Pat Pat Pat, Şap Şap Şap

Mustafa Kuş
Aug 8, 2017 · 3 min read

Radyonun sesi boğuk boğuk geliyordu. Birazcık da cızırtılıydı. Daha fazla dayanamayan babam radyoyu değiştirdi. Kral efem diye bir kanal, 'Mehmet'in Gezegeni başlıyor' müziği çalıyordu. Babam da Hala yaşıyorsun mu bush? Severim ama dursun bakalım. ' Diyerek, onu dinlemeye başladı. Beneda başuyayım kardeşimle ilgilenmek ve ayaklarını uzatmak arkaya geçmiş. Bu durumdan dolayı büyük zevk alıyordum aslında. Önemli biriydim çünkü ben. Öyle olmasa önde oturmazdım. Çünkü hepinizi önemliler edelim. Bazen, arabayla misafirleri ya da bir tanıdıkları yere bırakacağımız zaman ben öne binmek için adım attığımda babam 'Dur, oraya amcan oturacak.' derdi. Birini öldürmek önemli kişileri oraya oturtuyorlar. Bir keresinde de halam öne bindiği için annem babama gözlerini açarak sinirli sinirli kafasını sallayıp ve tavır almıştı. Sonradan da babama bir sürü şey demişti. Ben sadece bunun için önemli olan şeylerin ve diğerlerinin komşularımızı ve çevredeki insanları da başlarım de herkes önem veriyordu bu konuya. Bence bunun için yetkili birileri yapılabilir. 'Ön koltuk oturtma müdürü' gibi bir şey.

Ben bunları düşünürken bayağı gitmiştik. Babamda hızlı sürmeye başlamıştı. Yandan arabaları fuşuk fuşuk sesleri çıkararak geçiyorduk. Sonra birden babam ‘A ha’ dedi. Elini tam ortamızda bulunan dik sopaya götürdü ve onu geriye doğru çekti. Bununla oynamayı çok seviyordu babam. Ne zaman araba sürse hep onla oynardı. Ben de oynamak isteyince elleme diyordu. Hiç paylaşımcı değil. Halbuki bana da oyuncaklarımı kardeşimle paylaşmamı söyler. Neyse, sonra elini direksiyonun yanındaki çubuğa götürerek onu yukarı doğru itti ve araba yavaşlayarak yolun kenarında durdu. ‘Güzel gözüküyorlar. Haydi gel de bir bakalım, alalım.’ dedi babam. Arabadan aynı anda indik. Sıcak bir anda yüzüme vurdu. Arabanın içi soğuktu ama dışarısı sıcaktı. Çünkü, güneş arabanın içine giremediğinden orası sıcak olmuyordu. Sonra babam yavaşça ilerde küçük bir kulübeye doğru ilerledi. Değişik bir kulübeydi. İçinde yeşil siyah çizgili bir de sarı sarı büyük bir şeyler vardı. Bir tanesi de dışarda duruyor, üstünde de bıçak batırmışlardı.

‘Ne kadar kilosu?’ diye sordu babam. Kulübenin içinde duran ve daha önce hiç görmediğim bir adam çıktı ve ‘500 bin abi’ dedi. Babam da ‘İyi iyi, bir seçeyim bakayım.’ dedi ve yavaşça zaten kıvrılmış olan gömleğinin kollarını biraz daha kıvırarak kulübeye doğru ilerledi. Ben de peşinden gidiyordum ama mesafemi koruyordum. Sonra birden ‘şap şap şap, pat pat pat, hoop, hmmmm, pat pat pat’ sesleri gelmeye başladı. Babam, ciddi ve bilgin bir şekilde ‘Şunu da ver bakayım’ dedi. Sonra tekrar ‘pat pat pat, şap şap şap’ sesleri başladı ve seslere bir başkaları daha eklendi. Kulübedeki adam da babam gibi vuruyordu o şeylere. Hepsine aynı şekilde vuruyor, kucağına alıp bastırıyordu. Çok dikkatlilerdi. Bir şey aradıkları çok belliydi ama bu aradıkları şeyin sesini tanıyorlardı. Çıkan seslerden onu tanımaya çalışıyorlardı galiba. Birden ‘Hah! İşte bu!’ dedi babam. Adam onu babamın elinden alıp, iki kovadan birine onu, öbürüne de demirden oyuncaklar koydu ve ‘5 kilo abi’ dedi. Babamda ‘Tamam, koy poşete.’ diyerek, cebinden bana oyuncak için lazım olduğunu söyledikleri şeyden çıkardı ve adama verdi. Poşette ki yeşil ve siyah çizgili şeyi alıp arabaya doğru giderken bana da ‘Haydi atla arabaya.’ dedi. Bende nasıl atlayacağımı düşündüm önce, sonradan ‘Bin haydi’ diye bir ses duyunca arabaya bindim. Bu binle adamın dediği bin aynı şeyler miydi diye düşünürken kucağıma o koca yeşil siyah çizgili şeyi koydu babam. ‘Sıkı tut onu. Sakın düşmesin.’ dedi. Ben de bu kadar değer verilen şeyin önemli bir şey olduğunu düşünerek ve önde oturmanın verdiği özgüvenle ona sarıldım. Babam da tekrar o çubukla oynamaya başladı ve arabayla hızla ilerleyemeye başladık.

'Karpuzu denize koyarız, yarım saate buz gibi geliyor.' Dedi babam. Herhalde bu yeşil şeyin olduğunu ismiydi. O da tumle denye geliyordu. Hem bana da arkadaş olur, denizde de yüzeriz onunla diyerek ona daha da sarıldım ve 'Merhaba karpuz. Seni asla bırakmayacağım. ' Dedim.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade