
İki Küçük Kırmızı Fes
Uzun, çok uzun yıllar önce Saraybosna’da, Başçarşı’da bir fesçi yaşarmış.
Şehirde yaşayanların giymesi için güzel fesler üretirmiş.
Öyle güzel öyle rahat fesler yaparmış ki komşu şehirlerde oturanlar bile onun feslerini almak için Saraybosna’ya gelirmiş.
Fesçi bir gün elinde sadece bir fes için kumaş kaldığını fark etmiş.
Ama kumaş biraz artıyormuş.
Kalan kumaşın israf olmaması için aklına bir fikir gelmiş.
Elindeki kumaşla iki küçük fes yapmaya karar vermiş.
O gün akşama doğru iki küçük kırmızı fesi tamamlamış. Dükkanın camında sergilemeye başlamış.
Fesçi ertesi sabah namazdan sonra dükkanını açıp çalışmaya devam etmiş.
Küçük bir çocuk babasıyla gelmiş ve camekanda duran fesi çok beğenmiş.
Okul kaydını o gün yaptıracak olan çocuk fesin kendisine çok yakıştığını düşünmüş. Fesi almışlar.
Diğer fes dükkânda yalnız kalmış. Kısa süre sonra annesiyle gelen diğer bir çocuk kalan küçük kırmızı fesi almış. O da okula kayıt yaptıracakmış.
Öğle namazı için vakit yaklaşmış. Namazdan sonra Gazi Hüsrev Bey Medresesi’ne kayıt yaptıracak iki çocuk cami avlusunda abdest alırken birbirlerini görmüşler.
Küçük kırmızı fesleri birbirine benzeyen iki küçük çocuk namazdan sonra birlikte okula kayıtlarını yaptırmışlar.
Öyle yakın arkadaş olmuşlar ki onları görenler “İki küçük kırmızı fes geliyor” diye işaret eder olmuşlar.
İki arkadaş şehrin yokuşlarını tırmanıp tepelerden çarşıyı izlemişler, derslerini birlikte çalışmışlar…
Mutluluklarını birlikte yaşayıp, birbirlerinin üzüntülerini paylaşmışlar…
Camilerde müezzinlik yapıp Saraybosnalıları namaza çağırmışlar.
Sabahları böreklerini, öğleyin köftelerini birlikte yemişler.
Köprülerden birlikte geçip Milyaçka nehrine birlikte bakmışlar.
Hayallerini birlikte kurmuşlar…
Moriçe Han’da hikaye anlatan büyüklere birlikte kulak kesilmişler.
Günler birbirini izlemiş okullarının kapanma zamanı gelmiş.
Bu arada büyümüşler ve büyüdükleri için kafalarındaki fesler artık onlara küçük geliyormuş.
İki arkadaş medresenin caddeye bakan penceresine feslerini yerleştirmişler. Orada bırakmışlar.
O gün bugündür bu iki arkadaşın fesleri Başçarşı’yı ziyaret edenleri pencereden izlemeye devam etmiş.
Kendilerini her gören kişiye selam verip “Saraybosna’ya hoş geldiniz” demişler.
İki küçük kırmızı fesin hikayesi o zamandan beri kulaktan kulağa yayılmış.
Originally published at halilibrahimizgi.blogspot.com.tr.