Türkiye’de yeni medya, dijital gazetecilik ve internet haberciliği 2016 yılı raporu — 5

KAMİL ERYAZAR

Makalenin 5. bölümünde, haber sitelerinin karnelerini gözden geçirip, internette ‘özgür olmayan ülke’ kategorisine düşürülen Türkiye’de, henüz ‘adı olmayan’ internet gazetecilerinin yasal durumunu, özlük hakları ve mesleki sorunlarını inceliyoruz.

Haber Siteleri Araştırmasının Sonuçları

Webtures ve Marketing Türkiye Mayıs ayında ayrı ayrı, reytinglerine ve sosyal medya kullanımlarına göre haber sitelerini değerlendirdi.

Webtures’in SEO Web Ölçümleme Sistemi’ne göre hazırlanan raporda, haber sitelerinin piyasa değerleri belirlendi. Milliyet ve Hürriyet en değerli haber siteleri olarak öne çıkarken, Sabah 3. sırada ve Haberler.com da 4. sırada yer alıyor.

Bu veriler ışığında Mynet’in haber sitesine dönüşünü doğru bir strateji olarak değerlendirebiliriz. Domain gücünü kullanarak rekabetçi sektörün içinde 5. sırada yerini almış durumda.

Yapılan hesaplamalara göre; sıfırdan oluşturulacak bir haber sitesinin SEO gücü olarak Milliyet ile aynı seviyeye gelmesi için yaklaşık 22 milyon TL tutarında bir SEO yatırımı gerekecektir.

Webtures’in özel olarak geliştirdiği SEO Web Ölçümleme Sistemi ile; organik trafik kaynağı, anahtar kelime sayısı, rekabet düzeyi ve tıklama başı reklam maliyeti gibi birçok kriter üzerinden yapılan hesaplama ile web sitelerinin SEO kapasitesinin maliyeti hesaplanmaktadır.

*Ancak bu araştırmada haber sitelerinin; marka, yazılım altyapısı, sosyal medya ve diğer faaliyetlerine ilişkin değerleri göz önünde bulundurulmamıştır.

Marketing Türkiye’nin “Medya Dijital Varlık Reytingleri” Araştırması

Dijital Araştırmalar Derneği girişimi Diplomacy.Live ve Marketing Türkiye dergisi, 113 haber sitesini, 17 alanda ve 118 kategoride değerlendirdi.

Buna göre, birinciliği Haberler.com aldı. İkinci sırada Haber7.com, üçüncü sırada ise diken.com.tr yer aldı.

Daha sonra ilk 10’a giren haber siteleri ise sırasıyla odatv.com, aktifhaber.com, ensonhaber.com, t24.com.tr, F5haber.com, Sondakika.com ve Internethaber.com oldu.

Haber sitelerinin sosyal medya kullanımı değerlendirmesinde ise, Diken internet sitesini ve Twitter’ı en iyi ve en doğru kullanan haber sitesi seçilirken, Facebook’ta Haber7, YouTube’da Haberler.com, Instagram’da ise Aktif Haber ve Haberler.com ön plana çıktığı görüldü.

Araştırma, haber sitelerinin dijital varlık sahipliği, kişiselleştirme, güncellik, etkileşim, etki ve inovasyon kategorilerinde yaklaşık 150 kriter ışığında gerçekleştirildi.

TÜRKİYE, İNTERNETTE ‘ÖZGÜR OLMAYAN ÜLKE’ KATEGORİSİNE DÜŞÜRÜLDÜ

Merkezi Washington’da bulunan ve dünya genelinde özgürlüklerin durumunu takip eden Freedom House’un, “Nette Özgürlük 2016” raporunda, Türkiye’nin kategorisi “kısmen özgür” seviyesinden “özgür olmayan” seviyesine indirildi.

Raporda ülkelere, internet özgürlüğünde “0en özgür, “100en az özgür olmak üzere not veriliyor. Türkiye61” puanla raporda “özgür olmayan ülke” kategorisine yerleştirilen 20 ülke arasında yer aldı.

Türkiye geçen yıl “58” puanla “kısmen özgür ülke” kategorisinde bulunuyordu. Raporda son 5 yıldaki gidişata bakıldığında, Türkiye’nin 2011 yılından bu yana tam 16 puan gerilemesi dikkat çekti.

