Hala aynı yerde miyiz?

Onur Ozan Orhan
Sep 8, 2018 · 2 min read

Merhaba, yazı yazmayalı neredeyse bir yılı geçmiş. Bu dönemde, askerlik hizmetimi gerçekleştirdim. Küçük bir depresyon atlattım.(Klinik olarak major depresyon ama olsun) Bunların hepsi bitti ve ben hala aynı yerdeyim. Evet başlık click bate’di yazı bu kadar. İşin şakası bir yana gerçekten son bir sene hiç yaşanmamış gibi askerlik sonrası eski işime ve eski yaşantıma geri döndüm. Bu süreç içinde bir çok şey öğrenmiş olsam da bu kadar şeyin aynı kalması acaba hayatımda hiç mi değişiklik yapamadım?. Hiç mi ilerleyemedim sorusunu aklıma getiriyor. Yani şu son iki güne kadar getiriyordu. Geçen gün arkadaşlarla aramızda sohbet ederken bir önceki seneye oranla hayat görüşümün ya da bakış açımın bir sene içinde yaşadıklarım çerçevesinde ne kadar değiştiğini fark ettim. Geçen sene ne kadar iyi düşünmeye çalışsam da ne kadar umutlu olmaya çalışsam da sürekli işlerin kötü gittiğini hissediyordum. Sonsuza kadar aynı şehirde yaşayıp burada gençliğimi çürüterek, istediğim şeylere sahip olmadan öleceğimi düşünüyordum. Bugün fark ettim ki o zamanlar büyük resmi görmekte çok zorlanmışım. Bu dönemi bir basamak olarak görmem gerekirken bir hapishane olarak görmeye başlamışım. Askerliğin bana katmış olduğu en önemli şeylerden biri bu oldu. Başıma gelen şeylerin geçici olduğunu ve en sonunda biteceğini öğrendim. İkincisi ise özgürlüğün paha biçilemez olduğu. İnsanlar tarafından kontrol edilmekten zerre haz etmiyorum ve bu bana askerde baya zorluk yaşattı. Tabi bunu dışa vuramadığım için kendimi içten çürüttüm. Neyse ki RDM(Rehberlik ve Danışma Merkezi) diye bilinen bir servis vardı. Oradaki psikolog sayesinde süreç çok daha kolay oldu. Bu arada RDM, ruh hastalıklarına bakış açımız sebebiyle askerler tarafından iyi bilinmez ama askeriyenin en gerekli servisidir. Burada şunu fark ettim hayatımız içerisinde sürekli birileri tarafından kontrol ediliyoruz. İsterseniz yaşam piramidinin en tepesinde olun yine de biri tarafından kontrol ediliyorsunuz. Bunun kurtuluşu yok. Ancak yeni bir bakış açısı getirerek buna çözüm bulabiliriz. Bunu fark etmemle birlikte geçen seneden beri aynı yerde mi olduğum sorusunun cevabı da değişti. Hiç bir zaman aynı yerde değiliz. Her şey aynı gibi görünse de “same shit, different day” diyerek güne uyansak da bir şeyler değişiyor. Bugüne kadar sosyal medyada gördüğüm, hayata pozitif bakın, kendinizi sevin vs. vs. laflarını zırvalıkmış gibi düşünürken anladım ki aslında haklılar. Ergenken çok cool görünen melankoli, bunalım, goth’luk bomboş şeyler. Gerçekten sabah güne Instagrammer gibi uyanmak lazım. Çünkü mutsuzluk daha fazla mutsuzluğu getiriyor. Bu döngüyü kırmadan insan bir yere varamıyor.

Onur Ozan Orhan

Written by

Former Copywriter, Happiness Pursuer.