BENİM HÂLÂ UMUDUM VAR!

Evet, evet hâlâ!

Neden mi hâlâ?

Bunca umutsuzluğun, karamsarlığın ve hatta kötümserliğin gözümüze sokulmaya çalışıldığı şu günlerde hâlâ demeyelim de ne diyelim? Umudum var diyerek konuyu sıradanlaştıralım mı? Son yıllarda sanki – dünya kuruldu kurulalı – bu kadar kötülük olumsuzluk yaşanmamış ve dünya tarihinde, en çok umudunu yitirmesi ve terk edip gitmesi gereken bizleriz gibi, gözümüze sokuluyor tüm olumsuzluklar.

Öyle ya, sonradan kadınlar günü olarak ilan edilen 8 Mart 1857 tarihinde, ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisinin “daha iyi çalışma koşulları” istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlaması ve polisin işçilere saldırmasının ardından, işçilerin fabrikaya kilitlenmesi…

Suçlusu kim ?

Çocuğumuz düşüp kafasını masaya çarpınca biz hemen masayı döveriz, “he masa… ehhhh sen niye orada duruyorsun” diye. çocuk masa orada durmasa kafasını çarpmayacağını sanır ve büyüdükçe yaptığı her hatayı yükleyecek birini veya bir şeyi mutlaka bulur.’

Malum…

Mesela, bizim balkan harbinden kalma, dandik vagonlara 160 kilometre hız yaptırdılar. ilk virajda sizlere ömür…

Kimin üstüne kaldı? makinistin…

Gelene geçene ayran, tost falan satan, kendi halinde sakin bir kasabaydı,susurluk… içişleri bakanlığı, mit, jitem, generaller, özel tim polisleri,kumarhaneciler, bakanlar, milletvekilleri, işadamları… 1000 kişi falan yargılandı. her şey kimin başının altından çıkmış?

Yeşil’in…

Deprem oldu… 7 vilayette 50 bin kişi öldü…

İsmail Hilmi Adıgüzel

Marka Danışmanı | Sosyal Girişimci ismailhilmiadiguzel.com.tr

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store