Allah “Dilediğim iman eder, dilemediğim küfreder” demedi.

“Dileyen iman etsin, dilemeyen küfretsin” dedi!

Allah “Hidayetiniz ve zelaletiniz yazgınıza bağlıdır” demedi.

“Kim hidayete ererse kendi lehine ermiş olur, kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur” dedi.

Allah “İsteyip istememiniz fark etmez, ne yazdımsa o” demedi.

“Benden isteyin ki vereyim. udúni istecip lekum” dedi.

Allah “Sizler benim yazdığım istikamette gitmek zorundasınız” demedi.

“Dileyen istikamet üzere bir yol tutsun” dedi.

Allah “Başınıza gelen benim size yazdığım yüzündendir” demedi.

“Kendi yüzünüzdendir” dedi.

Allah “Biz her insanın çabasını kendi kaderine bağlı kıldık” demedi.

Tam aksine “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık” dedi.

Yüce Allah “Ben değiştirmeden siz değişemezsiniz” demedi.

“Kendi nefsiniz de olanı kendiniz değiştire bilirsiniz” dedi.

Yüce Allah “Benim kendine imanı ve salih ameli yazdıklarım kurtulmuştur” demedi.

“İman edenler ve salih amel işleyenler kurtulmuştur” dedi.

Bazıları Allah´ın bir dediğine inanıyor bir dediğine inanmıyor.

Allah´ın her şeyi yazdığına inanıyor ama Allah dilediğini siler” kelamına inanmakta zorluk çekiyor.

O´nun yazma gücüne inanıyor, ama yazdığını bozma gücüne inanmıyor. Bazıları Allah´ı hükmünün mahkûmu görüyor. Hükmünün hâkimi göremiyor.

Kimisi kaderciliği mazeret olarak Allah´ın ilmini gösteriyor. Böyle yapanlar Allah´ı kendi bilgisine mahkûm ettiklerinin farkına dahi varmıyor.

O kendi zatını tanıtırken buyuruyor ki;

Ve huve Hallâkul eliym” o daima hep sürekli yaratandır, her şeyi bilendir.

O´nun her şeyi bilen el-Alîm olduğuna inanıyor, fakat her an yaratan olduğuna inanmıyor.

Bazıları O´nun her şeyi bilen yaratan olduğuna inanıyor da, Fakat her an yaratan Hallâk olduğuna tam inanmiyorlar.

Hallâk demek “Yaratma işinden elini biran bile çekmeyen” demektir.

Hallâk demek yaratma işini zatına meslek edinen demektir.

Hallâk demek insan beninin her an yeniden yaratıldığını insana haber vermek demektir.

İnsanın kendini değiştirme yeteneğini insana hatırlatmak demektir.

İnsanı bu imkan´ı kullanmaya davet etmek demektir.

Zaten Hz. Nebi´nin iki günü bir olan ziyandadır. Men isteva yevme fehuve meğbunun sözü Hallâk isminin sırrına vaakıf olan bir aklın vardığı sonuçtur.

Allah´ın Hallâk oluşuna iman etmek, O´nun her şeyi yazıp bir köşe´ye çekildigini kabul etmemektir.

Zira o her an hayata ve varlığa aktif müdahildir. Kulleyevmin huvefi şeh, Allah’ın Hallâk oluşuna iman etmek, O’nun irade akıl ve vicdan verdiği insanın hayatının ta içinde olduğuna iman etmektir.

Buna iman etmek ise kulun iradeli fiillerinin Hallâk olan Allah’ın bir sonraki yaratılışına sebep teşkil ettiğine iman etmektir.

Kulun iradeli fiillerinin Allah’ın bir sonraki yaratılışına sebep teşkil ettiğine iman etmektir. Buna iman etmek; An’a mahkûm olmamaktır. Bu an, ister geçmişe, ister bugüne, ister geleceğe ait olsun.

https://www.youtube.com/watch?v=A2zXRJSyEFU

Hiçbirine mahkûm olmamaktır. Nefsine dönüp, “Ey nefsim! Eğer sen yaparsan, Hallâk olan Allah senin yaptığına uygun bir yaratışla hayata müdahale edecek yaratışını yenileyecektir.” diye inanmaktır. Zira o akıl ve irade ile imtihan ettiği insanın emeğine saygı duyandır.

İnsan için sadece çalıştığının karşılığı vardır. Ey insan, Allah sana emanet ettiği iradeye saygı duyuyor ve senin emeğini takdir ediyor. Sen de kendi emeğine, kendi iradene saygı duy, kendi emeğine saygısızlık etme. Etme ki nemrutlara, firavunlara, ebu leheblere, özetle zalimlere ve cebelut yönetimlere gün doğmasın!

https://www.youtube.com/watch?v=S5_4Lw5ZXfc

Hasan El- Basri Kader Risalesi Kitabından

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.