Image for post
Image for post

Mesut Arslan, mühendis olarak çalıştığı özel şirkette sıradan bir güne başlarken, her zaman olduğu gibi önce e-postalarını kontrol ediyordu. Rutin ve gittikçe sıkıcı bir hale gelen iş hayatı hepimiz gibi, Mesut Bey’in de başkalarına yardımcı olma ihtiyacını karşılayabileceği uygun bir zaman aralığı sunabilecek kapasitede değildi. Neyse ki, sabah kahvesini yudumladığı o baharın kendini hissettirdiği güneşli gün, mühendisimiz bir başkasına yardımcı olma ihtiyacını karşılayan bir e-posta aldı. E-posta talihsiz fakat mutlu bir babanın, tedavi olmazsa ölecek kanser hastası yedi yaşındaki kızı için yardım çağrısını içeriyordu. …


Image for post
Image for post

Bundan beş yıl evvel yaşadığımız günleri düşünmeye başlarsanız, zihninizin o kötü anıların nasıl da üzerini ustalıkla örttüğünü hayretle fark edeceksiniz. Üzerine bastığımız toprağı, altında yaşadığımız gökyüzünü paylaşan diğer tüm insanlar gibi günden güne umutsuzluğun bizi yıkmak için daha da güçlenen bir fırtına haline geldiğini belki hayal meyal hatırlarsınız.

Bugünlerde korku, belirsizlik ve panik gibi tanıdık duygular yine etrafımızda dolaşıyor. Çaresizliğimizden kurtulmak için gün sayıyoruz. Merak etmeyin, beynimiz birkaç sene içinde bizi rahatlatmak için gerekli ayarlamaları yapacak. Oysa bugünler bizim parçamız oldu bile. Yaşadığımız her kriz biz izin verdikçe dönüşmemizi, büyümemizi sağlıyor, dirayetimizi artırıyor. Bizi var eden şey, krizde nasıl durduğumuz. …


Image for post
Image for post

Dijitalde gazetecilik yapmanın ve medya üretiminin geleceğini konuşurken çoğu zaman kahinlik sendromuna takılı kalıyoruz. Kullanıcılar hangi platforma akın ediyor, YouTube mu TikTok mu, hangi telefon daha iyi, iPhone mu Android mi, basılı gazeteler öldü mü, ıssız ana akım medya kaldı mı…

Trendleri konuşmak önemli. Ancak onun kadar önemli olan hayatlarımızı ve mesleğimizi toplumsal sorunlara çözüm olabilecek şekilde yeniden düşünmeye ne kadar yakın olduğumuz.

Artan eşitsizlikler, azalan kaynaklar, sürdürülebilir olmayan ekonomik modeller ve artık uzaktaki bir ihtimal olmaktan çıkan iklim değişikliği dünyayı öngörülemez krizlere sürüklüyor. Yarısından çoğunu masa başı mesailerde harcadığımız kısa süreli yaşamlarımız hepimiz için anlam arayışında olduğumuz ciddi bir mesele haline geldi. …


Image for post
Image for post

2015 yılında yeni gazetecilik pratikleri hakkında yazılar yazdığım ve üniversitelerdeki konferanslarda “Dijital Çağda Doğrulama” eğitimleri verdiğim günlerde beni şok eden bir olayı hatırlıyorum. Takvim gazetesi 26 Ağustos 2015 tarihinde “İşte Kalleş PKK” manşetiyle çıkmış, D.T. isimli kadın hakkında “PKK ağabeyini rehin aldı, ölüm tehdidi yağdırdı. Genç kızı uyuşturucu hap verip silah zoruyla canlı bomba yaptılar” iddialarına yer vermişti.

Image for post

Bu manşetin atılmasından birkaç gün sonra D.T. basına yaptığı açıklamada, fotoğrafının montajlandığını, gerçekte PKK’nın yolunu kestiği otobüsteki yolculardan biri olduğunu açıkladı. Ancak yanlış bilgi tüm hayatını etkileyecek şekilde zihinlere sızmıştı.

