Asla Pes Etme!
TurkishWIN’e giriş hikayem

Herkese merhaba, bu biraz gecikmeli bir yazı oldu aslında benim için. “Kampüssesver’de yazar mısın?” diye sorduklarında aklıma ilk gelen konu başlığı “TurkishWIN’e giriş hikayem”di. Ama nasıl toparlarım, nereden başlarım, diye düşünmekten bir türlü yazıya dökemedim. Ve başlıyorum.
Ben Bilgisayar Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim. Ve üniversiteye gelene kadar, liderlik, girişimcilik kavramlarıyla haşır neşir olan bir insan değildim. Öğretmen çocuğu olmanın verdiği bir “devlet” faktörü olduğu için, aksi bir ortamda bulunmadım hiç. Ancak içten içe, hayatı başarı hikayeleri ile dolu kadınları gördükçe, benim farklı bir hayatım olacak, demiyordum değil. Gel gelelim üniversite insanın fikirlerini, hayatını, yaşam tarzını değiştiren bir yer olarak çıkıyor yine karşımıza. Benim de aynı şekilde oldu. Üniversitede karşıma çıkan insanlar, katıldığım etkinlikler, konferanslar sayesinde ben aslında çok farklı yerlere gelebilecek kapasitede bir insan olduğumu farkettim.
Ve tam da yine “Neler yapabilirim?” diye farklı insanlarla tanışmaya çalıştığım zamanlarda, CampusWIN ailesinden Pelin Gezer ile tanışmıştım. Sohbet etmeye başladık ve bir gün konuşma sırasında, “TurkishWIN oryantasyon eğitimi var, ona katılmam gerekiyor, şimdi çıkmam lazım görüşürüz” diyerek arkasına bakmadan çekip gitti. “Dur gitme!”, “TurkishWIN ne?”, “Ne eğitimi bu?”, “Siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz?” diyemeden öylece kalakaldım, bilgisayarın başında. Sonra internette araştırmaya başladıkça, dedim ki ben de burada yer almalıyım. Ama nasıl? İşte asıl mesele burada başladı benim için. Başvurular hakkında herhangi bir bilgi görmediğim için, etrafımdaki insanlara sormaya başladım. Birçok insanın haberi yoktu ne olduğundan ve en son sorduğum kişi de başvurularının bittiğini söylediğinde, hayal kırıklığım tahmin edilemez büyüklükteydi!
“Pes etmek yok Sümeyye, kendine gel.” dedim ve hemen siteden CampusWIN listelerine baktım. Gözüme çarpan ilk isim Gizem Biçen oldu. İlk iş olarak Twitter’dan takip ederek, geri dönüş yapmasını bekledim, ardından hemen DM atacaktım. Ve beklediğim an geldi, Gizem de beni takip etti. Hemen bir DM attım; TurkishWIN’i merak ettiğimi, dahil olmak istediğimi, başvuru olayını halledip halledemeyeceğimi sordum. Gizem de tüm CampusWIN’lere yakışır bir şekilde (o an için çok şaşırdığımı itiraf edebilirim), çok sıcak ve içten bir cevap verdi. Juyka’ya mail atacağını, bana referans olacağını söyledi. “Allah’ım, ben nasıl güzel insanlarla karşılaştım!” dedim. Birkaç saat içerisinde Juyka ile iletişime geçtik ve bana mülakat sürecinden bahsetti. Ve zafer! TurkishWIN Ailesi’ne dahil oldum!

Bu olaydan sonra anladım ki, insan bir şeyi gerçekten istediğine inandığı zaman, deadlineı geçmiş başvuru tarihleri, bilgi alabilecek bir insan tanımıyor oluşu gibi olumsuz faktörler başarmasına engel olamıyor. Sanırım birazcık da şans unsuru etkili oluyor. Mesela konuşma sırasında, Pelin nereye gittiğini söylemeseydi, mesaj attığımda Gizem içten bir şekilde yardımcı olmaya çalışmasaydı sonuç bu şekilde olmayabilirdi.
Belki biraz klişe olacak ama, hiçbir zaman, hiçbir olumsuzluk karşısında umudunuzu kaybetmeyin.
Her zaman bir çözüm yolu vardır!
Sevgiler.
Sümeyye Arslan