İngiltere Güncesi/Amine Yılmaz

Temmuz 2016 AB&Ulusal Ajans Erasmus + Okul Eğitimi Personel Hareketliliği Projesi

27.07.2016

Çarşamba

Bugün okul tarafından düzenlenen geziye katıldık. Scarborough’nın kuzeyinde yer alan küçük iki kasabaya gittik. İlk gittiğimiz kasaba Robin Hood Bays’tı. Kasabanın adı Robin Hood’un zenginden alıp fakire vermesinden geliyor. Kasabada kaçakçılık çok yaygın. Verimsiz toprakları olan bu kasaba sanırım bu açığını kaçakçılık yaparak kapatmış. Kaçakçılık öyle gelişmiş ki tüm evlerin altında şehrin her bir yanına gidebilecek labirent kanallar bulunuyor.

Diğer gittiğimiz kasaba ise Robin Hood Bays’tan daha büyük Whitby adındaki yerleşim yeri.Bu kasabayı farklı kılan ve sadece bu topraklarda çıkarılan “jet” adındaki maden.Bu maden elmasla kömür arasında, görüntüsü kömüre benzeyen bir madendir.Kömürden farkı kömüre göre daha yumuşak olmasıdır.Kömür yere çizildiğinde siyah renk verir ama jet kahverengi renk verir.Hatta jet madeni ne kadar açık kahverengi ise o kadar değerli olur.Bu kasabada bu madenle yapılan ziynet eşyaları çok yaygın.Nerdeyse kasabadaki çoğu dükkan bu ziynet eşyalarını satarak geçimini sağlıyor.Elmas kadar olmasa da jetle yapılan ziynet eşyaları da çok pahalı.Basit bir küpe için bile en az 150TL’yi gözden çıkarmanız gerekiyor.Aynı zamanda burada bulunan eski bir manastır Dracula film senaryosunun yazılmasına neden olmuş.Film kasabayı öyle etkilemiş ki Dracula’nın bir mezarı olduğuna dair bir inanış var.Zaten filmin de bazı bölümleri burada çekilmiş.Dönüş yolunda tur rehberi bizi meşhur olduğunu söylediği dondurmacıya götürdü.Ama sanırım bu şehirdekiler henüz Maraş dondurması yememişler.Bizim dondurmamızın lezzeti yanında buradaki çok yavan kalıyor.

Gezimizin bitmesine sayılı günler kala rehberin söylediklerinin bir kısmını anlıyor olmak güzel bir gelişme.Her ne kadar konuşamasam da anlamaktan mutluluk duyuyorum.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Kerem Ali Yavuz’s story.