D.T.’nin başına gelen, istisna olarak kalmadı. Yaşanan her bombalı saldırının ardından masum insanlar, fotoğrafları paylaşılarak hedef gösterilmeye devam edildi. …


Image for post
Image for post

Bilgi kirliliği, yanlış bilgi, sahte haber, asparagas, dezenformasyon… İşte size internette karşılaştığınız gerçek olmayan bilgiler için yalan yerine kullanabileceğiniz bir sürü kelime. Bu yazı size bir bilgiyi yalan, bilgiyi yayan kişiyi yalancı olarak suçlamadan önce neden tekrar düşünmeniz gerektiğini anlatacak.

Fakat önce kelimenin kendisine ve İngilizce’deki fake ve lie kelimelerinin kullanımındaki tartışmalara göz atalım.

Yalan, doğru olmayan bir sözü ifade ediyor. Birçok kültür ve inanç sisteminde hoş karşılanmayan, söylenmesinin ayıplandığı bir şey. Diğer yandan insanın doğasına özgü, hayatta kalabilmesini sağlayan özelliklere sahip.

Hakikat sonrası olarak anılan çağ ise Ralph Keyes’e göre, yalanın söylenmesinin veya fark edilmesinin hoş karşılanmadığı durumları etkisiz hale getiriyor.


Image for post
Image for post

2016’da ABD’de gerçekleşen başkanlık seçimlerinden bu yana medya sektörü başta olmak üzere pek çok alanda tartışmaya açılan hakikat ötesi (post-truth) ve yalan haber (fake news) kavramları, günden güne gücünü yitirdi. Pek çok araştırmacı bu kavramların politikacıların eline geçmesiyle anlamını kaybettiğinden bahsederken, bazı araştırmacılar da yeni kavram setleri önererek tartışmayı derinleştirmeye çalıştı. Bilgi düzensizliği olarak yeniden adlandırılmaya çalışılan sorun alanına dair Teyit ekibinden Sinan Silsüpür’ün hazırlamış olduğu bu içgörü yazısı, tartışmaların nasıl evrildiği konusunda fikir verebilir.

Yanlış bilgi konusunda çalışmalar yapan First Draft, geçen sene yeni kavramlarla sorunu tekrar tartışmaya açmak ve meselenin “fake news” tanımının ötesindeki yüzlerini de gösterebilmek için bir infografik yayımladı. Bu infografik, sahte içeriklerin nasıl farklı türlerde ortaya çıktığını anlatabilmeyi amaçlıyordu. Teyit olarak yanlış bilgiyle mücadelede geçirdiğimiz yaklaşık üç sene elimizde pek çok örnek ve vaka birikmesini sağlayarak bu tanımların Türkçe karşılıklarının içini doldurabilmemize imkan tanıyor. …


Image for post
Image for post

Facebook’un Türkiye’de teyit.org ile başlattığı üçüncü taraf haber doğrulama programının yedinci ayını geride bıraktık. Facebook’un kendi platformunda yayılan sahte haberleri önlemek, kullanıcılarına sağlıklı bilgi akışı sunmak için geliştirdiği program, 35 ülkede, teyit.org gibi tarafsızlığı ve şeffaflığı Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı tarafından onaylanmış organizasyonlarla sürdürülüyor.

Program çerçevesinde üçüncü taraf haber doğrulama organizasyonları, Facebook’ta dolaşımda olan sahte bilgileri, sitelerinde yayınladıkları analizlerle işaretleyerek, platformun bu gönderilerin dolaşımını önlemesine yardım ediyor.

Geçen birkaç ayda Facebook’a ve bu programa yöneltilen eleştirilerin sayısında bir artış olsa da, deneyimimiz programın her iki tarafı da güçlendirici nitelikte olduğu.

Bu programın teyit.org’un etkisi için birden fazla önemi var.

Kendi etkimizi ölçebilmek adına yanlış bilginin internetteki erişimini kısıtlamayı ana amaçlarımızdan biri olarak belirlemiştik. Başlarda bunu gerçekleştirmek ve ölçmek çok kolay olmadıysa da Facebook’un doğrulama programıyla birlikte artık, platform içindeki sahte bilgilerin erişimini düşürebilecek araçlara sahibiz. …


Image for post
Image for post

Her sosyal girişim nefes alıp veren, çevresiyle bütünleşik, değer yaratan canlı bir organizma gibi hareket edebilmeli. Bunun için her canlıda olan temel bir itkiye ihtiyacı var; hayatta kalma içgüdüsü.

