Mutluluğunuzu Çalan 50 Küçük Şey

Yazar ve Psikolog Sara Hansen’ın düşüncesine göre mutsuzluğun bir çok tonu var.

Fakat o özellikle hayatımızı sürekli olumsuz etkileyen 50 tane önemli faktörü belirleyerek, bizlerle paylaşmış.

Sosyal platformlarda karşılaştığım benim çok güzel bulduğum ve bir arada bulunabilecek en güzel 50 tavsiyenin bulunduğunu düşündüğüm bu makaleyle, sizin de tanışmanızı istedim.

Sizden Hayat Enerjinizi Çalan 50 Küçük Şey

Her Zaman Endişeli ve Telaşlısınız!

Endişe — Sadece çılgınca hareket eden fakat hiçbir yere ulaşmayı sağlamayan, sallanan bir sandalye gibidir. Rahatlayın ve konsantre olun. Sakinlik sizin doğru karar vermenize yardımcı olacak. Sonuç olarak, o meşhur şarkının sözleri ne kadar da haklı : “Don’t worry, be happy”

Her şeyi Kontrol Altında Tutmak İstiyorsunuz!

Bazen insanlar, direkt çizgi roman dergilerinden fırladıklarını düşünür ve her şeyi kontrol edebileceklerini zanneder. Herhangi bir planları hemen gerçekleşmelidir. Fakat şunu bilmek gerekiyor ki, bu bazen Superman’i bile aşan bir durum. Gerçek şudur ki, biz kendimizden başka hiçbir şeyi tam anlamıyla kontrol altında tutamayız. Bazı durumlarda, yaşananlarla barışmak, olayların keyfini çıkarmak ve sürekli imkansızı denemekten vazgeçmek gerekir.

Her şeye küsüyorsunuz!

Küsmek, alınmak, bir zehir içip, karşı tarafın ölmesini beklemek gibidir. Negatif enerjiyi biriktirerek, sadece kendinize zarar verirsiniz. Siz kıymetli saatlerinizde ona bakışlarınızla ölüm ışınları göndermeye çalışırken ve saatlerce kafanızda binlerce hain plan yaparken, sizi suistimal eden kişi hayatın tadını çıkarıyor ve kesinlikle sizi düşünmüyor.

Herkesin Sizin Kurallarınıza Göre Oynamasını Bekliyorsunuz!

Flaş : Dünyanın sizin planlarınız hususunda hiçbir fikri yok. Bunu ne kadar erken fark ederseniz o kadar mutlu olursunuz. İnsanların elinde sizin kurallarınız, size nasıl davranılacağı ve sizinle nasıl ilişki kurulacağı hususunda bir kullanım kılavuzu yok. İnsanlar iç dünyasına aykırı olaylarda sık sık öfkelenir. İnsanları olduğu gibi değerlendirin, onların perspektiflerine ve fikirlerine değer verin.

Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslıyorsunuz!

Hepimiz bu oyunu oynuyoruz. Bir insanın hayatının küçük parçasını ele alıp, bununla kıyaslama yapıyoruz. Örnek olarak Messi’yi kendimle kıyaslıyorum ve kötü futbol oynadığım sonucuna ulaşıyorum. Fakat kim bilir belki ondan daha güzel yüzüyorum veya araba kullanıyorum. Bu yüzden mikroskopun altına kendimizi ve başkalarını koyup, kıyaslamaya çalışmak gereksiz bir eksersiz. Aslında bakılan bütünde belki siz çok daha mutlusunuz fakat yeteneklerinizin ve hayatınızın sadece ufak bir bölümünü irdeleyerek, kendinizi sürekli mutsuz hissediyorsunuz.

Aslında tek kıyaslamanız gereken şu : Ben dünden daha iyi miyim, bugün kendimi dünden daha iyi geliştirdim mi?

Gerçekleştireceğiniz Hayalin Sizi Daha Mutlu Kılacağını Düşünüyorsunuz!

