Yeni mezun arkadaşıma bir kaç not

Son zamanlarda bir çok üniversite öğrencisi ve yeni mezun arkadaşlarla çeşitli konularda iletişim kuruyoruz, zira çevremde de bir çok arkadaş var. Kendim de 2013 yılında lisansı bitirmiş hali hazırda yüksek lisansları devam eden bir öğrenciyim. Gerçi ben hayat boyu öğrencilik mesleğini sürdüren biri olarak bu halimden fazlaca memnunum.

“Benim şahsi fikrim”, insan hayatındaki tüm öğretilere 100 birim dersek sadece derslere girilip çıkılan bir lisans hayatının bundan sadece %5' lik bir pay yani 5 birim aldığını düşünüyorum, daha açık konuşmak gerekirse lisans eğitimi bu şartlarda (çok çok az üniversite ve bölüm hariç) hiç bir şey ifade etmiyor. Bu 4 yıllık eğitim süresince kendini geliştiren, öğretilenlerin dışına çıkıp yeni konular öğrenen, araştırmalar ekstra projeler yapan, kulüp faaliyetlerinde aktif görev yapan, ileri seviyede yabancı dil öğrenen öğrencilerin dışında kalanlara maalesef çok üzülüyorum. Kaybedilmiş koca bir 4 yıl. Daha yolun başında iseniz bu söylediklerimden fazlaca mesaj alacağınızı umuyorum. En kötü ihtimalle udemy.com gibi bir çok velinimet var, bunları değerlendirelim. :)

Genel olarak yeni mezun arkadaşlara şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum, özellikle bu dönem de yaşanan ekonomik durumları göz önünde alarak, çok büyük beklenti ve hayallere kapılmamalı. Maaş miktarı ilk önceliğiniz olmamalı, ilk işte kesin sınırlar olmamalı. Konfor alanı geniş, basit işlerden uzak durmalı. Şayet ne istediğimizi, hangi konuyu sevdiğimizi biliyorsak pekala olabilir ama çok fazla derin ve spesifik işler seçilmemelidir. Bazı konular tecrübe edilerek, gözlemleyerek çözülebilir. Onlarca bileşenden birinde uzmanlaşmanın faydaları olabildiği gibi riskleri daha fazladır, yıllarını orada geçirdikten sonra geriye dönmek zor olabilir. O yüzden başta geniş iş tanımları sektöre ve mesleğe dair sizi oldukça bilinçli ve tecrübeli yapar. İnsanların 30 yaşına kadar zorluklarıyla, hatalarıyla, kayıplarıyla bir süreç geçirip, bir çok konuda çok fazla beklenti içinde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında ise artık şartların değil isteklerinizin ağır basması gerekir.

Sanırım bu sürecin en kötüsü de zorda kalındığı için herhangi bir işe girmek, çok fazla zaman kaybetmeden süreç normale döner dönmez, istediğiniz sevdiğiniz bir işe yönelin. O an paraya ihtiyacı olduğu için muhasebe işine girip de yıllarca mutsuz insanlar gördüm.

Bir diğer mevzuda çalışacağın şirketi seçerken küçük şirket büyük şirket veya plaza şirketi apartman dairesi şirketi seçimi. Bu konu tartışmaya çok açık, her tarafın avantajları ve dezavantajları var. Ben şahsen zoru seven biri olarak, çok daha fazla başlıkta daha çok şey öğreneceğim, daha çok tecrübe edip daha çok iş yükü olan bir ortam seçerdim. En azından ilk 2–3 yıl bu şekilde başlardım. Sonrasında gözlemlerime göre hareket ederdim.

Yazıyı düzenlemek, hataları düzeltmek için baştan okumuyorum, -de ekine çok takılmayın, profesyonel hazırlanmış bir yazı değil, anlık şahsi düşüncelerim, mesajlar daha değerli, kolaylık diliyorum :)