Asıl ben inanamıyorum

Türkiye’de politika ve AKP hakkında bir sosyal medya tartışmamdan alıntıdır

“İnanamıyorum” denmiş son mesajda. Evet doğru, ben de size inanamıyorum, hem de yıllardır. Üstelik sizin yaptığınızın aksine, çok da inanmaya çalıştım. Mesela, birkaç yıl öncesine kadar Allah diyene, “fetocu bak bu, gördün mü fetocu” diye yaklaşanların, bugün “ya paralel diye bir şey olduğuna gerçekten inanıyor musun sen?” demesine inanamıyorum. Çok değil 4–5 yıl öncesine kadar Kürt denilince, çözüm süreci denince bile error verenlerin, bugün özgürlük savaşçısı hewallere dönüşmesine inanamıyorum. Yıllarca vesayet rejimine sessiz kalıp, sonra “Aaa devlet Kürtleri öldürüyormuş” diyenlere; yalnızca genel ve teorik barış cümleleri kuran ve ağzı çok iyi laf yapan bir kurnazı tanıyamayanlara inanamıyorum. Dünyadaki sayısız soruna kayıtsız kalıp o vakte kadar umursamaz bir davar gibi yaşayıp, gezi’de iki gaz yiyince “Aaa dünyada bizim bilmediğimiz bir şeyler oluyormuş” diye uyanan 3 yıllık politiklere inanamıyorum. Tüm çevresinin politik görüşü kopyala-yapıştır aynı cümlelerden ibaret olup, kendini muhalif ve birey sayanlara inanamıyorum. Hayatında keyif ve hazlarından en ufak bir taviz vermeye yanaşmayıp, muhabbet arasında Soma için siyah fotoğraf paylaşan iki yüzlülüğe inanamıyorum. Kıtaları sömüren, soykırımlar yapan, iki dünya savaşı çıkaran batının tüm bunların karşılığında ulaştığı refah ve üzerine inşa ettiği değerleri sorgulanmaz kutsallar kabul edenlere inanamıyorum. Kendisiyle bile barışık olamayıp ülke barışından söz edenlere inanamıyorum. Hele bir zamanlar çok iyi tanıyıp da, yıllardır beş dakika konuşmadığı bir insana “inanamıyorum” yazacak cüreti hiç anlayamıyorum.

Bir birey olarak “iyi” olmayı umursamadan, sadece başkalarının politik açıkları üzerinden vicdanınızı tatmin ediyorsunuz. En kolay yoldan kendinizi iyi insan sayma konforuna ulaşıyorsunuz. “Vicdanınız yok mu” diye bağırarak iyi insan olunacağını sanıyorsunuz. Ve bu ülkenin insanlarına asla anlam veremiyorsunuz. Onların, ne yolsuzluğu ne cinayeti umursamayan iki yüzlüler olduklarını sanıyorsunuz. Acı gerçek şu ki, onlar sizin tam da bu palavra halinizi görüp, ona cephe alıyorlar. Kimse ne sizin tahmin ettiğiniz kadar kör, ne de cahil. Neredeyse 30 yaşındayım, gençlik dönemim neredeyse sona eriyor ve kendi hakkımda kesin olarak bildiğim tek şey, bolca hata yapmış olduğum. Hata yaparız ve doğruyu öğreniriz, insan buna mahkumdur. AKP de bir ülkenin kendi ayakları üzerindeki demokrasi deneyimidir, düşe kalka ilerleniyor. Bu ülkenin modernleri dahil insan ortalaması ve mevcut muhalif partileri göz önünde bulundurunca da tüm hatalarına rağmen hala hiç fena değildir. Benim de AKP’de eleştirdiğim sayısız konu var diye uzatmayacağım, ne de olsa umurunuzda bile olmayacak.