımsanmayacak katkısı olmuş bir bilim insanı. O dönemlerde yaşamış çoğu bilim insanı gibi tek bir alanda sınırlı kalmamış; fizik, matematik, astronomi ve felsefe konularında çalışmalarda bulunmuş. Sıkılıkla kendisinden modern gözlemsel astronominin babası ve modern bilimin kurucusu olarak bahsedilir.


David Bowie’nin ölümünden bir hafta önce yayınladığı Blackstar albümündeki Lazarus şarkısından bir kare.

Ölüm belki de insanoğlunun en korktuğu ama bir yandan da en çok kafa yorduğu şeylerden biri. Hepimizin başına eninde sonunda gelecek olması kadar, sonrasındaki bilinmezlik de tarihler boyu her kültür ve her inançtaki insanın kafasını meşgul etmiş, ölümle ilgili hemen her konuya biraz hayret, biraz ürpertiyle bakılmış.

Ölümle ilgili belki de en hayret verici fenomenlerden biri Lazarus refleksi. Beyin ölümü veya beyin sapı ölümü gerçekleşen insanlarda zaman zaman görülen bir tür refleks bu. …


Trepanasyon M.Ö. 6500 yılına dek uzanan antik bir tıbbi müdahele

Trepanasyon, tıp tarihinin en tuhaf, en acaip uygulamalarından biri. Eh, öyle olunca da tıp ve bilim tarihinden hikayeler anlatacak bu bloga isim annesi/babası olmayı hak ediyor doğrusu.

Trepanasyon, “basit cerrahi araçlar kullanarak kafatasına delik açmak” anlamına gelen bir terim. Etimolojisi Yunanca’ya dek uzanıyor. Eski Fransızca’ya Latince’den geçen trepan kelimesinin kaynağı trypanon, Yunanca’da “kazıcı, oyucu” demek. Bugün, bu terimi yaşayan kişilerin kafatasından bir kemik tabakası kaldırmak suretiyle yapılan bir tıbbi girişim için kullanıyoruz.

Tarih boyunca insanların olduğu hemen her kültürde trepanasyon izine rastlıyoruz. Bulunmuş en eski delinmiş kafatası Fransa’da bulunan Ensisheim neolitik gömü alanında ve 7000 yıllık. …


Trepanasyon yakında bayiilerde!

Bugün itibariyle Medium üzerinde yeni bir blog projesini hayata geçirmeyi planlıyorum: Trepanasyon

Birşeyler yazmak en keyif aldığım uğraşlardan biri. Ama ne zamandır birşey yazamamıştım.

Hayat insanın planladığı şekilde akmıyor. Yapmak istediklerimizi bazen erteliyoruz ister istemez. Benim için de öyle oldu. Son üç yıldır deli bir tempo içinde günde 5 saate varan ev-iş arası trafikten ötürü fazla birşey yazamaz, okuyamaz olmuştum. Sonunda taşınarak her gün yaşadığım işkenceyi sona erdirdim. Sıra yeniden yazı yazmaya geldi.

Yalansavar için yazdıklarım yanında, yaklaşık 5 senedir popüler bilim yazıları yazıyorum, ve bu süreçte en ilgimi çeken ve yazarken de en keyif aldığım konular hep bilim ve…

Isil Arican

primate, skeptic, geek, medical doctor, healthcare IT professional, science writer, founder of @yalansavar, beer brewer and cat slave. Tweets bilingual.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store