“Ama ben seni çok özleriiim.”

Kıvanç Ergun
Apr 28 · 1 min read
Image for post
Image for post

Yine bir gün Runfire Salt Lake Ultra Trail‘deyiz, tuza bulanmamıza ramak kalmış. 2019’un Ağustos’u…

Koşudan bir gece önce 12 kişilik çadırımızda son hazırlıklar içerisinde herkes. Sabah 07:00’da koşmaya başlayacağım ve gece uyuyamayacağıma da adım gibi eminim.

Defne geldi bir ara yanıma, “Yarın kaç kilometre koşacaksın?” dedi, ben de “80 km” diye cevap verdim. Atlayıverdi boynuma ve “Ama ben seni çok özleriiim.” diye çığlık attı adeta.

“Yahu çok uzun mesafe bu, antrenman yaptın mı doğru dürüst?” demedi.
“Heyecanlı mısın, değil misin, hiç mi değilsin, insan mı değilsin, nesin?” demedi.
“Bak sakatlanırsan karışmam.” demedi.
“Yiyeceğini, içeceğini planladın mı, ayılıp, bayılma.” demedi.
“Yine mi sandaletle koşacaksın. Yazık o ayaklara.” demedi.

Çok ‘basit’ bir laf etmişti; sadece “özlerim” demişti. Neredeyse 1 yıl geçti aradan ve söylediği hiç çıkmıyor aklımdan çünkü işte tam da buna ihtiyacımız var aslında; bu saflığa, bu netliğe, bu basitliğe, bu güvene, bu sıcaklığa, bu hesapsızlığa, bu pazarlıksızlığa, çocuk gibi düşünmeye, çocuk kadar düşüncesizliğe…

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch

Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore

Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store