Bir şirket, bir girişim büyüyüp serpilmeden, gelişip yol almadan önce hayatta nasıl kalacağını öğrenebilmeli, tehlikelere karşı içgüdüsel davranıp kendisini koruyabilmeli. Nefes alıp vermenin tadını ciğerlerinde hissederken çevresine adapte olmalı ve tabii evrilmeye de devam etmeli.

teyit’in ilk iki yılı mahalle kavgalarının arasında pataklanmaktan korkmayarak dolaşabilmeyi öğrenmekle, düşmemeyi başarabilmek ve düşerse ne yapacağını anlayabilmekle geçti.

En zor olanı kendi iç huzurunu bulmuş, ekip dinamiğini oturtmuş bir yapı kurmaya çalışırken günlük yayın akışını da devam ettirebilmek, bir yandan işin kalitesini artırmaya çalışırken diğer yandan uygun gelir modelleri üzerine yoğunlaşabilmekti. Organizasyon içindeki tüm sistemleri ve akışları belli değerler ışığında örmeye özen gösterdik. Bu sistemlerin adil olduğundan ve sosyal fayda sağladığından emin olmak için harcadığımız süre, bazı planlarımızın gerçekleşmesini geciktirdi. …


Image for post
Image for post

Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü 2018 yılı Dijital Haber Raporu’nu (Digital News Report) geçen hafta yayınladı. Çalışmada internetteki dezenformasyon ve medya kuruluşlarına duyulan güven konusunda ilgi çekici bir çok bulgu yer alıyor.

Bu verilerden özellikle birinin diğerlerine göre daha fazla konuşulduğunu, hem sosyal medyada hem de haber sitelerinde oldukça geniş yer bulduğunu söylemek gerek.

Image for post
Image for post

Bu yazıda, bir örneği yukarıda bulunan paylaşımların neden hatalı olduğunu, söylenenin aksine grafiğin gerçekte okuduğumuz her 2 haberden birinin yalan olduğunu göstermediğini açıklamaya çalışacağım.

Öncelikle grafiğin ilk ortaya çıkışının Euronews’te yer alan haber olduğunu not düşelim. Sertaç Aktan imzalı Türkiye sahte haber ve dezenformasyonda zirveye oturdu başlıklı haberde yer alan grafik daha sonra çeşitli mecralarda da ekran görüntüsü olarak paylaşılmaya devam edildi. …


Image for post
Image for post

teyit.org yazar ve editörleri her gün sosyal medyada veya haber sitelerinde ortaya çıkmış onlarca iddia ve şüpheli haberin incelemesini gerçekleştiriyor. Birçok şüpheli haber yaygınlaşmadan önce teyit.org takipçileri sayesinde ağımıza yakalansa da, iddiaları incelemek ve güvenilir kaynaklara ulaşmak zaman alıyor.

Günlük rutin içerisinde bir iddianın hangi aşamalardan geçtiğini bu iş akışı yazısında paylaşmak istiyoruz. 4 adımlı süreç şöyle işliyor;

1) Tarama

Image for post
Image for post

İşe şüpheli haberlerin taranmasıyla başlıyoruz. Tarama konusunda en büyük yardımcımız teyit.org takipçileri. İnternette karşılaştıkları bilginin doğruluğundan emin olamayan kullanıcılar Facebook, Twitter, WhatsApp ve e-posta aracılığıyla teyit.org’a günde ortalama 124 mesaj ile 24 tekil şüpheli haber gönderiyor (Mart 2018 itibariyle).

Sosyal medya ve WhatsApp ihbar kanallarından teyit.org’a iletilen şüpheli haberlerin yanı sıra editörler de her gün yaptıkları internet taramasıyla buldukları şüpheli haberleri topluyor. …

About

Mehmet Atakan Foça

Journalist, Founder of teyit.org

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store