Türkiye’de periyodik olarak siyasal-toplumsal krizlerde ve bombalı kitlesel terör saldırılarının hemen sonrasında ilgili haberlere “yayın yasağı” geliyor. Ayrıca internet servis sağlayıcıları da hızı ‘ulaşılamayacak’ seviyeye düşürerek sosyal medya sitelerine erişimi engelleyebiliyor. Dolayısıyla Türkiye, dünyada VPN kullanımında geçen ikinci sıradayken bu yıl Endonezya’yı geçerek ilk sıraya yükseldi.

Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, OHAL kapsamında KHK’ler ile çok sayıda basılı yayın ve haber ajansı kapatılırken, internetteki bazı haber sitelerine de erişim engellendi.

İNTERNET GAZETECİLERİNİN HENÜZ ‘ADI YOK’!

Türkiye’de internet gazeteciliği başlayalı tam 20 yıl olmasına karşın, henüz bu konuda yasal bir düzenleme yoktur.

Geleneksel basılı medya ile ilgili düzenlemeler 5187 sayılı Basın Yasası ile yapılmıştır. Buna bağlı olarak gazetecilerin çalışma koşulları da 212 sayılı Basın İş Kanunu ile düzenlenmiştir.

Radyo ve televizyonlar ise Basın Yasası kapsamına alınmamış, bunlarla ilgili özel yasal düzenleme de 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun ile yapılmıştır. Dolayısıyla radyo ve televizyon muhabirleri Basın İş Kanunu’ndan da yararlanamamaktadırlar.

Basın Kartları Yönetmeliği’ne göre, sadece basılı medya çalışanları “gazeteci” sayılmaktadır! Radyo ve televizyonların sadece yönetim kurulu başkanlarına sarı basın kartı verilmektedir.

Televizyon habercilerinin bile henüz ‘gazeteci’ sayılmadığı bir ülkede, dijital gazetecilerin ‘resmi’ olarak tanınmasını beklemek, sanırım biraz iyimserlik olsa gerek! Böyle olunca da, internet gazetecilerinin hiçbir “hakkı ve hukuku” bulunmamakta; ‘fiilen’ gazetecilik yapmalarına karşın, ‘hukuken’ gazeteci sayılmamaktadırlar.

2012 yılında, dönemin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, internet gazetecilerinin yasal hakları ve sarı basın kartı alabilmeleri konusunda Meclis’te çalışma yapıldığını açıklamasına karşın aradan geçen 4 yılda henüz bu konuda yasal bir düzenleme yapılmamıştır.

2014 yılında, TBMM’de Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Adalet Komisyonu Raporları’na koşut, internet haber sitelerini Basın Kanunu kapsamına alınmasını sağlayacak olan ‘Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’, alt komisyonlarda kabul edilmesine karşın yasalaşmadan sanki hiç gündeme gelmemiş gibi unutulup gitti.

“İnternet Gazeteciliği” değil ama ‘internet’ konusundaki tek yasal düzenleme, 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” ile 27 Mart 2015 tarihinde Meclis’te “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun”dur. ‘Torba’da yer alarak yasalaşan Kanun ile “Başbakanlık veya milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili Bakanlıkların talebi üzerine TİB tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak 4 saat içinde içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebiliyor”.

Adlarından da anlaşılabileceği gibi bu iki yasa, internet gazeteciliğini düzenlemek için değil, internete sınırlamalar getirmek için çıkartılmış bir yasalardır.

6 yıl önce, Mart 2010’da Çankaya Köşkü’ne çıkan Basın Kartı Komisyonu üyeleri, etkin bir sosyal medya kullanıcısı olan dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, adına düzenledikleri sarı basın kartını takdim etmişlerdi. Bu sembolik jest de sadece haber arşivlerinde ilginç bir bilgi olarak kaldı.

DEVAM EDECEK

Makalenin bundan önceki bölümü: Türkiye’de yeni medya, dijital gazetecilik ve internet haberciliği 2016 yılı raporu — 4

Benzer Haberler İlginizi Çekebilir


Originally published at www.farklibirbakis.com.

Like what you read? Give Kamil Eryazar a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.