Biri “Bir milyon dolar kazanırsam çok mutlu olacağım” diğeri “Bugün ailemle bir arada yemek yediğim zaman çok mutlu olacağım” Sizce aralarındaki hangisi daha mutlu. Elbette çok büyük hedefler koymak çok güzel.

Fakat mutluluğunuzu ileride kazanacağınız başarılara endekslerseniz, bugünün keyfini çıkartamazsınız. Bugün sizi neşelendiren bir şey bulun ve yarının size sürpriz yapmasına izin verin.

Siz Bardağın Yarı Boş Tarafısınız!

Eğer pesimist iseniz hayattaki sadece kötü şeyleri algılarsınız. Algıladıklarınız sizin gerçekliğiniz olur. İnsanların ve etrafınızdaki şeylerin güzel yanlarına odaklanmayı çalışın. Ne kadar çok güneş ışığına odaklanırsanız, gölgeleri o kadar az fark edersiniz.

Siz Yalnızsınız!

İnsan-Sosyal bir varlıktır. Bundan kaçış yok. Bir Cumartesi gecesi kendinizi yalnız ve depresif hissediyorsanız, bunu değiştirmenizin tam zamanı. Peki genelde nasıl arkadaş bulabilirsiniz? Sizin zevklerinizi ve heyecanlarınızı paylaşan insanların bulunduğu sosyal mekanları ziyaret edebilirsiniz. Gülümseyin, elinizi uzatın ve orada bulunan kişilerin ilgi alanlarını öğrenmeye çalışın. Uzun dönemli arkadaşlıklar gerçekleştirebileceğiniz bu yönetimin sizi ne kadar şaşırtacağını ve mutlu edeceğini görünce şaşıracaksınız.

Paraya Çok Önem Veriyorsunuz!

Para hayatı daha kolay ve daha güzel hale getiriyor. Bunu gizleyebilecek hiçbir şey yok. Fakat mutluluk getirmediği kesin. Yarın hayatınızın son gününü yaşadığınızı bilseniz, bu son günü para kazanmak için mi geçirirdiniz? Büyük ihtimal, bu zamanı sevdiğiniz insanlarla geçirmek veya sevdiğiniz şeyleri yapmakla geçirirdiniz.

Hedefleriniz ve hayalleriniz doğrultusunda yaşayacaklarınız size paradan çok daha mutluluk getirecek.

Doğru Şeyleri Yapmak İçin Zaman Bulamıyorsunuz!

Bazen hepimiz kendimizi kaybolmuş hissederiz. Oysa ki sadece iç hedeflerimiz doğrultusunda hareket etmek bizi mutlu eder.

Yukarıdaki sorunu aşmanın çok kolay bir yöntemi var: Hedeflerimiz doğrultusunda bir liste oluşturmak ve bunları bizim için önemlerine göre organize etmek. Bir sonraki adım ise günlük eylemleriniz hedeflerinizle ne kadar örtüşüyor. Bir gecikme var mı? Bunu değiştirmek için ne yapabilirsiniz?

Etrafınız Mutsuz İnsanlarla Çevrili!

Siz — Aslında zamanınızın çoğunu geçirdiğiniz 5 kişinin toplamı demeksiniz. Eğer arkadaşlarınız sürekli bir sorun ve negatif enerji kaynağıysa, acil pozitif insanlar bulmanın tam zamanı. Stres ve olumsuzluk her türlü hastalığın, mutsuzluğun ve başarısızlığın asıl kaynağıdır.

Siz İstikametinizi Bulamadınız!

Birçok insan varoluşun amacının çalışarak sadece hafta sonuna kavuşmak amacı taşıdığı yalanının altına imza atmış durumda. Bu yüzden de dünyada bu kadar mutsuz insan olduğuna şaşırmamalı.

Sadece var olmayı sürdürmeyi bırakın ve hayatı yaşayın.

