Umut ve Mücadelenin adı: Ben Malala!

Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem dünyayı değiştirebilir.

Maria Callas’ın buğulu sesinden dinlediğim ‘Ave Maria’ eşliğinde okuduğum kitabı elimden bırakıyorum. Kitabın adı, benim için umudun ve mücadelenin de adı aslında: Ben, Malala

Çocukluğumdan beri biyografi ve otobiyografi okumayı çok severim. Hikâyelerini okuduğum insanlardan hep bir mesaj almaya ve paylaştıkları değerleri benimsemeye çalışırım. İşte “Ben, Malala” da bu kitaplardan biri oldu bugün benim için. Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen, benim de bir hukukçu adayı olarak gıptayla takip ettiğim; insan hakları eylemcisi gencecik Malala Yousafzai’nin hikâyesi beni de çok etkiledi elbette.

1997 doğumlu Malala, Pakistan’ın SWAT Bölgesi’nde doğdu ve büyüdü. Eğitimci bir babanın kızı olmanın getirdiği şans ile içinden gelen okuma aşkını birleştirerek, akademik anlamda önemli başarılara imza attı. Malala, BBC’nin Urduca servisine yaşadıkları bölgenin kontrolünü ele geçiren Taliban militanlarıyla yaşamanın nasıl bir şey olduğuyla ilgili yazdığı günlükle gündeme geldi. Yazıları tüm dünyanın ilgisini çekince Malala yazıları ve hayatıyla beraber New York Times gazetesinin belgeselinde yer aldı. Ayrıca 12 yaşındayken Uluslararası Çocuk ve Barış Ödülü adaylığına layık görüldü. Böylece politik kariyeri ve eylemcilik hayatı da başlamış oldu.

Pakistanlı kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban’ın ölüm listesinde yer alan Malala, ailesiyle birlikte sık sık tehditlere maruz kaldı. 9 Ekim 2012 tarihinde Taliban tarafından binmiş olduğu okul servisinde silahlı saldırıda başı ve boynundan vuruldu. Bu elim saldırının ardından İngiltere’de sağlığına kavuşan genç Malala, eğitim hakkı için gösterdiği mücadele ile birçok ödüle layık görüldü ve dünyanın en iyi üniversitelerinde konferanslara katıldı. Birleşmiş Milletler tarafından 12 Temmuz günü ‘Malala Günü’ olarak ilan edildi ve bu özel gün, eğitimleri için mücadele eden tüm kadınlara atfedildi.

Nihayet 10 Ekim 2014 tarihinde, Nobel Barış Ödülü kazanan Malala Yousafzai, bu ödülü alan kişilerden en genci olmanın gururu içindeydi.

Dilerim Malala’nın hikayesi hepimiz için ilham verici bir hikaye olur ve bizler de atacağımız adımlarla herkese mücadele hırsını ve umut ışığını iletebiliriz. Sözlerimi Malala’nın BM’de dünya liderlerine söylemiş olduğu sözlerle bitirmek istiyorum. Esenlikle kalın.

“Kitaplarımızı ve kalemlerimizi elimize alalım. Onlar bizim en güçlü silahlarımız. Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem dünyayı değiştirebilir.”

Özge Erceiş