tam aralıktayım.
hem, aralıktayım. kapının aralığında. kalbimin içindeki odayla senin aralığındayım. aralıkta kalmışım. gözlerinle bakarken bana, işte o gözümü kaçırdığım saniyedeyim.
bir de şu var, aralıktayım. yağan karın başlangıcıyım. bir çocuğun üşümesinin sebebiyim. saçmayım, pekte gerek yok varlığıma. ama varım işte. giyilen eşofmanın yırtılan parçasıyım.
hem de, düştüğün yerde ayağına saplanan cam gibiyim. yere atılarak, acımadan kırılan bira şişesi gibiyim. belki de kırılan bir kalp gibiyim. parçalanan bir hayat gibiyim. yok olmuş bir dünya, yarım kalmış rüya gibiyim. hissediyorum, bir şeyler yanlış. ama düzeltecek gücüm yok. bir çocuğun hayal dünyasında, gerçekleşmeyecek masal gibiyim. bir yoksulun, aradığı ekmek parasıyım. zenginin asla kaybetmek istemediği varlığıyım. bağımlığının sigarası, bebeğin oyuncağıyım.
fark ettiyseniz ben hep birilerinin ihtiyacıyım. insanlar ihtiyacı olduğunda alır, ihtiyacı olmayınca atar. düzeltecek gücüm yok demiştim ya, insanlar unutuyorlar işte kırılan kalbe, yarım kalmış rüyalara, gerçekleşmeyecek masallara benim de sahip olduğumu. evet, bende bir çocuğum. benimde hayallerim, henüz yeşermemiş umutlarım var. ne yazık ki gören duyan yok.
bu hayatta tam da aralıktayım.
çocuğum ama büyüğüm de. ne de olsa aradayım. gencim diyebilirim belki. çokça da meraklıyım. sabırsızım. bazı şeylere bende bağımlıyım. huzurlu değilim, olmak istediğim tek şey buyken. mutlu değilim, herkes mutlu rolü yaparken. mutlu gözükmek önemli değil zaten herkes mutlu gibi gözüküyor dışardan. benim için önemli olan gerçekten mutlu olmak. gerçekten sevmek bu hayatı. yaşadığına pişman olmamak. iyi ki varım diyebilmek. keşkelerini silebilmek. özgür olmak…