İstikametinizi, kaderinizi, hedefinizi belirleyin ve buna ulaşmak için tüm gücünüzle savaşın.

Bu bazen zor, bazen korkunç olacak fakat şuna emin olabilirsiniz, bu macera hayatınızın en heyecanlı yolculuğu olacak.

Siz Senarist Değil, Aktörsünüz!

Siz bu hayata aslında olmadığınız biri gibi davranmaya çalışarak zarar veriyorsunuz. Başkasının rolünü oynayarak, hiçbir zaman kendi beklentilerinizin karşılandığını hissedemeyeceksiniz.

Zihnimizin bir tarafı her zaman bu senaryoyu zorla okuduğumuzu ve inanmadığımızı bilecek.

Siz Geçmişinize Saplanmış Kalmışsınız!

Birçok insan aslında geçmişinin ürünü. Pişmanlıkların, üzüntülerin ve bir çok “Eğer Böyle Yapmış Olsaydım” sorularının toplamı. Evet hepimizin geçmişinde hatalar var. Bunlardan ders çıkarabilirsin, fakat hiçbir zaman değiştiremez veya yaşananları tekrar yaşayamazsın.

Şu anı yaşamak — Bu geleceğe ulaşmanın tek yolu.

Siz Gelecekte Yaşamayı Düşünüyorsunuz!

Bazıları mutluluğun varış yeri olduğunu düşünüyor. Fakat aslında ona ulaşmak için kat edilen yolun üzerinde yaşadıklarımız bize hayatın tüm anlamını veriyor.

Olan her şeyi macera gibi düşün. Bunu yapmazsan O Güzel Gelecek Günü beklerken, her zaman acı içinde “Yarını” bekleyecek ve hedefe ulaşana kadar mutsuz kalacaksın. Tabi ulaşabilirsen.

Hayat — Sonsuz bugünlerden oluşmuyor mu?

Siz Sağlıksızsınız!

Evet, evet. Spor yapmak, doğru beslenmek ve sağlıklı bir uyku mutluluğunuz üzerinde direkt etkili. Duygular birçok değişik faktöre bağlıdır.

Vücut ve zihin arasındaki iletişim o kadar güçlüdür ki, bazen birkaç egzersiz, temiz havada bir yürüyüş veya ilave bir saat uyku modunuzu ve keyfinizi mükemmel ölçüde etkileyebilir.

Siz Mükemmeliyetçisiniz!

3 tür mükemmeliyetçilik vardır. Kendinize karşı mükemmeliyetçilik — Kendinizden en iyisini yapmayı beklediğiniz durumlarda. Sosyal mükemmeliyetçilik — Toplumun sizden mükemmeliyeti beklediği durumlarda. Başkalarıyla ilişkilerde — siz başkalarından mükemmeliyeti beklediğiniz durumlarda. Bunların 3 türü de bizi mutsuz ediyor. Haydi, şu basit noktayla barışalım, mükemmeliyet ulaşılmazdır, hatta gerçekçi konuşacaksak hatta sıkıcı ve hayatı çok kolay kılacaktır.

Başarısızlıktan Korkuyorsunuz!

Bazı insanlar hatadan ve başarısızlıktan o kadar çok korkar ki, hiçbir şey yapmaz. Aynı şeyi yürümeyi öğrenirken yaptığınızı düşünün, Şimdiye kadar hala sürünüyor olurdunuz. Maalesef büyüdüğümüz zaman bazen cesaretimizi kayıp ediyoruz ve yeni şeyleri denemekten korkuyoruz.

Eğer bu hayat biçimini ve şeklini kabul edersek, hayatımız hiçbir zaman bir bütün olamaz ve mutluluğu kulaklarınız gibi hiçbir zaman göremeyiz.

Alışkanlıklarınıza Takılmışsınız!

