Biyometrik Taramanın Yükselişi

Teknolojinin geliştiği, dijitalleşen dünyamızda en büyük sorunlardan biri de güvenlik. Eskiden sadece binaların çevresinde güvenlik önlemlerinin alınması yetiyorken, günümüzde dijital suçların da olduğu bir gerçek. “Gelen e-postaların altındaki imzalar doğru mu?”, “Ürün siparişi için verilen kredi kartı bilgileri gerçek mi?”, “Günde milyonlarca liralık paranın döndüğü internet üzerinde sadece birkaç haneden oluşan şifreler nereye kadar yeterli olacak?” gibi sorular sanal dünyada karşınızdaki kişinin gerçekten kim olduğunu tespit etmeniz için büyük problem haline geliyor.
Her bir e-posta hesabı için ayrı ayrı oluşturulan şifreler, içinde yer alan rakamlar, harfler ve noktalama işaretleri parolaların kullanıcı dostu olmadığının birer kanıtı niteliğinde. Evrensel bir şifrenin yaratılıp tüm hesaplar için kullanılması ise güvenliği tehdit eden unsurlardan biri. Üstelik oluşturulan parolaların kullanıcılar tarafından bilgisayar, telefon ve tabletlere kaydedilmeleri ve sonrasında hatırlanamamaları nedeniyle doğasında güvensiz bir eylem.
İnsan gözünün iris dokusundan kimliğini belirleme fikri yıllar önce sadece bilimkurgu filmlerine konu olup, sadece orada gerçeğe dönüşebiliyorken, yakın zamanda hayatımızdaki bütün şifre, kimlik hatta anahtar gibi güvenlik araçlarının yerine geçmeye aday haline geldi.
Şifreler tahmin edilebilir, çalınabilir ama biyometrik ölçülerin kaybolması, unutulması ya da bir başkası tarafından kullanılması imkansız olmasının yanı sıra, taklit edilmeleri de çok zordur. Günümüzün ilerleyen teknolojisinde giriş yapılacak olan sistem için kişinin gözleri, parmakları ya da avuç içi kimliğinin doğrulanması için yeterli. Üstelik parolalara göre kullanımı oldukça kolay ve pratik.
Çözüm: İki Aşamalı Kimlik Doğrulama
Dünyada birbirine bağlı milyarlarca bilgisayar olmasından ötürü, güvenlik, çözülmesi gereken en kritik sorunlardan biri haline gelmektedir. Parmak izi taraması yapabilen klavye ve fareler üretiliyor, bankaların ATM’lerine iris taraması yapabilen cihazlar ekleniyor. Şifre gibi suistimale ya da hataya imkan veren sistemler giderek yerlerini biyometrik taramaya bırakıyor. Böylece parolaların baskın güvenlik metodu olarak devam etmesi pek olası görünmüyor.
Yüksek güvenlikli sistemler çoğu zaman iki faktörlü kimlik doğrulama kullanıyor. Cihazlar güvenli ağa giriş yaptıklarında, kullanıcılar oturum bilgilerine ek olarak telefon ya da e-posta gibi kişisel aygıtlarına erişim yaparak kimliklerini doğruluyor. Parolalarda kimliğin gerçekten doğrulanamaması gibi sorunlar yaşanıyorken, biyometrik tarama ile birleştirildiğinde, iki aşamalı kimlik doğrulama, son derece güvenli ve kullanımı kolay bir sistem oluşturuyor.
