“NEFES ALAMIYORUM”
Amerika’da siyahilere yönelik şiddet ve baskı, siyahilerin ikinci sınıf insan olarak görüldüğü 1960 yılları öncesini hatırlatan görüntülerle devam etmekte.

17 Temmuz 2014’te New York’ta polis tarafından boğularak öldürülen siyahi Eric Garner’in son sözüydü “nefes alamıyorum”, İngilizcesi ile “I can’t breathe”. Bu söz, ABD’de siyahilere yönelik ırkçı saldırıların sloganı haline geldi.

Garner’ın yaşamını yitirdiği görüntülerde başında 5 polis görünüyor. Direniş göstermemesine rağmen kelepçe takarken boğazına ve göğsüne bastıran polisler Garner’ın boğularak ölmesine sebep oldu.

Olayın ardından Amerika sokakları, siyahisinden beyazına, Hristiyan’ından Müslüman’ına bir çok protestocunun ortak sloganıyla doldu: Nefes alamıyorum.

Protestocular sessiz yürüyüşlerinde sadece Amerikan polisi tarafından boğularak öldürülen siyahi Eric Garner’ın değil, Garner gibi Amerikan polisi tarafından haksız yere öldürülmüş tüm siyahilerin ve tehdit altındaki kalanların yasını tuttu, öfkesini yansıttı.

Garner gibi geride kalanlar da nefes alamıyordu. Çünkü üzerlerinde yaşadığı ülkede hâlâ sürmekte olan ırkçılık, sadece Garner’ın değil hepsinin boğazına baskı yapmaktaydı.

Eylemcilerden bağzıları, bu sessiz öfkeyi yansıtmak için ağzını üzerinde “nefes alamıyorum” yazılı bantlarla kapattı. Çünkü sözün ve nefesin bittiği yerde elde kalan tek şey öfkeydi.



Duvarlar üzerinde Garner’ın resmi olan ve “nefes alamıyorum” yazan afişlerle kaplandı.

Protestolar haftalarca sürdü. Liseler arası baskerbol turnuvasına katılan Mendino Lisesi Kız Basketbol Takımı, maça “nefes alamıyorum” yazılı t-shirtle çıktı.

Aynı turnuvaya Notre Dame lisesi kız öğrencileri de “nefes alamıyorum” yazılı t-shirtleri ile çıktı.

Üniversite basketbol turnuvaları da benzeri görüntülere sahne oldu. California ve Georgetown Üniversitelerinin basketbol takımları oyunlarına “nefes alamıyorum” yazılı t-shirtlerle çıktı.


NBA oyuncuları da Garner’ın ölümünü protesto edenler arasındaydı. Ünlü oyuncular maçlarına “Nefes alamıyorum” yazılı t-shirtlerle çıktı.

Boksun şampiyonları da protestoya destek verdi. Adrien Broner ve Andre Berto, “nefes alamıyorum” yazılı t-shirtleri ile basına kareler verdi.

Garner’ın ölümü ve bu protestolar toplumun herkesimini bir araya getirdi sanmayın. Protestolar sırasında bir grup ırkçı sokaklara “nefes alabiliyorum” ve “New York polisine teşekkürler” yazılı t-shirtlerle çıktı.


Ancak polis tarafından kameral önünde katledilmiş bir siyahinin arkasından dahi bunu yapabilen bu ırkçı gruplar, baskı ve şiddet karşısında nefes alamayanların ne mücadelesi ne öfkesini engelleyebilir.
Çünkü bizim tek istediğimiz şey, nefes almak.