Gelişmek ancak konfor bölgenizden çıktığınız zaman gerçekleşir. Eğer olağanın ötesine gitme cesaretiniz olmazsa, hiçbir zaman korkularınızı yenmenin zaferini yaşayamaz ve kanatlara sahip olamazsınız.

Bir kuşun uçmayı öğrenmek için önce yuvadan atlaması lazımdır. Yoksa mutlu mesut alçak yuvasında oturur, başkalarını uçarken seyreder.

Siz Birisine Borçlusunuz!

Borç stresi tetikler, ilişkileri bozar, sizi bağlar ve finansal güçlüklere sebep olur. Borçlandıklarınıza geri ödeme konusunda bir plan yapın ve anında daha sakin hissedeceksiniz.

Birilerinin Sizi Değerlendirmesine Bağlısınız!

Eğer sürekli birinin sizi değerlendirmesini ve takdirini bekliyorsanız, hayatınızı başkalarının tasdik ve onaylarına bağladıysanız, siz her zaman mutsuz olacaksınız. Sizden başka hiç kimse sizin değerinizi ve kıymetinizi belirleyemez.

Sevdiklerinizi İhmal Ediyorsunuz!

İnsanların ölüm döşeğinde neyi dilediğini biliyor musunuz? Hayır, hiçbir zaman az para kazandıkları veya ofiste çok az zaman geçirdikleri için hayıflanmazlar. İnsanların çoğu gereksiz şeylerin peşinde koştukları zaman sebebiyle sevdiklerini ihmal etmelerinden dolayı üzüntülerini yaşarlar. Ailenizi ve arkadaşlarınızı ihmal etmeyin. Sonuç olarak sevgi hala dünyada kalan en büyük değer.

Siz her şeyi erteliyorsunuz!

Ertelemek — Sonu olmayan spiral bir mutsuzluk kaynağıdır. Bir işi sonraki güne ertele, diğerlerini biriktirerek günün sonunda yükünüz çok daha ağır olacaktır.

Bu yöntem uzun bir maraton koşup, yol üzerinde taşları toplamaya benzer ki yolun sonunda taşınan yük devasa hale gelir.

Bu sebeple, hafiflemek için işi biran önce bitirmek, basit olanları başınızdan atarak manevra yeteneği kazanmanız lazım, yarına dünden kalan 20 işi beraberinizde götürmemelisiniz.

Öğrenmiyorsunuz!

Yeni şeyler öğrenmek, size keşfetmenin mutluluğunu getirir. Hobiler ve hayatta yeni ilgi alanları bulmaya çalışın. Öğrenerek dünyayı tekrar keşfetme şansı kazanır, bu sayede genç, şaşıran ve mutlu bir insan olma şansı elde edersiniz.

Gerçekleşememiş Hayalleriniz Var!

Gerçekleşmemiş hayallerinizin hayaletleri sürekli sizi takip eder. Ne mutlu ki, yeni olanaklara ulaşmak için adım atacak cesaretimiz varsa yeni dünyaları keşfetme şansımız olabilir.

Sıkılıyorsunuz!

Birçok insanın hayatı o kadar çok değişiklik olmadan devam eder ki, bu sıkılmanıza yol açabilir. Bilim ve teknikte o kadar çok ilerleme oldu ki, artık güvenliğimiz kontrol altında, etrafımızdaki her şey orantılı o kadar güvenli ki hayatımızda maceraya yer kalmadı. Rutin sıkıcı. Fakat hayata farklılık katmak adına çok şey mümkün. Önümüze bizi olağandan çıkaracak, bazen ürkütecek bir hedef belirleyebiliriz, inanın ki bizi uyandıracak, şaşırtacak, sarsacak ve mutlu edecek o kadar çok yeni bilgi, deneyim, yerler var ki.

Siz Çok Meşgulsünüz!

