Koza-İpek Operasyonuna Nasıl Bakmalı?

Sarphan Uzunoğlu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimi Yunus Süer tarafından Bugün gazetesi, Bugün TV, Kanaltürk TV ve Millet gazetesinin de içinde olduğu Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atandı.

Bu Türkiye’de “ilk kez görülen” bir uygulama değil. ‘Şok’ bir haber niteliği de taşıdığı söylenemez. Uzun süredir devam eden bir satrancın beklenen sert hamlelerinden biri. Ama gözümüzün önünde devam eden bu oyunda yenilenin oyunculardan biri olduğunu düşünmek de bir yanılgı anlamına geliyor. Eskiden iki oyuncu bir arada hareket etmiş olsa bile.

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinde medya, hukukun borazanı olarak etkili bir enstrüman işlevi gördü. KCK, Oda TV, Devrimci Karargah gibi davalarla süregelen bir dönemde biz Jiyan.org olarak tek bir şeyi söyledik: Özel yetkili mahkemeler bu işi çözemez. Bunlar siyasi mahkemelerdir. Kararları siyasidir. Operasyonel işlevle kullanılmaktadırlar.

Elbette bugün ÖYM’ler kaldırıldı; ama siyasal işlevleri normal yargı organlarınca yeni yasalar etrafında sürdürülüyor. Üstelik söylediklerimizin doğru olduğunu hem zaman hem de bugün iktidarda olanların söylemleri doğruladı. Ama bu doğrulama doğrulayanlar için bir “aklanma” aracı olarak işlev gördü. Bugün bu “aklanma” sürecini yaşayanlar, belli ki devlet içerisinde zamanında mağdur ettikleri kimi odaklarla birlikte hareket ediyorlar.

O dönem Jiyan’ın yayın politikası gereği benimsediğimiz tavrı bugün de benimsememiz gerektiğini düşünüyorum.

O gün Veli Küçük’lerin ve daha nicelerinin yargılandığı mahkemelerin onları yargılayamayacağını, onların günahları ve suçlarının devletin iç işi değil, toplumsal bir hesap sorma gerektirdiğini, Özel Yetkili Mahkeme müsamerelerinin değil devlete yönelik kapsamlı bir yargı sürecinin etkin olması gerektiğini savunmuştuk.

Bugün de hukukun mevcut hali çerçevesinde siyasi kararlarla sıkıştırılmak istenenlerin, yargılanmaya gerekçe oluşturacak suçlarıyla ilgili olarak adil bir şekilde yargılanması gerektiğini, rövanşist mahkemelerin bu yargılamayı doğru yapamayacağını savunmalıyız.

Biz hukuku her şeyden önce Türkiye bağlamında metoda ilişkin problemleri gereği eleştiriyoruz. Türkiye’nin askıya alınmış parlamenter sistemi ve darbe anayasası, iç güvenlik yasası ve benzeri yasalarla birlikte Türkiye’deki hukukun işleyiş ve yöntemini gayrimeşru hâle getiriyor.

Bu gayrimeşruluğa dün ortak olanların, bugün bu gayrimeşru hukuksal yöntemlerin kurbanı oluşuna kenardan bakmak ahlâki olmayacağı kadar sorunludur da.

İktidar perspektifi taşıyorsak, bu ülkenin nasıl yönetileceğine dair bir “söz hakkı” istiyorsak yapmamız gereken Koza-İpek meselesinde de hukukun metotlarına ve siyasal ahlak çerçevesine bakmaktır.

Adalet ilkesini yitiren bir toplumda o ilkeyi savunmanın hangi koşulda olursa olsun on yıllardır Türkiye’deki sol kanada düşmesi ve bunu eleştirel bir akılla yapmanın çok hassas bir iş olması da bizim sırtımızdaki en anlamlı yüktür.

Operasyonun “kime” yapıldığı değil “nasıl” yapıldığına ilişkin sorularımızı yinelemeliyiz. Tıpkı DK, Oda TV, KCK dönemlerinde olduğu gibi ve “kime yapıldığı” konusundaki görüşlerimizi kendimize saklamadan ve “itham etmekten” vazgeçmeyerek.

Not: Jiyan geçmişte Özel Yetkili Mahkemeler ile ve süregelen bu tansiyonla ilgili neler söylemişti merak edenler için bazı linkler:

KCK İddianamesi: İtinayla Suç Bulunur: http://jiyan.org/2012/04/13/kck-iddianamesi-itinayla-suc-bulunur/

Yolsuzluk Operasyonuna Nasıl Bakmalı: http://jiyan.org/2013/12/17/yolsuzluk-operasyonu-nasil-bakmali/

Balyoz’dan Geriye Kalanlar: http://jiyan.org/2015/04/01/balyozdan-geriye-kalanlar

Kürtler’in Rahat Uyuyamadığı Bir Türkiye İsteniyorsa Ergenekon Tahliyeleri Çok Yerinde: http://jiyan.org/2014/03/17/kurtlerin-rahat-uyuyamadigi-bir-turkiye-isteniyorsa-ergenekon-tahliyeleri-cok-yerinde/