bavulumda 3–5 kitap



zaman zaman paylaşır ve söylerim; oldukça geniş hacimli bir kütüphaneye sahibim. açıkçası, bundan gurur da duyuyorum. kütüphanemdeki kitaplarımın sayısı -şimdilik- 5 bine yakın. her geçen gün bu sayı artıyor. son taşındığımız evimizdeki çalışma odamda bu kadar kitabı koyabilecek alan olmadığı için kitaplarım ayrı bir ofis katındalar; sadece kütüphane amaçlı kullanıyorum.

sistemi de şöyle kurdum; evde minik bir kitaplığım var. yakın zamanda okuyacaklarım ve henüz okumuş olduklarım, burada elimin altında duruyor. okunmuş olanların sayısı artınca, -ayda bir kaç kez- çantalara doldurup kütüphaneme taşıyorum.

geçen gün yine evden kütüphaneme kitap taşıyıp dizerken aklıma geldi. allah göstermesin ama hırsız girse, yangın çıksa en çok hangi kitaplarımın yitmesine üzülürdüm? ya da bütün kitaplarıma el konulsa ve bana sadece içlerinden bir kaç tanesini seçme hakkı tanınsa? ülkeyi terketsem örneğin, bavuluma hangilerini atardım?

düşündüm ve içlerinden bir seçki yaptım. elbette çok zor oldu.

turan dursun — kuran ansiklopedisi : turan dursun’un yazmaya başladığı ve tamamlayamadan öldürüldüğü eser, kuran arapçası konusunda 21. yüzyılda kaleme alınmış en kapsamlı çalışmadır. ben setini çok aramıştım ama sahaflarda bulduklarım da pahalıydı. sonra bir kız arkadaşım evlerinde olduğunu söyledi; hikayesi ilginç. meğer kızın mütedeyyin olan ailesi sırf isminden dolayı ansiklopediyi satın almış ama yazarını öğrenince ne yapacaklarını şaşırmışlar. çöpe gidecekken kızcağız tuttu bana getirdi. iyi de oldu. şimdi gittigidiyor’da baktım, bir cildi 15–20 tl arasında ve tam takım bulunamıyor.

sevan nişanyan — yanlış cumhuriyet : hayatımı, dünyaya ve ülkeye bakış açımı değiştiren kitaptır. kafası çalışan, düşünen türkiyeli için holy bible’dır. kaç kere denedim, e-kitap versiyonunu okurken aynı tadı alamadım. sevan’ın aynı derecede sevdiğim bir de “aslanlı yol” kitabı var ama onu e-kitaptan okuyorum. ikisini toplam 100 defa okumuşumdur.

edip yüksel — mesaj : ama bildiğiniz mesaj değil. edip’in ilk zamanlarda cebinden para verip abd’de kendi logosuyla bastırdığı, türkiye’de satılmayan, benim tesadüfen ele geçirdiğim, kalın karton kapaklı, şömizli versiyonu. bir buluşmamızda imzalatmıştım. aynısını imkan yok bulamazsın.

bernard lewis — ortadoğu : üzerinde yaşadığımız toprakların 2 bin yıllık tarihi. dön dön oku.

bir celil oker kitabı : muhtemelen, en zor bulduğum bin lotluk ceset. bir kaç ay sahaf sahaf gezinip aramıştım, o zaman baskısı yoktu. aklınızda olsun, celil oker serisinin tamamı mükemmeldir.

imzalı kitaplarım : burası önemli. muazzez ilmiye çığ’ın tüm serisi imzalı halde vardı elimde, biri rahmetli ilhan hoca’da kalmıştı, kalanlardan herhalde gılgameş ya da kuran, incil ve tevrat’ın sümerlerdeki kökeni. kütüphane kedisi dewey’in imzalı (“patili” mi desek?) kitabı. öztürk serengil’in kapağına imza değil, neredeyse destan yazdığı kitabı. duygu asena, aziz nesin, turan dursun ve uğur mumcu’dan imzalı kitaplar. onlarcası içinden bir solukta bunları sayabiliyorum, demek ki en önemlileri bunlarmış.

nadirler : 100 yıllık bir incilim var, 1914’te cephedeki fransız askerleri için basılmış, fişeklik cebine sığacak boyutta, cildi deri. sahibinin hiç bir önemi yok ama 1930’larda cep boy bir ajandaya inci gibi yazıyla tutulmuş bir günlüğüm var, saçma sapan bir çeviri hatasıyla basılmış “allahlar susamışlardı” ilk baskısı var, varlık’tan bir kaç ilk baskı var.

listeyi yaparken kitapların edebi değerini kıstas almadım. daha çok “bir daha bulamam” kısmıyla ilgilendim. 20 lira verip d&r’dan alabileceğim ya da biraz eşelenip pdf’sini indirebileceğim bir kitap neden vazgeçilmez olsun?


Originally published at www.kaangoktas.net.