İtalya’nın Antik Roma’ya Açılan Kapısı Pantheon

Bir Roma seyahati planlanırken, internetten yapılan en basit araştırmada bile karşınıza o kadar çok görülmesi gereken yer çıkıyor ki, insan bu kenti birkaç güne nasıl sığdırabileceğini merak ediyor. Ancak korkuya mahal yok, çünkü Roma’nın her yeri tarihi eserlerle, hikayesi olan yapılarla ve hiç bozulmamış binalarla dolu. Roma gezinizi yürüyerek yaptığınız takdirde, adım başında görülmesi gereken o yerlerden biriyle karşılaşıyorsunuz.

Ben Roma’da görülmesi gereken yerler araştırmamı yaparken, karşıma en çok çıkan sonuçlardan biri Pantheon oldu. Gidip Pantheon’u gördükten sonra ise, Pantheon’u görmeden Roma’dan dönmeyin diyen herkesin fikrine katılır oldum. 15 yüzyıldan fazla zamandır kentin meydanında durmakta olan bu yapı öylesine görkemli ve öylesine güzel korunmuş ki, insan mimariye, sanata, tarihe ve tarihi değerlere verilen öneme tekrar tekrar hayran oluyor. 15 yüzyıldan fazla zamandır gibi bir ibare kullandım, çünkü Pantheon 7.yüzyıldan beri Katolik Kilisesi olarak kullanılıyor, yani yapım zamanı bundan çok daha ötesi.

Ben Pantheon’a yürüyerek ulaştım. Hatta yürüme esnasında o kadar dar sokaklardan geçtim ki, karşıma çıkan yapının ihtişamına ve meydanın büyüklüğüne inanamadım. Pantheon, devasa ve çok güzel bir yapı. Bugüne kadar en iyi korunmuş bina olduğu söyleniyor. Pantheon, temelinde Antik Roma’nın tüm tanrıları için inşa edilmiş, hatta kelime anlamı ile de Yunancada “tüm tanrıların tapınağı” anlamına geliyor. Ancak 7. Yüzyılda Hıristiyan Kilisesi olarak kullanılmaya başlanmış ve bu süreçte de Panteon’un içinde yer alan pagan Tanrı heykelleri yıkılmış. Bunu öğrenmek beni ilk etapta biraz hayal kırıklığına uğrattı, yıkılan pagan heykellerini hala daha merak ediyorum.

Dışarıdan oldukça heybetli görünen bu yapının içine girdiğinizde kendinizi bambaşka bir dünyada gibi hissediyorsunuz. Yazının devamı için