Siz o kadar çok meşgulsünüz ki, hayatta canlı olduğunuzu hissedemiyorsunuz. Bu durumda mutluluktan nasıl bahsedilebilir. Ajandanızı ve yaptıklarınızın listesini kontrol edin. Büyük ihtimali listede zamanınızın çoğunu alan, fakat size hiçbir şey vermeyen birçok şey keşfedeceksiniz.

Az Uyuyorsunuz!

Gerekenden az uyuyan kişilerde uykusuna alan insanlara göre 10 kat daha fazla depresyona düşme ihtimali bulunmaktadır. Uykunuzu alın ve çok daha mutlu olacaksınız.

Tek Başınıza Gerekenden Az Zamandan Geçiriyorsunuz!

Bazen kulaklarınızı etrafın gürültüsünden kurtarmanız ve iç sesinize odaklanmanız gerekir.

Kendinizle zaman geçirin. Bu doğal ve normaldir. Bu parkta bir kahve içmek veya hafta sonunda dağlarda tırmanma veya kırlarda yürüyüş olabilir. Psikolojiniz size bu özel zaman için minnettar olacak.

Sizin Hedefiniz Yok!

Hedefsiz bir hayat — Sonsuz bir mutsuzluk kaynağıdır. Olayların eylemleriniz dışında gelişmesi yerine geleceğinizi kurun, hedefinizi belirleyin ve ona ulaşmaya çalışın.

Bir hedefin gerçekleşmesini yaşamak, dünyanın en büyük mutluluklarından biridir.

Siz Bağımlısınız!

Bağımlı olmak kolaydır, fakat bağımsız olmak yetişkin bir bireyin özelliğidir. Diğer şeylere bağlı olan ve özgürce plan yapamayan kişiler, düşük öz güvenle yaşamaya mahkumdur. Kendi kanatlarıyla uçamayan kişiler, sürekli birileri tarafından itilerek ilerlemeye mahkumdur.

Mutluluğu Hak Ettiğinizi Düşünmüyorsunuz!

Bazı kişilerde mutluluğu hak etmediği gibi yanlış bir düşünce bulunmaktadır. Yaptıklarından veya geçmişlerinden dolayı mutluluğu hak etmediklerini düşünürler. Fakat mutluluk herkesin araması gereken bir deneyimdir.

Lütfen “ben bunu hak etmiyorum” düşüncesinin üzerini kalın harflerle çizin, bakalım ne değişecek.

Size Az Yetmez!

Hayatın tam olduğunu hissetmeniz için sürekli bir şey daha lazım. Bu da olsun, şu da olsun. Sürekli memnuniyetten bir adım daha uzak olmak, mutlu olmaktan da uzak olmak demek. Bu hiçbir zaman bitmeyecek, içinizdeki hırs canavarı sizi içeriden kemirecek. Sizi mutlu edecek son şeyi bulmak için kendinize yalanlar söyleyeceksiniz. Bu çukurun sonu yok. Her anın keyfini çıkarmayı deneyin ve benzeri olmayan yükselişin tadını çıkarın.

İmkanları Önemsemiyorsunuz!

İmkanlar, olanaklar kapıyı çaldığında divana uzanıp, televizyonun sesini daha da açarız. Bu olanak bize yük gibi gelebilir veya bize rahatlık bölgemizden çekecek bir durum gibi. Alışkın olduğunuz işyerinde veya rahat divanınızda oturun, değil mi? Fakat bu durum bir alışkanlığa dönüşünce, kaçan fırsatlardan dolayı büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Eğer hayatınızda güzel şeylerin gerçekleşmesine izin vermezseniz, mutlu olmanız çok zor.

Halinizden Memnunsunuz!

Kendi kendinize yetmeniz size bir rahatlık illüzyonu verir. Her şey harika gidiyor, hayat sizi dövmüyor, her şey güzel, tanrı gibisiniz, daha ne olsun. Dalgaların içinde mutlu mutlu yüzerken, bir gün kendinizi keyifsiz bir sahilde bulabilirsiniz.

