Çatal Çeşme isminin nereden geldiğini, kayıp bir dereyi ve değirmeni keşfimiz

KÜTOPYA
6 min readJun 11, 2024

--

Tarih boyu Kütahya’yı bir çay ikiye bölerdi. 50 yıldır ismi bile anılmayan, yeni nesillerin duyunca şaşırdığı, Evliya Çelebi’ye konu olmuş, Matrakçı Nasuh’un çizdiği “Kapan Çayı”. Biz bu çayı çok andık, çok görselleştirdik. 3 yıldır Kütahya’da bu unutulmuş akarsuyumuz konuşulur oldu.

Eski bir Kütahya haritası. Kütahya’da anket yapılsa %95 oranında kişi “bu ortadan akan su nedir?” diyecektir.

Bu çay Kırklar bölgesinden şehre girer, Sultanbağı’ndan geçer, Şengül Hamamı önünden Dönenler’e gider, Dönenler Mevlevihanesi ile Ulu Cami arasından bugünkü Osmanlı Caddesi’ne girer, Analıca Mescid’ten Balıklı’ya yollanır, oradan Meydan Cami’ne ve Fettah Söğütleri’ne gider, sonra da Felent Çayı ile buluşurdu.

Sultan bağları. Solda İç Kale ve Hoşafçı Bendi. Sağda Hıdırlık Mescidi. Ortada Sultanbağı mahallesi.

Jeolog arkadaşımız Mustafa Sözer, Kapan Çayı’nın güzergahı ile ilgili Google Earth’ün 3 boyutlu simülasyonu üzerine konuşurken bir noktaya dikkat çekti. Ona Kapan Deresi’nin nasıl dağı şekillendirdiğini söylediğimde akarsuların bu şekilde izler bıraktığını onaylarken yanındaki Acem Dağı’nda da aynı şeklin bulunduğunu söyledi. Yani burada da bir dere olabilirdi. Ben de eğer burada da bir su varsa nereye gider diye baktığımda Kapan Deresi ile tam Çatal Çeşme’nin önünde kesiştiğini gördüm.

Sağdaki zaten bilinen Kapan Çayı. Soldaki sonradan keşfedeceğimiz dere.

Çatal Çeşme önceden beri çok sevdiğim bir bölgedir. Buradaki muazzam çınarı hem çok severim, hem her Sultanbağı fotoğrafında önce burayı ararım. Hem de burası ikonik bir sınırdır.

Fotoğraflar: Abdullah Reha Nazlı

Tarihte Kütahya’nın yerleşimi burada biter, sazlıklı, göletli, sulak bahçe burada başlardı. Çatal Çeşme’den öncesi şehir, sonrası bahçe idi.

Şehrin sonu. Çatal Çeşme’den sonrası meşhur “Sultan bağları”

Google Earth’de çizdiğim dere izlerine bakınca bir epifani yaşadım. Bu iki dere bir çatal oluşturuyordu. Kütahya’da bu şekilde görüntülere çatal derler.

İki dere bir “çatal” oluşturuyor

Ben küçükken kitabevimiz Uzun Zeybek Sokak’ta idi. Telekom’dan aşağı yol bu şekilde ikiye ayrılırdı. Oradaki camiye halk arasında bu sebeple “Çatal Mescid” denirdi. Esas ismi Servi Cami’dir. Çatal Çeşme isminin buradan geliyor olabileceğini düşündüm. Delillerin gelmesini beklemeden simülasyona bu ikinci dereyi ekledim. Çok güzel bir görüntü oluşturdu.

Çatal Çeşme’den tarihi yol sizi yukarıya atar. Vardığınız yer eski Azionai yolu, bugün Gediz Caddesi. Aynı zamanda kalenin Yük Kapısı girişi.

Neredeyse bir yıl sonra Sultanbağı’na odaklanmışken eski fotoğrafları kurcalıyorduk. Sultanbağı’nda değirmenler olduğunu biliyor ama nerede olduğunu bilmiyorduk. Aklımızın bir köşesinde bu bilgi duruyordu. Fotoğraflarda Çatal Çeşme civarına bakarken İsmail (Germiyanoğlu) değirmeni görüverdi.

Arkasında Kütahya’daki su değirmenlerine özgü ahşap mekanizma ile bariz bir değirmendi. Benim ilk baktığım ise suyun yönü idi. Evet, Kapan Deresi’ne doğru değil Acem Dağı’na dönüktü. Yani gerçekten burada ikinci bir dere olması lazımdı. Heyecanla oraları keşfe gittiğimizde gördüğümüzün doğru olduğu ortaya çıktı. Sokağın ismi “Değirmen Sokak”tı. Ahali bilgiyi doğruladı. Buralarda bir zamanlar değirmen vardı.

Dere ya “Değirmen Sokak” altından akıyor, ya “Yeşil Sokak” altından ya da “Bahçe Sokak”tan. Bir gün tam yerini de keşfedeceğiz.

Yani gerçekten yukarıdan gelen bir dere ile Kapan Deresi bir çatal oluşturuyordu. Tam buraya bir çeşme yapılmıştı, sonra bir mescid. Çatal Çeşme ve Çatal Çeşme Mescidi.

Fotoğraf: Abdullah Reha Nazlı

Bu arada Kütahya’da bir “Değirmen Sokak” daha olduğunu önceden biliyorduk. Aksu’daki değirmenlerin isimlerine kadar biliyoruz, Yakupoğlu 30'dan fazla resimlerini çizmiş. Sultanbağı’nda en az bir, Kırklar bölgesinde de birkaç tane daha değirmen olduğunu duyuyorduk. Ama 100 yıllık fotoğrafta bulduğumuz dışında tek delil yoktu.

