ESKİ BİR OSMANLI KENTİ ÜSKÜP

Osmanlı’nın izinin bulunduğu her şehir gibi Üsküp de oldukça zengin bir tarihsel mirasa sahip. Vardar Nehri’nin iki yakasında konumlanmış olan şehir aynı zaman Makedonya’nın en büyük şehri ve başkentidir. Makedonlar, Arnavutlar ve Türklerin birlikte yaşadığı Üsküp, bu karışımdan zengin bir kültürel değer çıkarmış ender kentlerden biri. Bu değerleri yemek kültüründen giyim kuşam alışkanlıklarına kadar şehrin her köşesinde gözlemlemeniz mümkün. Kuruluşu 3. Yüzyıl’a kadar uzanan şehir, depremleri salgınlar, baskınlar, istilalar ve birçok hareketli tarihi olaya tanık oldu. Bu tanıklığın izlerine Kurşun Han, Taş Köprü, Üsküp Kent Müzesi veya Nerezj Manastırı’nda siz de şahit olabilir, bu zengin tarihsel arşive yolculuk yapalirsiniz.

Üsküp gezilecek yerler listemiz diğer Balkan şehirlerinde olduğu gibi bir çok Osmanlı eserinden meydana geliyor. Balkanların en güzel şehirlerinden Makedonya‘nın başkenti Üsküp, 1392 yılında Osmanlı himayesine girmiş ve 500 yıldan fazla bir süre topraklarımız arasında yer almış bir şehir. Vardar Nehri‘nin ikiye ayırdığı kentin bir tarafında Türk Çarşısı ve Osmanlı eserleri yer alırken nehrin diğer tarafında ise ilerleyen yıllarda yapılmış birçok önemli meydan, kilise ve müzeyi görebilirsiniz. Özellikle şehrin Türk Çarşısı bölümünde gezerken kendinizi adeta güzel bir Anadolu kasabasında geziyor gibi hissedebilirsiniz.

Makedonya Meydanı, Üsküp’te yer alan en büyük ve ünlü meydan. Vardar Nehri kıyısındaki bu meydanın çevresinde birçok önemli yapı yer alıyor. Büyük İskender Heykeli ve Ristik Sarayı bu bölgedeki önemli yapılardan. Yakın zamanda yenilenen meydanın ortasında Büyük İskender Heykeli tüm ihtişamı ile yer alıyor. 2011 yılında Makedonya Cumhuriyeti’nin 20. yılı için dikilen Makedonyalı İskender olarak bilinen Büyük İskender’in tasvir edildiği heykel 14.5 metre uzunluğunda. Heykelin etrafında 2.5 metre boyutunda 8 bronz aslan heykeli daha vardır. Bu aslanlardan dördü çeşme olarak dizayn edilmiştir ve müzik parçaları da çalmaktadır. Makedonya Meydanı’nda yer alan bir diğer önemli yapı olan Ristik Sarayı, 1926 yılında inşa edilmiş bir saraydır. Mimar Dragutin Maslak’ın inşa ettiği saray, ismini eczacı Ristik ve Ailesi’nden alır. Yapıldığı dönemde ailenin ikametgahı olarak kullanılan saray, 1963 yılında meydana gelen depremi büyük ölçüde hasarsız atlatmıştır. Günümüzde saray olarak değil de iş hanı olarak kullanılan yapı, şehrin kültürel ve mimari miraslarından biridir. Üsküp’ün en önemli müzelerinden olan Arkeoloji Müzesi, 2009–2014 yılları arasında inşa edilmiştir. Müze binası ayrıca Makedonya Cumhuriyeti Ulusal Arşivi olarak da kullanılmaktadır. Vardar kıyısında bulunan Arkeoloji Müzesi, Makedonya Meydanı’nın karşısındadır. Dış mimarisinde Yunan tarzı kullanılan bina anıtsal olarak da önemlidir.

15. yüzyılda inşa edilen Taş Köprü, Üsküp listenizin simge yapılardan biridir. Mimarının Mimar Sinan olduğu düşünülen köprü, 12 kemerli köprü, 214 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğindedir. Taş Köprü tarihi içerisinde birkaç kez yıkılma tehlikesi geçirmiştir. 1944 yılında Nazilerin köprüye yerleştirdiği patlayıcılar şehrin kurtuluşu ile etkisiz hale getirilmiştir. Büyük depremden sonra da yenileme çalışması ile korunmuştur. Üsküp’ün iki kıyısı arasında ulaşım sağlayan köprü günümüzde sadece yayalara açıktır. Vardar’ın kuzeyinde bulunan Üsküp Kalesi, şehrin tarihi yapılarından. MS 6. yüzyılda inşa edilen yapı, bir depremle yıkılmasının ardından 11. yüzyıllarda tekrar inşa edilmiştir. 1963 yılındaki depremde hasar gören kale, bu haliyle kalmıştır. Evliya Çelebi’nin ünlü “Seyahatname”sinde bu kaleden bahsedilmektedir. Kaleden Üsküp ve güzelliklerini güzel bir yerden seyretmeniz mümkündür.

Üsküp’te bulunan eski Osmanlı camilerinden biri olan Mustafa Paşa Camii, 1492 yılında yapılan caminin minare kısmı 47 metre yüksekliğindedir. Görkemli yapı uzun dönem yenileme çalışması görmese de tüm heybetiyle ayakta kalmıştır. Caminin yanındaki türbede Mustafa Paşa ve kızı Ummi Hatun’un kabirleri görülebilir.

Sadrazam Davut Paşa tarafından yaptırılan Davut Paşa Hamamı, Taş Köprü’nün yanında bulunan çifte hamamdır. Şehirde İsa Bey Hamamı ile ayakta kalan iki hamamdan biridir. 15. yüzyılda yapılan bu hamam günümüzde Ulusal Sanat Galerisi olarak kullanılmaktadır. İki kubbeli hamam, içerisinde sergilenen koleksiyon 18. ve 19. yüzyıllardan kalma eserler içermektedir.

Pella Meydanı’nda yer alan Makedonya Takı son dönemlerde inşa edilmiş yapılardan biridir. Makedonya’nın bağımsızlığının 20. yılı anısına açılan takı, 193 metrekarelik bir mermerden yapılmıştır. 21 metre yüksekliğindeki yapıda ki Tak üzerinde Büyük İskender tasvirleri bulunmaktadır. Tak içerisinde iç bölümler, asansör ve merdiven kısmı ile bir hediyelik eşya mağazası da bulunmaktadır.

Bey Kulesi, 17. yüzyıldan kalma 14 metre yüksekliğinde bir kuledir. Üsküp merkezdeki en eski yapı olan Bey Kulesi, 1.5 metre kalınlığında duvarlara sahiptir ve savunma amaçlı kullanılmıştır. Savunma amaçlı kullanıldığında Türk bir aristokrata ait olduğu düşünülmektedir. Geziniz boyunca devam ettiğinizde 16. yüzyıldan inşa edilen Saat Kulesi Üsküp’ün simgelerinden biridir. Namaz vakitlerini takip etmek için saat kulesine ihtiyaç duyulan dönemlerde yapılan bu kule, Osmanlı İmparatorluğu’nda inşa edilen ilk saat kulesi olması nedeniyle oldukça önemlidir. Kulenin saat kısmı Macaristan’dan getirilmiştir. 1963 yılında yaşanan depremden sonra orijinal saat kaybolduğu için günümüzdeki saat İsviçre’den getirilmiştir.