bir mesleği ve ünvanı olmayan adam

bir adamla tanıştım. merak etmedim mesleğini ve nerede doğduğunu. pek fazla konuşmadık. durgun saçlarını bulutlara bağlamış ve düşünceliydi adam. dağlara gözlerini bir daldırmış bir daha çıkaramamıştı. rüzgarı kardeş edinen birisiyle ilk kez karşılaşıyordum. konuşsam bozulacağından korktuğum bir büyü tüm göğsümü ele geçirmişti. uzun uzun ve kaçamak bakışlarla izledim onu. olmak istediğim her şey karşımda bulutlara karşı oturmuş, uzun saçlarında ayak bastığı toprakların hikayelerini biriktirmiş öylece duruyordu.

onunla ilk kez yıllarımı bir an durup da “ben ne yapıyorum” demeden harcadığım eğitimim sonucunda edindiğim işimden çıkıp yorgun gözlerle sürüklenirken bir sonraki varış noktama, marmaray’ın ayrılıkçeşme durağında asansörün önünde karşılaşmıştım. karısı ve çocuk arabasındaki kızıyla bu dünyaya aitlerdi tam olarak. “bu dünyaya ait değillerdi” gibi bir klişeyi kullanmak istemedim, çünkü görseydiniz, bu dünyaya ait olmayanın etrafındaki yüzlerce insan olduğunu söylerdiniz. ne hissettim o an diye tam iki yıl sonra dün sordum ilk kez kendime. cevabı keskin bir şekilde kalbimde yankılandı, imrenmiştim. öyle imrenmiştim ki hayatımda hiçbir şeye bu kadar imrenmemiştim.

yirmi dokuz yılımı bu dünyada sürükledim peşimden, sürükledim diyorum çünkü yaşamadığımı farkediyorum. sınavlar, eğitimler, kitaplar, eylemler, sloganlar, düşüncelerle geçen yirmi dokuz yılı bir çırpıda silip atmama sebep olmuştu adam. az önce twitter’da yazdım: “ yanlış olduğunu anlamak için bir yolda çok uzunca yürüdüm. artık size bu yolun yanlış olduğunu söyleyebilirim. ve bazen doğru yollara girebilmek için yanlış yollarda uzunca yürünmesi gerektiğini.” yürüdüğüm yirmi dokuz yıllık bu uzun ve yanlış yol beni tam da onun karşısına çıkarmıştı ve bunun için ödenmesi gereken ufacık bir bedel bu.

bu yazı bir yere bağlanacak mı diye bekleyenler olabilir, hayır bağlanmayacak. bu tam olarak bir hikayenin önsözü olacak ve böyle yarım kalacak. hikayeyi yazmaya yeni başlıyorum.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Drizzt’s story.