Bugün üzerinden “Beşikkaya Caddesi” geçen bir su değirmeni. Beşikkaya’daki 11, Aksu’daki 17 değirmenin neredeyse isimlerine kadar biliyoruz.

Simülasyona bu şekilde ekledim. Ve sonradan yıllar önce Kütahya’daki ıslah edilmiş ya da kapatılmış dereleri gösteren bir harita bulduğumuz aklımıza gelebildi. O zamanlar bu konuyla az ilgileniyorduk. Tek bildiğimiz “pek çok derenin kapatıldığı” idi. Detayları fark etmemiştim.

Çatal Çeşme

Zor bir süreç sonrası haritayı buldum. Gerçekten de Sultanbağı’nda iki dere vardı. Biri kapatılmıştı, birinin üstünden yol geçiyordu. Bizim keşfettiğimizin adı “Kırklar Deresi” idi. Kırklar Dağı’ndan geldiği için bu isim verilmişti anlaşılan.

Kırklar Deresi ve Kapan Deresi, Çatal Çeşme önünde çatal oluşturarak birleşiyor ve Kapan Çayı’nı meydana getiriyordu. Belgeselini de çekerek yayınladık.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ıslah edilmiş dereler haritası

Şunu diyebilirsiniz; “Baştan bir harita tüm dereleri gösteriyormuş, neyi keşfetmiş oldunuz” Çoğu zaman bu sonradan apaçık delillere ulaşılmıyor ya da olması gerektiği halde kaybolmuş oluyor. Üstelik simülasyon bize değirmen, dere, mescid, çeşme, sokak ve bunların isimlerini de içeren koca bir hikaye, eskinin ikonik bir noktasını vermiş oldu. Simülasyonun gücü, hikayeyi göstermesi.

Fotoğraf/Fotomontaj: Abdullah Reha Nazlı

Aklımda şöyle bir süreç şekillenmeye başladı;

  • Kütahya’da çevre antik şehirler, kale, kale kapıları ve coğrafyaya göre yollar şekillenmiş.
  • Bu yolların üzerinde su çıkan işlevsel noktalara çeşmeler yapılmış (örneğin Çatal Çeşme)
  • Evlerde su olmayan binlerce yıl, bu çeşmelere kolay ulaşım önemliymiş. Evler bu çeşmelerin etrafına yapılmış.
  • Mescitler bu çeşmelerin yakınına yapılmış. Hem evlerin çok olduğu bölgenin merkezi olması hem de abdest gibi durumlar nedeniyle. (örn. Çatal Çeşme Cami)
  • Önemli camilerin bir kısmı bu mescitlerin camiye dönüştürülmesi ile ortaya çıkmış. Cumhuriyet sonrası neredeyse tüm mescitler camiye çevrilmiş. (örn. Öksüz Oğlan, Çinili Cami vs.)
  • Tarihte en büyük camilerin bir kısmı küçük camilerin büyütülmesi ile ortaya çıkmış. (örn. Yeşil Cami)

Yani önce cami, sonra çeşme zannediyoruz. Oysa bu modern dünyada geçerli. Tarihte önce çeşme, sonra etrafına her şey şekillenmiş. Kütahya’daki bazı camiler de isimlerini çeşmelerden alıyor. (örn. Soğuk Çeşme Cami, Çukur Çeşme Cami vs.)

Çatasl Çeşme, Çatal Çeşme Mescidi ve önündeki çınar. Sultanbağı’nda rastgele sokak ismi yok gibi. Üzüm Sokak, Çınar Sokak, Kavak Sokak, Sultan Sokak… Fotoğraf: Abdullah Reha Nazlı

Mahalleli Çatal Çeşme’nin yanındaki çamaşırlıkta bir çift oluk olduğu için “çatal” ismi verilmiş olabileceğini söylediyse de bu fikri beğenmedik. Ortada kayıp bir dere vardı ve delil üstüne delil yoluyla ulaştığımız sonucu not düştük. Gelecek neslin asla ulaşamayacağı, kaybolan bilgiler arasından Çatal Çeşme ismini not düşmüş olduk.

Bu projede üç yıldır şunu fark ediyorum. Tarih yaşandığında değil yazıldığında tarih halini alıyor. Ne not düşsek gerçekten daha kısa bir şekilde bizim oluşturduğumuz grafiklere, videolara, yazılara ulaşılıyor. Ve bunları hazırladıktan sonra pek çok kez paylaşılıp artık gerçek oluyor. Yeni kaynaklarda bizi kaynak bile göstermeden bu şekilde anlatılmaya başlanıyor. Yani her yazdığımızın, keşfimizin, ilhamımızın sorumluluğu çok büyük.

Çatal Çeşme Mescidi. Kapan Deresi’nin Balıklı bölümü 70'lerde, bu kısmı 90'larda kapatılmış

Projeyi 50 yıl önce yapsak her detay duruyor olurdu. Mescitler, konaklar, eserler… Küçük bir sokak ya da mescit isminden büyük bir ilham çıkarmak gerekmezdi. Ama o zaman da bu simülasyonu yapacak teknolojimiz olmazdı. Gelecek nesilde daha iyi teknolojiler olacak ama bizim bulduğumuz her gün kaybolan bilgileri bulamayacaklar. Yani bu projeyi yapmak için şansı olan ilk ve son kişiler bizleriz.

Abdullah Reha Nazlı
11.06.2024

--

--

KÜTOPYA

Kütahya'nın tüm tarihi katmanlarını çalışarak simülasyon haline getiriyoruz. *gönüllü ve bağımsız bir proje