Apply BAU Hakkında Bildiklerim

Herkese öncelikle merhabalar. Medium üzerinden ilk yazımı paylaşmak için niyet edip, başladık bakalım yazmaya. ApplyBAU kısmına geçmeden önce kendimle alakalı kısacık bir şeylere değinip hemen ApplyBAU kısmına geçeceğim.

Öncelikle ben Furkan, şuan itibariyle Bahçeşehir Üniversitesi Yazılım Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim. Okulun ise ilk ApplyBAU girişli öğrencilerinden biriyim. Bu tecrübeyle, dilim döndükçe, bazı forumlardan ve mail yoluyla ulaşan arkadaşlara yardım etmeye çalışıyorum. Esasında Cihan’ınki gibi merak uyandıran, şaşırtıcı bir ApplyBAU süreci yaşamadım. Aksine sürecin çok yeni olmasından kaynaklı bir — iki sıkıntı yaşadım.


Vereceğim bilgiler belki eskimiştir. Fakat yenisini bilenler için bu güzel sistemin nasıl gelişip ilerlediği hakkında daha net bilgiler verecektir. 3 yıl geçti üstünden olsun o kadar. :)


Peki nedir bu ApplyBAU kardeş ?

ApplyBAU esasında bir burs programı. Senin kendi kişisel yeteneklerin, hayat görüşün, okuldan alabileceğin-okula katabileceğin değerler doğrultusunda tercih ettiğin “3” bölüm içinden burslandırılmanı sağlıyor. 0–100 arası burs almak mümkün.

“3” bölüm ?

Tercihlerine göre seçtiğin 3 bölüm, baya okumalık bölüm yani. :) Ben kayıt olduğumda sadece mühendislik fakültesi ve bir fakülte daha için açıktı(iletişim olabilir). Şuan ise Tıp ve Hukuk harici bütün bölümlere burslandırma mevcut. Hatta bu 3 bölümü aynı fakülteden seçmekte zorunlu değil.

İyimişte, peki ön gereklilikleri ne?

Ben 2013'te başvurduğumda sisteme 12. sınıfta okuyor olman ya da mezuna kalmış olman gerekiyordu. Şuan sanırım 11. sınıfta ya da bir başka okulda okuyorken de yapılabiliyor. İşler baya kolaylaştırılmış doğrusu.

Eee, anlat anlat!

Sonraki kısım ise seni tanımaya yönelik hazırladıkları form. Bu formu içtenlikle doldurmanızı şiddetle öneririm, mülakata seçilip orada beyan ettiğiniz nitelikle insan olmadığınız anlaşırsa tadınız kaçar tabi. İçten olun, rahat olun. Özgüvenli olmak en önemlisi. Bütün bu adımları tek tek anlatmaya gerek yok. Daha detaylı bilgi için böyle şöyle bi’ link bırakayım. İçinden geçin isterseniz, denemek bedava.

Dediğim gibi ben artık dinozor bile sayılır bu program için. Tanıtım kısmını geçelim artık. Bunları zaten biliyorduysanız; gelin artık ben ne yaptım, neler yaşadım !


Başvurum kayboldu!

Evet, maalesef böyle bir tecrübe yaşadım. Bizi ApplyBAU’nun beta testerları olarak düşünebilirsiniz. Arada minik bir sıkıntı yaşadık. ApplyBAU başvuruları iki dönem olarak yapılıyor. Ben tabiki haldır huldur ilk dönem başvurumu yaptım. Sonuçlarımı bekliyorum. Açıklanır açıklanmaz hücum ettim siteye, bi’ baktım ne göreyim. Adımı aratıyorum, ne CTRL-F’ler ne mouse scroll’lar kaldı, yok. Bulamıyorum! Bana atanan bir öğrenci koçum vardı. Hemen ona ulaştım, o da ilgili kişiye ulaştı. Bir kontak kurabildik. Kendisinin bütün süreci tek başına idare ettiğinden kaynaklı böyle kötü bir şeyle karşılaştığımı ifade etti. Olabilirdi. Olmuştu. Seni hala seviyorum Taha Abi ! :)

