İtidar kirletmekle mi kalır…

İktidar insanı sadece kirletmiyor ahmak da ediyor. Erki ele geçirenler (muktedir olan) dünü, dünde yaşananları unutuyor. 
İktidarın sonsuz, sınırsız kendilerinin elinde kalacağını sanıyor…
Bırakın tarihi, televizyon dizilerinden herkesin bildiği tanıdığı Kanuni Sultan Süleyman’a kadar gitmeyelim. 
Gördünüz değil mi? 
Ne taht kaldı ne Osmanlı…
O Süleyman’dan, Çoban Süleyman’a gelelim. 
Kaç gitti, kaç geldi bilen yok. 
Başbakanlığı tahterevalliye çevirdi… 
Türkiye siyasetinde 40 yıl gibi bir rekorun sahibi. 
Sonra diğerleri… 
Özal, hiç gitmez sandığı da tanrı şefkatli kollarını açıp yanına aldı.
Çocukları har vurup harman savurdular, şimdi meteliğe kurşun atıyorlar.
Oysa varı var, yokluğu hiç bilmediler; babaları başbakan, cumhurbaşkanı olduğu sürece. 
Sonra 12 Eylül Faşist Darbesinin Generalleri, kendilerini kurtarıcı, kahraman ilan ettiler, adlarını verdiler, okullara sokaklara, meydanlara. 
Şimdilerde lanetleyerek, “o büyük kurtarıcıların” adını söküyoruz yazılılı olduğu her yerden… 
İktidardayken ne kadarda güçlü gözüküyorlardı, astıkları astık, kestikleri kestik, her sözleri kanundu… 
Başlarına geleceği bildiklerinden hukuksal hokkabazlığa başvurdular, kendilerine özel değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez yasalarının koruması altına aldılar.
Yetti mi?
Gün doğdu, devran döndü…
Korkup, göstermelik yargıdan bile kaçtılar, ölü taklidi yaptılar hastane yataklarında. 
Yarın ne olur?
Gemiciklerin yüzeceği deniz bulunmaz. Çalınanların pay edilmesi kavga dövüş olur. Gelen söver, giden söver.
En kötüsü. Tarih aşüfte zamanın oyununa gelenleri bir güzel yazar… 
Yedi ceddi utanır…

Hasan KAYA
17 Nisan 2016 Pazar

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.