
O şaraptan zevk almanı sağlayacak kültürü yeşertmek için gereken zamanı ve enerjiyi satın alamazsın, onun bir kısayolu yok. Kültür ve zevk, zaman ile edinilir, para ile sadece tüketilirler. Çok zamanda kazanılan parayı, az zamanda harcayarak hayatı “hacklemek” ve kaliteli yaşamak mümkün değil.
Bir süre sonra, bu kollektif aşırılık, başlarda bahsettiğim “hakedilmiş lüks ve statü sanrısı” ile elele veriyor: “Pahalı şarap seçemeyeceksem ne diye o kadar çalışıyorum. Madem o kadar çalışıyorum ve haftada bir gece eşimle dışarı çıkabilmişim, o zaman en iyi şaraba layık değil miyim?”.