Savaşın, kendinizi aşmaya çalışın, kendinizi pasif yaşama biçimine mahkum etmeyin.

İşinizden Nefret Ediyorsunuz!

Beğenin veya beğenmeyin, hayatınızın büyük bir bölümünü işte geçiriyorsunuz. Ruhunuzun her zerresi her gün çalıştığınız yerden ve çalıştığınız yerdeki iş arkadaşlarından nefret ediyorsa, Yüzünüzde mutlu bir gülümseme olması çok zor. Ne olursa olsun iş yeri size mutluluk getirmelidir, sadece faturalarınızı ödemeye yetmez.

Gereksiz Şeyler Peşinden Koşuyorsunuz!

Bazen bizler için neyin gerekli olduğunu unutuyoruz. Bazen şunun değerlendirmesini yapın, yeni bir araba veya yeni bir telefon bana gerekli mi? 3 işte çalışmak yerine ailemle daha fazla zaman geçirebilir miydim?

Manevi Duygularınız Yok!

Çağdaş araştırmalar maneviyat ve mutluluk arasında sıkı bir ilişki olduğunun altını çiziyor. Bu şununla açıklanabilir, meditasyon veya dua, hissedilen pozitif hislerle beraber sizi rahatlatacak, mutluluk verecek ve kendinizi daha iyiye geliştirmek için yardımcı olacak.

Gerçek Arkadaşınız Yok!

Etrafınızda binlerce kişi olmasına rağmen bir tanesiyle bile yakın olmayabilir, kasırgalar kopsa bile onun yanınızda olmasından memnuniyet duymayabilirsiniz. Hayat sürekli insanlarla iletişimde olmak demektir. Eğer iletişimde olduğunuz kişilerle aranızdaki ilişkinin güçlü olmadığını hissettiyseniz yeni arkadaşlar aramanın tam zamanı. Her zaman arkanızda desteğin olduğunu hissetmenizden dolayı kendinizi daha güvenli hissedeceksiniz.

Kendinize Güvenmiyorsunuz!

Bazı insanların kendilerine ve içgüdülerine güvenmemesi çok garip. Fakat biz kendimize güvenemeyeceksek, diğer insanlara nasıl güveneceğiz. Kararlarınıza güvenmeyi öğrenin ve kendi hayat çizginizden şüphe etmeyin. İşte uyum budur.

Siz Başkalarının Ne Düşündüğünü Çok Fazla Umursuyorsunuz!

Herkesi memnun etmenin imkansız olduğunu anladığınız zaman birden hayat renkli ışıklarla parlayacak. Herkesi her gün memnun etmeye çalışmak sizi delirtir. Kendinizi başkalarını memnun etmeye çalışmakla her gün programlamakla yaşamanın anlamı yok.

Siz Relax Olamıyorsunuz!

Yaşam ne olursa olsun bir oyun, ara sıra mola almak gerekiyor. Eğer dinlenmenize izin vermezseniz, stres ve memnuniyetsizlik size her zaman eşlik edecek. Dinlenmek ve kendinizi yenilemek, mental ve fiziksel gücünüzü belirgin bir şekilde arttıracaktır.

Riske Girmiyorsunuz!

Birçok insan maksimumu yaşamak için olanaklarını kullanmıyor. Eğer çok daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorsan, riske gir, kaderine meydan oku. Arkadaşların olağan yaşamlarında tembellik yaparken, sen yeni keşifler yapmanın keyfini yaşayacaksın. Sınırları aşmak hayatı çok daha çekici hale getirir.

Siz Sabırsızsınız!

Bazen beklemek ve sabır göstermek çok zor olur, fakat yapabileceğin de bir şey yoktur. Bazen şartlar bizi yavaşlatır ve beklemek zorunda bırakır. Bunu kabullenmek gerekir. Sonunda sakinleşmeyi ve ani kararlar vermemeyi tercih edebilirsiniz.