Siber Kaytarmacılığa Paradoksal Bir Bakış

Siber kaytarmacılık kimi araştırmacılar tarafından hobi alanlarının kıt olduğu kapalı ortamlarda çalışan insanları rahatlatmaya ve stresi azaltmaya yarayan bir motivasyon kaynağı olarak görülürken; diğer yandan yönetici paradigmasından maddi kayıplar, güvenlik açıkları, telif hakkı sorunları gibi istenmeyen durumlara neden olan sapkın davranışlar olarak görülmektedir. Siber kaytarmacılık, temelde kurumlar veya kuruluşlarda iş akışının yürütülmesinde sağlanan teknolojik araçları (bilgisayar, internet vb.) iş dışı amaçlar için kullanmak olarak tanımlanmaktadır. Kuruma ait internet erişimi ve bilgisayarlar ile kişisel e-posta hesaplarını kontrol etmek, film-dizi izlemek, online alışveriş yapmak, online oyun oynamak, sosyal ağ hesaplarına göz atmak, online kumar oynamak, pornografik içeriklere erişmek, internet ağı ve kuruma ait bilgisayarlar ile ticari olmayan materyalleri edinmek siber kaytarmacılık faaliyetleri kapsamına girmektedir. Siber kaytarmacılık, olumlu ya da olumsuz bir bakış açısıyla değerlendirilse de her koşulda yöneticilerin üzerinde durması gereken bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. İşin yürütülmesinde, aksamalarda, verimliliğin düşmesinde, iş gücü kaybında, kurumsal imajın zedelenmesinde veya tam tersine çalışan motivasyonunu ve verimliliğini arttırmada siber kaytarmacılığın payı sizce nedir? Bu, günümüz yöneticilerinin dikkatini çekmesi gereken bir konudur.

Siber Kaytarmacılık

İnternetin iş dışı kişisel amaçlarla işyerlerinde kullanımına ilişkin ilk çalışmalardan birini gerçekleştiren Lim (2002), bu davranışı siber kaytarmacılık olarak adlandırmıştır. Lim’e (2002: 677) göre siber kaytarmacılık çalışanların mesai saatleri içinde kurumun internet erişimini kullanarak kişisel e-posta alışverişi yapma ve kişisel amaçlarla ilgisiz web sitelerine göz atma şeklindeki davranışları olarak tanımlanmaktadır.

Siber aylaklık davranışları arasında; kişisel e-posta gönderme, web’de gezinme, çevrimiçi alışveriş, sosyal ağlarda mesaj gönderip almayı içerir. Ayrıca siber zorbalık, yetişkinlere yönelik sakıncalı eğlence sitelerinde gezinme ve cinsel taciz gibi uygunsuz ve potansiyel olarak yasadışı eylemleri içerir (Piotrowski, 2013 aktaran Çavuşoğlu-Palamutçuoğlu ve diğerleri, 2014: 151).

Türkiye’de yapılan araştırmalarda siber aylaklık olarak da adlandırılan siber kaytarmacılık, genellikle iş amaçlı sunulan bilgisayar ve internet olanaklarının kişisel amaçlar için kullanılarak (Yıldız vd., 2015); bilgisayar ve internet üzerinden iş yapıyormuş gibi davranılması ve zaman kaybedilmesi olarak ifade edilmektedir ( Jia ve diğerleri, 2013).

Siber kaytarmacılık davranışlarının örgüt için zararlı olduğunu savunanlara göre, internetin işteyken kişisel amaçlarla kullanılmasının verimliliği azaltacağı ve ekonomik kayıplara neden olacağı endişesi var iken, işyerinde mesai saatleri içinde internetin kişisel amaçlarla kullanılmasının faydalı olabileceği fikrini savunanlara göre ise bu tür davranışları sergileyen çalışanın internet aracılığıyla yaşadığı stres ve sıkıntı ile mücadele edebileceği, dolayısıyla iş tatminini ve verimliliği artırma gibi olumlu etkilerinin olabileceği düşünülmektedir.(Andreassen vd., 2014).

Tablo 1’deki sınıflandırmalar analiz edildiğinde temelde önemli ve önemsiz siber kaytarmacılık davranışları ayrımından yola çıkıldığı ve bu davranışların derecelendirildiği görülmektedir.

Önemsiz davranışlar “kişisel telefon görüşmeleri yapmak ve masada bulunan gazeteyi okumak kadar normal, verimliliği arttırıcı ve tolere edilecek faaliyetler” (Blanchard ve Henle, 2008) olarak görülürken, önemli davranışlar örgütün maliyetten prestij kaybına kadar onu zarara uğratacak yönetilmesi ve önlem alınması gereken “üretkenlik karşıtı sapkın” Lim (2002) davranışlar olarak nitelendirilmektedir.

Siber kaytarmacılık, bahsedilen bu eylemlerin örgüte etkileri; yani çalışanların bu davranışları sergileyerek yarattığı sonuçlar açısından değerlendirildiğinde iki bakış açısı ortaya çıkmaktadır. Siber kaytarmacılık faydalıdır, önemsenmemelidir. Siber aylaklık zararlıdır, önlenmelidir.

YAZAR DEĞERLENDİRMESİ

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak internetin yaygınlaşmasıyla birlikte daha kolay hale gelen internete erişim imkanının ortaya çıkması, siber kaytarmacılık denilen bir kavramın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Çalışanın işyerinde sağlanan internet fırsatını iş dışı ve kişisel amaçlarla kullanması olarak tanımlanan siber kaytarmacılık, literatürde önemli bir konu haline gelmiştir. Bu konuda literatürde farklı görüşler bulunmaktadır. Bu farklılıklar siber kaytarmacılık davranışlarının sınıflandırılmasında bu tür davranışların faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu konusundadır. Siber kaytarmacılık davranışlarının zararlı olduğunu savunanlara göre; bu tür davranışlar işletmeler için son derece zararlıdır ve verimlilik kaybına neden olur. Bu fikre karşı çıkanlara göre bu tür davranışlar, çalışanın yaşadığı stres ve sıkıntıyla mücadele ederek iş tatmini ve verimliliğin sağlanması açısından faydalı olabilir.

Organizasyon yöneticileri işletmenin amaçlarını göz önünde bulundurarak bu paradoksal durum karşında işletmenin lehinde dengeyi kurmalıdır. Yöneticiler, siber bazda kişisel erişim için zorunlu ihtiyacı olanları unutmamalı ve yetenekli çalışanlarını kaybedebileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Esnek mola zamanları ve doğru bir iletişim ile bu süreç verimli bir şekilde yönetilebilir.

Teknolojinin olağanüstü gelişimini de dikkate alacak olursak organizasyonlara dijital molalar dahi gelebilir!

Yazan: Engin Karafakıoğlu

Bırak tutkun geleceğin olsun.

Bırak tutkun geleceğin olsun.