Nasıl bu kadar sakin olabildin diye çok soru aldım gerek forumlar, gerek özel mesajlardan. Ne diyebilirim ki, yanlışlık bursu vardı da biz mi almadık? İkinci döneme inşallah diyip, hadi rastgele dedim. Başvuru sonucunda mülakata çağırıldım ve mülakatım yanlış hatırlamıyorsam tercih döneminin başladığı gündü. Güzel bir mülakat geçirdim. Bana Cihan Nalbant’ın yaptıklarını falan da anlattılar. Mülakat demiyim de, içten yazdığınız şeylere içten cevaplar arıyorlar oradaki insanlar. “Ne yaptın, niye yaptın, sonucunda neler oldu ?” tarzı. Mülakat sonuçlarının — yanlış hatırlamıyorsam — 18'inde açıklanacağını söylediler. Yalnız ortada miniminnacık(!) bir sıkıntı vardı. Tercihler 15'inde sona eriyordu. Yani bölümü seçeceksem eğer, bursumu bilmeden seçecektim. Tabi ki bunu yaptım ! Hayatta bazen zorlu bir karar vermek zorunda kalırsınız. Ki bu 18 yaşındaki bir insanın “hangi bölümde okuyacağım?” kararıdır genellikle. Ben bunu, bursumun miktarını bilmeyerek gözü kapalı BAU diyerek yaptım. Tek tercih ! Başka alternatifi yoktu yaptığım şeyin. Sonucunda ise 50% burs aldım. Ailem de 50% aile bursunu verince, anlayacağınız BAU’lu oldum çıktım. Bugüne bugün, hiç bir pişmanlığım olmadı.

E değdi mi yaptıklarına ?

Değmez mi ya, sonuna kadar. Bölümümden çok memnunum, başka bir şey seçmediğime ve kararımdan dönmediğim içinde kendimle gurur duyuyorum.

Şaka maka, n’aptın sen ya ?

Çok ekstrem bir insan değilim zaten, hayal kurmaya ve “ihtiyaç için bir şey geliştirip, ihtiyacı karşılaşmaya” çalışan biri olarak nitelendirebilirim kendimi. Kaybolan kumandalarla alakalı bir şey geldi aklıma ve bunu Vestel’e mesaj atmıştım. Eski twitter hesabımı sildiğim için ekran görüntüsünü maalesef paylaşamıyorum. Bunu yazmıştım projeme. Ayrıca ekstra olarakta eski okulumdaki sportif faaliyetlerimi yazdım, fotoğrafçılıktan aldığım bir kaç ödülden bahsettim. Fakat; en büyük kısmı neler yapacağıma ayırmıştım: yazılım mühendisliği eğitimden beklentilerimi, yapmak istediğim şeyleri, kafa yapımı, ulaşmak istediğim seviyeyi… Kısacası açık açık beni alırlarsa yapmak istediğim her şeyi yazdım. Ki bunun sonucunda okula alındıktan sonra geçen yıl bu formları tek tek okuyan Akın Moroğlu abimiz bana ulaşmıştı. O ise tamamiyle apayrı bi’ hikaye. Karıştırmayalım ortalığı.


TL;DR?

Kısacası arkadaşlar, hayat kısa üzülmeyin. :)

Şaka bir yana, olur da bu yola baş koyup burs peşine düşerseniz. Olduğunuz insan kadar, olmak istediğiniz insana da bir o kadar önem verin. Okula girmek işin sadece 1/2'si olarak düşün. Kendinizi geliştirmek için de bir 1/2 daha koşmalısınız kendi kendinize. Kötü bir sınav dönemi geçirmiş olabilirsiniz ya da hiç sınav insanı olmayıp gerçekten çok yetenekli bir insan olabilirsiniz. Önünüze çıkan her fırsatı deneyin. Denemek için değil, sonuna kadar gidin!

Dipnot

Bu yazı Medium mecrasındaki ilk yazımdı. Umarım beğenmişsinizdir. Sürç-i lisan ettiysem, affola. İnsanların kendisini geliştirmesini sağlayan en önemli şeylerden birinin eleştirilere açık olmasından geçtiğine inanan birisiyim. Bütün iyi/kötü eleştirilerinize açığım. Kendimi geliştirmek ve daha güzel yazılar oluşturmak istiyorum. Yorumlarınızı bekliyorum. Keyifli okumalar !