Şevket Altuğ Üzerine Bir Yazı

Uzun zamandır içimde sakladığım, beni sanki birinin bırakması kadar üzen biri hakkında yazmak istiyorum. İnternette yazılım sektöründe göz aşinalığı olarak tanıyan ve takip eden insanlar beni bir miktar tanırlar. Sinema, televizyon ve tiyatro ile alakalı bir sektörde hiçbir zaman bulunmadım ama elimden geldiğince sanatın bu dallarını takip etmeye çalışırım. Bu yazıda sinema, oyunculuk veya televizyon üzerine bir eleştiri yazısı yazmak gibi bir amacım da yok.

Nedense canım sıkılınca aklıma Süper Baba dizisi ve Şevket Altuğ gelir. O dizinin 1–2 dizi müziğini dinleyince veya diziyle alakalı unutamadığım 1–2 sahne izleyince sanki eski bir dostla karşılaşıp hal hatır sormuşum ve bu bana iyi gelmiş gibi bir his oluşur. Bu galiba 90'lı yıllarda çocukluk geçirmem ve dizinin bu dönemime denk gelmesinden ötürüdür. Çocukken izlediğimiz, gördüğümüz ve yaşadığımız tüm şeyler bütün hayatımızı etkiler ve izler bırakır.

Dizi Müzikleri

Buraya kadar yazıyı yazmama sebep olan kişiyle alakalı bir şeyler karalamadım. Şevket Altuğ Süper Baba dizisinden sonra en son Kanal D’de yayınlanan Unutma Beni adlı dizide oynadı. Dizi reytinglerin düşük olması nedeniyle önce prime time saatinden alındı, geç saatlere atıldı, sonrasında da yayından kaldırıldı. Ekşi sözlükte bu dizi yüzünden ekranlara küstüğünü yazan bir entry gördüm. Haksız da sayılmaz. Ben olsam ben de ekranlara küserim. Şu an televizyon ekranlarında kalitesi vasat ve vasat altında olan o kadar çok Türk dizisi varki iyi bir oyuncu kendini bu dizilerde görmek istemez. Mesleğini sadece para kazanma odaklı yapmayan gerçek sanatçıları zaten ekranlarda nadir görüyoruz.

Şevket Altuğ’un filmografisine bakınca az ama öz işlerde yeraldığını görürüz. Şabanoğlu Şaban filmindeki karadenizli Yunus Kaptan’ı, Hababam Sınıfı filmlerindeki Şevket isimli kimya hocasını, Tokatçı filminde Kemal Sunal’ı tokatçı mesleğine alıştıran Şevket karakterini, Perihan Abla dizisindeki Şakir’i ve Süper Baba’daki 3 çocuklu aile babası, mahallenin yardım meleği Fiko’yu unutmak mümkün değil.

Süper Baba — Fikret

Süper Baba’nın yeri bende ayrıdır. 1980–1990 arası doğanlar için Süper Baba en sevdikleri dizi sorusuna verilecek ilk cevaptır bence. Fiko karakterini bize her zaman kendi akrabamız, abimiz, mahallemizdeki biri gibi hissettirmiştir. Bu karaktere can veren Şevket Altuğ o kadar iyi oynamış ki onca dizi arasında hala hatırda kalan sahneleri var. Dizide aşık olduğu kadınlara duyduğu hisler gerçek aşkın nasıl olduğunu çocuk yaşta bize öğretmiştir. Diziye eşlik eden Yeni Türkü müzikleri de bence dizinin sevilmesinde bir diğer büyük etken.

Özellikle Fikret’in bir tiradı efsanedir. En son aşık olduğu kadın Elif’e gerçek düşüncelerini söyleyemediği ve bunu en iyi arkadaşı Nihat’a isyan olarak dile getirdiği o meşhur sahne adeta büyük bir tiyatro oyununun sahnesi gibidir.

O meşhur tirad

Şevket Altuğ ismini ara sıra haber sitelerinde görüyorum. Kendisi eşiyle Datça’da mütevazi bir hayat yaşıyormuş. Tam anlamıyla elini eteğini çekmiş. Geçenlerde ekşi sözlükte sol framede ismini görünce bayılacak gibi oldum. Ölüm haberi olmasın diye korka korka başlığa girdim. Neyseki benim gibi onu özleyenler nerede bu adam şeklinde sitem ediyormuş. Bir ohh çektim :) Bu başlıkta ve süper baba başlığında onu özleyenleri görünce yalnız olmadığımı anladım ve içimden bu yazıyı yazmak geldi. Belki sonuna kadar okuyanlar “ne saçma ya niye yazmış ki?” diyebilirler. Varsınlar öyle desinler. İnsanlar kimi zaman içini döktükleri veya kendi iç hesaplaşmalarını burada yazı olarak ortaya koyuyor. Benimki de 140 karaktere sığmayacak bir iç dökme ve özlem yazısı. Benim gibi düşünler çıkarsa ne mutlu, çıkmazsa da bu yazı bir başlangıç ve amatör bir yazı olarak burada yerini alır.

O değil de “Nerdesin be Fiko ?”