Baharın Müjdecisi: Nevruz

Yeni baharın müjdecisi, İran’ın yeni yılı: Nevruz Bayramı

Herkese merhaba! Bugün sizlere benim ve ailem için büyük önem taşıyan bir bayramdan bahsetmek istiyorum. Yeni baharın müjdecisi, İran’ın yeni yılı: Nevruz Bayramı. Babam İranlı olduğu için, kendimi bildim bileli Nevruz Bayramı’nı kutlarız ve bence İran kültürünün en güzel geleneklerinden biridir. Öncelikle sizlere bu geleneğin geçmişini anlatıp, ailecek Nevruz’u kutlamak için yaptığımız hazırlıklardan bahsedeceğim. Her kültürün farklı şekilde kutladığını da unutmamak gerek, benim size anlatacağım kutlama tarzı Fars kültürüne özgü.

Nevruz geleneği sadece İran kültürüne has olmamakla birlikte herhangi bir İslam geleneğine de bağlı değil. Genelde ekinoks tarihi olan 21 Mart’ta kutlanır ama baharın geliş tarihi toplumdan topluma değişiklik gösterdiği için bazı yerlerde 22 ya da 23 Mart’ta da kutlanabilir. Özetle, Nevruz Bayramı uzun ve yorucu bir kışın ardından gelen baharın kutlanmasıdır. Hatta babam bana küçükken baharın gelişiyle ilgili çok güzel bir hikaye anlatırdı:

“Kış çok yaşlı ve beyaz sakallı bir adammış ve yılın bu zamanı artık çok yorulduğu için yerine artık başkasının gelmesini istiyormuş. Bu görevi de yaşlı adam dinlenene kadar genç ve güzel bir bahar kızı almak istemiş. Böylece dünyaya bahar gelmiş.”

Çocukluğumdan beri Nevruz Bayramı çok hoşuma gitmiştir çünkü Türk kültüründeki bayramlara göre daha uzun bir karşılama ve hazırlanma süreci vardır. Öncelikle Nevruz’dan önceki Çarşamba gecesi ateş yakılır üzerinden atlanır. Ayrıca o gün ‘acin’ isminde bir çerez yenir. Bundan sonra, Nevruz sabahı hazır olması gereken sofra hazırlanır. Sofrada Farsça’da “S” harfiyle başlayan 7 tane sembol yer alır. Sağlık için elma (sib), doğruluk için sarımsak (sir), sabır için sirke, iyilik için sumak, doğurganlık için sebze (pamukta iki hafta öncesinden yetiştirilmeye başlanan buğday ya da mercimek), mutluluk için sümbül ve bereket için altın (sikke). Bunlara ek olarak sofrada başka şeyler de yer alabiliyor. Mesela mum; aydınlığı, ayna; iç güzelliği, iğde; aşkı ve balık; hareketi temsil ediyor. Biz genellikle soframızı bir aynanın önünde ve mumlar yakarak hazırlarız ve akvaryuma da canlı bir kırmızı balık da koyarız. Ayrıca Nevruz’a kadar iyice büyümüş olan pamuktaki sebzelerimizi birlik ve beraberlik getirsin diye bir kurdeleyle bağlarız. Bu gecenin başka bir geleneği de balık yenmesidir. Bu gece, sadece sebzeli pilavla balık yenilir çünkü balıkların insanlara mutluluk ve erdemi getirdiğine inanılır. İnanışa göre Tanrı, o gece akıl ve erdemi insanlara balıklarla yollamıştır.

Nevruz soframız hazır olduktan sonra 20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan gece, bütün sevdiklerimizle doya doya zaman geçiririz. Daha sonra İran saatine göre 00.00’da yeni yıl gelir ve herkes birbirine iyi dilekler diler. Böylece, Nevruz Bayramı’nın büyük bir bölümünü kutlamış oluruz. Büyük bölümünü diyorum, çünkü Nevruz’dan 13 gün sonra pamukta yetiştirdiğimiz sebzelerimizi denize bırakırız. Ben her defasında bir dilek tutarım ve sebzem gözden kaybolana kadar izlerim. Türk kültüründe pamuktaki sebzeleri denize bırakmak pek yaygın olmadığı için genelde insanlar da bizi izler.

Yıllardır Nevruz ile ilgili değişik tepkilerle karşılaştım. İnsanlar nedense Nevruz Bayramı’nı siyası nedenlere bağlıyor. Nevruz sanılanın aksine kargaşayı veya düşmanlığı değil, dostluğu ve doğanın bizlere sunduğu tüm güzellikleri müjdeliyor. Nevruz Bayramı’nın size anlattığım gibi oldukça doğal ve mitolojik bir sebebi var aslında. Dünyanın büyük çoğunluğunun 31 Aralık gecesi yaptığını, bazı kültürler 20 Mart gecesi yapıyor.

Sizlere bu yazımda değişik bir kültürün alışkanlığından bahsetmek istedim. Size tavsiyem, çevrenizde Nevruz kutlayan birileri olursa, onlarla Nevruz kutlamayı mutlaka denemelisiniz. Herkese sevgiler.

Not: Bu yazıyı yazarken bilgileriyle bana yön veren aileme çok teşekkür ederim.

Sara Hurşidi