SALT’ta ne “ararsanız” var: Örnek bir Kurum-Sanat İlişkisi

Sanat ve kurumsallık, yan yana kullanılması çoğu zaman zor olan iki sözcük. Sanat düşünce dünyamızı ala renklerle donatırken; kurumlar denince grilere bürünüveriyoruz. 28 Eylül’de SALT Galata’da TurkishWIN’in gerçekleştirdiği “Başka Bir Kurum Mümkün!” etkinliğinde bu düşüncenin artık bir ön yargıya dönüşebileceğine karar verdik. Kurumsallığın “iyi yönlerini almış”, sanat ve araştırmayı bünyesinde demokratik bir katılımla yeşerten SALT’ın bir kullanıcısı olmanızı motive eden birçok iyi neden var!

Şimdi tadilatta olan SALT Beyoğlu. Herhalde yine kapı takmazlar. Kaynak: kulturlimited.com

İtiraf zamanı, etkinlik zamanına kadar SALT benim için Beyoğlu’nda bir uğrak yerinden fazlası değildi, kendimi sanata yakın tutmak amacıyla ziyaret ettiğim sergilerden birçok şey öğrenerek çıktığımı hatırlarım. Etkinlikte SALT’ı en doğru kişiden, kurumsal iletişim direktörü Derya Açar Ergüç’ten dinledikten sonra buradaki deneyimlerimi anlamlandırabildim. Nitekim SALT bir saf sanat kurumu olmadığını öğrendim ve SALT’ı daha yakından ve en doğru şekilde tanıma fırsatı elde ettim.

SALT’ı daha yakından tanımak ve etkinlik tecrübelerimi öğrenmek isteyenler için yazının devamı:

Yasemen Aktaş