Toplumsal Psikolojinin Davranışlara Etkisi

Korkularımız, meraklarımız ve utancımız gibi diğer bir çok duygumuz bireysel ve toplumsal olarak değişiklik göstermektedir.

Merhabalar gözlemlerime dayanarak yine bir yazı ile karşınızdayım.

Bireysel düşüncüler ve toplumsal düşünceler apayrı bir fark var. Bir insan tek başına doğru saydığı şeyi doğal olarak doğru kabul eder. Aynı şekilde o birey toplumun içindeyse toplumun etkisi altında kalır. Aynı sürü psikolojisi gibi.

Bu olay davranışlarımızı da etkilemektedir.

Bu olaya birkaç örnekle açıklayacağım;

Küçük bir çocuk bir köpeğin yanına koyarsanız muhtemelen onunla oyun oynamaya başlayacaktır. Aynı çocuğa köpeklerin kötü varlıklar olduğunu söyleyen anne, babası ve çevresi olduğunda bu çocuk ile aynı köpeği karşı karşıya getirirsek bu sefer bu çocuk köpekten ya korkacaktır ya da köpeğe şiddet eğiliminde bulunacaktır. Bu olayın böyle olmasının sebebi toplumsal etkidir.

Örneğin ayıplama kavramını ele alalım. Aborjin yerlilerinin kadınları üstsüz dolaşabilmektedir. Çünkü aborjinlere göre bu olay ayıplanacak bir şey değildir. Öte yandan biraz daha “modern” bir toplumda ise buna ayıp denilmektedir.

Topluma bağlı olan her birey toplumdan etkilenmektedir. Bu olay kimine göre kötü kimine göre de iyidir.

Toplumsal psikolojinin davranışlara etkisini şu deneyle görebiliriz.

Belli bir gruba, elinde süt olan birinin videosunu bir süre izletin. Belli bir süre sonra aynı videoyu elindeki süte sansür konmuş bir şekilde izletin ve bu grubun içindeki birkaç kişinin elindeki şeyin kötü olduğunu vurgulamalarını söyleyin. Muhtemelen toplum elindeki sütün kötü olduğuna inanacaktır. Bu sebeple hayatlarından sütü çıkartabilme konumuna kadar gelecektir.

Bir gün bir kısa film izlemiştim. Bu kısa film köyde yaşayan çocukların korkunç olayların döndüğü yere gidip keşfetmelerine orada oyun oynamalarına dayanan bir filmdi.

Filmde çocuklar mağaraya girerler ve orada oyun oynarlar. Oradan çok korkan bir çocuğa bir arkadaşı arkasından yaklaşarak korkutur. Bu korkudan hemen bayılır o çok korkan çocuk. Korkutan çocuk ise arkadaşlarını ve ailesini çağırır çocuğu hemen hastaneye götürürler. Artık toplum o mekanın iyice paranormal olayların döndüğünü öne sürer ve iyice korkarlar. Ve film biter. Devamının olmasını isterdim doğrusu neyse..

Aslında gerçek paranormal olaylardan ziyade birinin birini korkutmasından ibaret. Ancak toplum bu olayı bilmediğinden bu mekanda kötü şeylerin döndüğünü düşünmekte oldular. Muhtemelen bir daha oraya gitmek istememişlerdir.

Kısacası toplum her şeyi değiştirebilecek kadar güçlü bir oluşumdur.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.