Gelecek İçin Halkın Bilinçlenmesi ŞART!

--
--
Jul 21, 2017 · 2 min read

Gençler her ne kadar çok girişim yapmaya çalışsa bile genellikle ya çevreleri yada aileleri yüzünden girişimlerini sürdüremiyor. Geleceğim Steve Jobs’ı sırf ailesinin dediği “Çocuğum bunlar boş iştir.” demesi yüzünden belki de hikayeleri başlamadan bitiyor.

Girişimcileri her ne kadar çok geliştirmeyi çalışsak da ülkemizde daha çok girişim çıkartamıyoruz. Bunun nedeni ise halkın bilinçsizliği. Halkı bilinçlendirecek şeyler yapabilirsek daha çok girişim daha çok yenilik yapabiliriz.

Haberlerde girişim haberleri yayınlansın. Yatırımlar dönsün, icatlar çıksın hatta kadınların kurduğu yaptığı veya yapabileceği şeylerden bahsedilsin.

Artık yemek programları, evlilik programları ve saçma yarışmalar yerine sanat programları veya yarışmaları, girişim programları veya yarışmaları, yenilik yapmak veya yapanlarla röportajları vs gösterebiliriz.

Hatta yapılabiliyorsa Webrazzi Summit gibi işleri TVden yayına versinler canlı olarak. Bu şekilde halkı bilinçlendirebiliriz.

Şarkı yarışmaları olmadan önce Türkiye’de bir miktar şarkıcı varken günümüzde O Ses Türkiye gibi şarkı yarışmaları sayesinde onlarca belkide yüzlerce şarkıcı çıktı açıkçası çoğunun adını dahi bilmiyorum. Sadece şarkısından tanıyabiliyorum. :)

O Ses Türkiye gibi kuruluşların Türkiye de müzisyen oranını ciddi şekilde yükselde biliyorsa bunun bir benzerini teknoloji içinde yapalım. Ancak çok cafcaflı olmalı çünkü dandik bir programı kimse takip etmiyor ne yazık ki.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip ERDOĞAN ve diğer siyasi liderlerimiz teknoloji ile ilgili destek verici ve teşvik edici konuşmalar yapmalı. Bu şekilde teknoloji ile işler çıkabilir ve girişimsel olarak büyürüz. Bu işsizliğe bir nebze çözüm olabilir. Halk işsiz ve bilinçsiz.

Muhabbet ve sohbetlerimiz arasında teknolojiyi geçirmeliyiz. Gazetelerde, e gazetelerde, radyolarda televizyonda olduğu gibi içerikler girilmesi gerekir.

Bill Gates’in dediği gibi “Content is King” yani “İçerik Kraldır”

Şu zamanlardaki pazarlama trendinde oyunlaştırma var ki, Yemek Sepeti’nde bile bu oyunlaştırma var. Yemeklere veya siparişlere göre puan kazanıyorsunuz. Bunun bir benzerini ülke için kullanabiliriz. Teknolojik iş yapanlar daha az vergi verebilir. Sallıyorum başka şeyler de olabilir tabii ki, etraflıca oturup düşünmek gerekir.

Filmlerde ve dizilerde teknoloji, girişim, sanat vurgu yapılmalı. Recep İvedik’in bağırması yerine Recep İvedik’in yere çöp atan bire kızıp bağırması veya Cem Yılmaz’ın esprilerinin arasında azıcık da olsa sanat veya yenilik, teknoloji barındırması olabilir.

Aşk dizilerinde veya diğer dizilerde yine aşk yaşansın ama birde bu taraftan yaşansın. Konusu değişmesin sadece insanların yaptığı işler değişsin. Bir aşk dizisinde adam kasapsa, işini büyütmeye çalışan bir kasap olsun. Veya içinde bir miktar sanat barındıran çevreci bir kasap olsun. Ama bunları yaparken saçma, alaycı ve boş bir şey gibi değilde gerçekten ciddi bir iş gibi yapsın. Buradaki vurgu çok önemli. Alaycı anlatırsa halk alaycı yapar ve hiç umursamaz.

Hani korku filmlerinde sıkça görürüz “Tamamen gerçek olaylara dayanmaktadır.” Bazı filmlerde de bu yazı çıkabilir.

Eğitim sisteminde Edison lambayı buldu gösterilirken neden Nevzat Aydın Yemek Sepeti’ni kurdu gösterilmiyor. Bunlar ders olarak gösterilebilir. Çok sevindiğim şey ise okullarda kodlama gösterilmesi. Harika bir şey. :)

Her ne olursa olsun insanları bilinçlendire bilirsek. Her şeyi yapabilirsiz. O gördüğünüz yabancı girişimlerden belki daha iyilerini bile yapabiliriz. Ancak bunu tek başımıza yapamayız, anlayan insanlar olmadan daha iyilerini yapamayız.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade