Image for post
Image for post

Robotik çok geniş bir alan ve robotlar birçok farklı konumda karşımıza çıkabiliyor. Endüstri 4.0 süreci ile daha da gelişen robotların sık kullanıldığı yerler arasında fabrikalar ilk sıralarda. Uluslararası Robotik Federasyonu’nun (International Federation of Robotics) raporuna göre; 2019 yılında dünya çapındaki endüstriyel robot sayısının 2,6 milyona ulaşacağı öngörülüyor.(1) Farklı biçimde programlanabilen endüstriyel robotlar üretimdeki verimliliği bir hayli artırıyor. Bu özellikleri ile hararetli tartışmaların da öznesi konuma gelen robotlar, işsiz kalma sorunuyla karşı karşıya kalan insanları endişelendirmeye de devam edecek gibi görünüyor.

Üretim Sürecini Yeniden Tanımlayan Robotlar

Endüstriyel robotlar, hızları ve geniş hareket kabiliyetleriyle öne çıkmakta. Çalışma hacminin artmasını sağlayan ve manipülatör olarak adlandırılan kollara; uç elemanlar, enerjiyi sağlayan güç birimleri ve robotun kontrolünü sağlayan denetim kısmı eşlik eder. Bu tip robotlar; hareket yönü ve kabiliyetini belirleyen farklı serbestlik dereceleri(Degrees of Freedom) ile üretilebilir. …


Image for post
Image for post

Basına yansıyan haberlerden sonra Facebook %10’a yakın oranda değer kaybetti. Skandal Cambridge Analyticamerkezli gibi görünse de işin aslı bu teknolojilerin iş akış modellerinin hayatımıza olan etraflıca etkilerinde saklı.

Facebook’un 2010–2015 yılları arasındaki büyüme dinamiğinin altında web ve mobil uygulamaları izinleri yatıyor. Geliştiricilerin erişebildiği bilgiler dâhilinde onlarca uygulama, fotoğraflardan e-postaya, duvar akışlarından profil bilgilerine kadar çekebiliyor. Ancak daha kritik olan, kişilerin sosyal medya bağlantılarının bilgilerine olan erişim. 1800 uygulama içinde 148’i 68 milyondan daha fazla kez bu bilgilere erişim sağlamış.(1) Ayarlardan mahremiyet kısmını düzenleseniz dahi arkadaşlarınız aracılığıyla fotoğrafa etiketlenmenizle veya yorumlar üzerinden sizin hesabınızla ilgili verilere erişebiliyorlar.

Beğenilerden Karakter Analizi

Skandal haberlerinden çok önce Facebook üzerindeki beğeniler sayesinde insan davranışı analizinde hem ticari hem akademik çalışmalar ortaya çıkmıştı. Bunlardan en ünlüsü Michael Kosinski adındaki Stanford Üniversitesi’nden genç bir araştırma görevlisinin yayınlarıydı.(2) Araştırma sonuçlarına göre; bir insanı 10 beğeni ile iş arkadaşlarından, 70 beğeni ile arkadaşlarından, 150 üstü beğeni ile aile üyelerinden daha iyi tanımak mümkün. …


Image for post
Image for post

Değişimin en hızlı yaşandığı yerdeyiz: şehirde. Bugün dünyadaki nüfusun çoğunluğu şehirlerde, hızlı ve yoğun bir hayata sahip insanlardan oluşuyor. Bu kapsamda şehir, kırsal ve kentsel terimine hapsolmasından farklı olarak, bir nevi makine ve bilgi işlem merkezi gibi görevleri üstlenen bir yer. Şehirlerin bilgi toplumları haline gelmesi bir günde olmuş bir durum değil, insanlık tarihinin başından beri şehirler tarihe yön vermiş ve tarihle birlikte şekillenmiştir. Her geçen gün daha da kalabalıklaşan şehirleri bu hale getirmek ise teknolojiyle mümkün olmuştur. Aslında, bilgi toplumu olmanın yolu sürdürülebilirlikten geçiyor.


Image for post
Image for post

Dünya çok katmanlı bir dönüşümün içerisinde. Endüstri 4.0 tüm bileşenleri ile yeni nesil üretim süreçlerinin ve iş modellerinin odağına yerleşmeye başladı. Üstelik bu süreç sanayi ve teknoloji alanları ile sınırlı kalmıyor; insanları ve toplumları da etkiliyor. Birçok ülke; Endüstri 4.0’ın geleneksel üretim alışkanlıklarını değiştirebilecek güçte olduğunun bilincine varmış durumda. Oyunun kuralları yeniden yazılırken, bu teknolojik devinimin dışında kalmak istemeyen ülkeler kendilerine geniş kapsamlı yol haritaları oluşturuyor.

Geleceğin üretim teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen birçok ülke, altyapısını ve stratejilerini Endüstri 4.0’a göre yeniliyor. Ülkeler; sürecin sorunsuz bir şekilde işlemesi için gereken mevzuatı hazırlayıp; kamu, akademi ve özel sektör gibipaydaşlar arasında iş birliği sağlayacak organizasyonlar kurarak bu süreçte bir adım öne geçmek istiyor. Endüstri 4.0’ın …


Image for post
Image for post

Sanal Gerçeklik (VR)

Sanal gerçeklik, bilgisayar ortamında oluşturulan senaryoların deneyimini ifade eder. Sanal gerçeklik gözlüğü (VR headset) takılarak dâhil olunan ortamda üç boyutlu olarak ve 360 derece serbestçe hareket eder, görüntü ve sesleri algılarız. Bu gözlük giyilebilir teknolojilere dâhildir ve bilgisayara, konsola veya bir akıllı telefona bağlı olarak çalışır. Sanal gerçeklik esasıyla hazırlanmış bir uçuş simülasyonu düşünelim. Gözlüğü taktığımızda kendimizi bir uçağın kokpitinde buluruz. Elle kontrol sağlayan sensörlü aygıtlar yardımıyla da gerçek olmayan bir uçağı kullanabiliriz. İnşa edilecek bir yapı, bulunduğu çevreyle birlikte sanal gerçeklik ortamında simüle edildiğinde, mühendisler veya işçiler inşa süreci başlamadan önce bu yapının içinde gezinebilir.

Arıtılmış Gerçeklik (AR)

Artırılmış gerçeklikte ise kullanıcılar, gerçek dünyaya/çevreye eklenen dijital ögelerle iç içedir. Ses, video, grafik gibi bilgisayar tarafından üretilen veriler; işitsel, duyusal ve temas gibi duyusal girdilerle birleşerek gerçek çevreyi algı bakımından zenginleştirir. Yapay bilgiler ve diğer ögeler çevredeki gerçek ögelerle gerçek zamanlı olarak iç içedir. Örneğin bir Google Glass’la çevreyi gözlemleyen kullanıcı, amacına bağlı olarak ihtiyacı olan bilgileri göz önüne getirebilir. Yapay zekâya sahip bir robot henüz üretilmeden, dijital bir prototip olarak gözlenebilir. Bu robot, örneğin bir araba üretiminde kullanılacaksa gerçekte nasıl çalışacağı gerçek üretim alanı içinde izlenebilir. …


Image for post
Image for post

Nanoteknoloji araştırma alanı kurulduğundan beri 20 yılı aşkın sürede yapılan araştırma-geliştirme faaliyetlerinde öngörülen ve öngörülemeyen pek çok alanda değişikliklere sebep oldu. Bilgi teknolojileri, ulusal güvenlik, ulaşım, tıp, gıda güvenliği, çevre bilimleri gibi farklı alanlarda nanoteknolojik gelişmeler bazen devrim sayılabilecek ölçüde ilerlemelerin önünü açtı.

Günlük Kullandığımız Malzemeler ve Süreçleri

Nanoteknoloji sayesinde malzemeler hem daha dayanıklı ve güçlü hem de daha hafif ve uzun ömürlü oluyor. Piyasada günlük kullanım amaçlı satışta bulunan ürünlerin pek çoğu nano ölçekli malzeme ve süreçlere bağlı geliştiriliyor. Bunlardan bazılarını sıralarsak;

  • Dokuma kumaşların yüzey işlemlerinde kullanılan nano ölçekli kimyasallar, kurşun geçirmez yelek gibi vücut koruyan giysilerde ağırlığın azaltılması yanında balistik yön saptırma gibi etkiler sağlayabiliyor. …

Image for post
Image for post

Yıllardır bize söylenen bazı gerçeklerin içinde yaşıyoruz: Dünya’da küresel ısınma var! Fosil yakıtların kullanımı, orman tahribatları, artan betonlaşma ve sanayileşme karbon salınımını aşırı artırmış, bu durum yeryüzünde sera gazı emisyonuna ve bunun sonucunda küresel ısınmaya sebep olmuştur. İnsan, en eski çağlardan beri hayatta kalabilmek için doğal kaynakları kullanıyor. Ancak son yüzyıllardaki endüstrileşme ile birlikte her geçen gün artan ihtiyaçların karşılanması için atılan adımlar doğal dengeyi bozacak ve dünyamızın sürdürülebilirliği için ciddi tehlike oluşturacak boyutlara ulaştı. Dünyanın geleceğini kurtarabilmek ve sürdürülebilir bir yaşamın temellerini atmak için pek çok kurum, topluluk, aktivist harekete geçmiş durumda. Peki, Endüstri 4.0 bu konuda nerede?

Dijital Dönüşüm Sürdürülebilirliği Mümkün Kılıyor

Dünyada sürdürülebilirlik konusunda çalışmalar yapan pek çok kurum küresel ısınma ve iklim değişikliğini önlemek için mücadele veriyor. Endüstriyel dönüşümün son aşaması olan Dördüncü Sanayi Devrimi’ni uygulayan teknolojiler ise iklim değişikliğine çözüm getirebilir durumda.(1) Çünkü Endüstri 4.0, birbiriyle haberleşen, sensörlerle ortamı algılayan ve veri analizleriyle ihtiyaçları karşılayabilen robotlarla üretimi devralarak daha kaliteli, daha ucuz, daha hızlı ve tasarruflu üretimi gerçekleştirmeyi amaçlar. (2) Ürün ihtiyacının gün geçtikçe artması, dünyanın her geçen gün kaynaklarının tükenmesi, kaynaklarda ve üretimde tasarrufu amaçlamaya sebep olmuş, bunun sonucunda Endüstri 4.0 bu talebe cevap vermeye çalışmıştır. Endüstri 4.0’ın bu sürdürülebilirliği ise artan kaynak üretkenliği ve verimlilik sağlayarak gerçekleşir. Belirli bir kaynak hacminden en yüksek çıktıyı sağlayan, belirli bir çıktı elde etmek için mümkün mertebe en düşük miktarda kaynak kullanan bir sistem geliştirilerek piyasaların öncüsü olabilmek mümkün. …


Image for post
Image for post

İnternette arama yaparken, sosyal medya hesaplarında paylaşımda bulunurken, e-ticaret sitelerinde ürünleri incelerken ve hatta çağrı merkezleri ile görüşürken bile veriüretiyoruz. Dünya üzerinde her gün ortalama 2.5 kentilyon byte veri üretilmektedir ve bu veriyi anlamlandırabilmek gittikçe zorlaşmaktadır. (1) İnternet kullanım yoğunluğunun da artmasıyla nicelik olarak devasa boyutlara ulaşan veri, nitelik olarak da çeşitlilik kazanmaktadır.

Yazı, fotoğraf ya da ses gibi farklı tiplerde birçok veriden oluşan bu kocaman yığını analiz etmek için geleneksel yöntemler artık yeterli olamıyor. Büyük veri (big data); farklı kaynaklardan üretilen bu yüksek hacimli verileri toplama, düzenleme, özel analitik tekniklerle işleme ve anlamlı bir hale getirme süreci olarak da tanımlanabilir. …


Image for post
Image for post

Buharla başlayan makineleşme sürecimiz, elektriğin hayatımıza girmesiyle başka bir boyuta erişti. Kas gücü gerektiren günlük işler makineler ile karşılanmaya, üretim süreçlerinde seri üretim bandı ile daha önce görülmemiş ölçekte büyük üretim yapılmaya başlandı. 1970’lerde üretim bandına bilgisayarların eklemlenmesi ile otomasyon süreci başlamış oldu. Bu, üretim bandında robotların işin içine girmesi ile artık insanların olmayacağı yeni bir dönemin habercisi oldu.

2011 yılında Hannover Fuarı’nda Klaus Schwab Endüstri 4.0 terimini kullandığında endüstriye yeni bir bakış açısı getiriyordu. Minimum enerji, optimum maliyet ve yazılım yönetimi ile kaynak tüketiminin az olduğu; hız ve sistem güvenilirliği yüksek şekilde verimin arttırıldığı, kaliteli ürün almak için uygulanan akıllı üretim süreçlerinin komprime ismi olarak Endüstri 4.0 kullanılmaktadır.


Image for post
Image for post

Daha dün uzay filmlerindeki robotların ve uçan arabaların gelecekte hayatımıza dâhil olacağını hayal ederken, bugün uçan arabalarımız olmasa da evdeki elektronik eşyalarımızın gün geçtikçe aslında birer robota dönüştüğüne şahit oluyoruz. Kurgulanan ve bir hayli uçuk bulunan geleceğin içine girmeye başladık ve bu değişimin bu denli hızlı gerçekleşmesi yenilikleri artık takip edemememize neden olmuş durumda. Endüstri 4.0‘ın büyük bir hızla patlamasıyla birlikte gündelik hayatımızda da bu değişimi kuvvetli bir şekilde hissetmeye başladık. Evimizden beklediğimiz otobüs durağına kadar artık her yerde Nesnelerin İnterneti ile iç içe yaşıyor ve hayatımızı bunlar sayesinde daha kolay bir hale getiriyoruz.

Evimizdeki Eşyaların Bize Fısıldadığı Bir Şeyler Var

Kendimizi en özel hissettiğimiz yerde, evimizde, elektriği daha tasarruflu harcayan, uzaktan kontrol edilebilen, hatta birbiriyle etkileşime geçebilen elektronik sistemler sayesinde artık hayatımızı daha pratik bir hale getirebiliyoruz. Yaz sıcağında yolda giderken akıllı telefonumuzdan evdeki klimanın sıcaklığını ayarlayabiliyor, oturduğumuz yerden aydınlatmaları kontrol edebiliyoruz. Aynı zamanda evde oluşabilecek herhangi bir talihsizliğin de önüne bu sistemlerle geçebiliyoruz; çünkü su taşkını, yangın, gaz ve elektrik kaçağının oluştuğu durumlarda oluşabilecek sorunların önüne geçebilen sistemler hayatımıza girmiş durumda. …

About

MAGG4 Dergi

4. Endüstri Devrimi Platformu ve Yayınıdır. 🌐 https://magg4.com 📩 iletisim@magg4.com 📞 0 (212) 945 29 04

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store