Vejetaryenliğe Giriş
Çocukken ciğer yemeyi nasıl sevdiğimi size anlatamam. Daha okula bile gitmiyordum ama tam bir ciğer hastasıydım. Sert süngerimsi yapısı hala çok canlı olarak hatırımda. Ekmeğimle yağını bile yerdim. Fakat daha sonra olmaması gereken bir şey oldu ve ben bir kurban bayramında koyunumuzun kesilişini gördüm. Benim için tam olarak bir şok olmuştu. Ciğer yemenin diğer hayvanlarla olası bir bağlantısı aklıma bile gelmemişti; işte o gün korkunç gerçekle yüzleştim.
Çocukluğumun bundan sonraki kısmı et-yemez olarak devam etti. Ayrıca zayıf olduğumdan ve tırnaklarımda beyaz lekeler çıktığından birçok insan beni sağlıksız gördü.
İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu reddederek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük.
— Albert Einstein
Benim için öyle zamanlar oldu ki tezgahta çözülmesi için bekletilen et varken mutfağa girip su bile içemiyordum. Gel zaman git zaman bu fikre alışmaya başladım nitekim. Hamburger ve lahmacun yiyordum, ama hiçbir zaman içlerinde bir hayvan olduğunu düşünmüyordum. Hatta bu, bu zamana kadar da devam etti. İçinde hep değişik bir kek varmış diye düşündüm. İçinde kemik olan etleri hiç yemedim. Eti etten başka bir şeye benzetebildiğimde ise sorun yoktu. Daha önceleri köfte de yemezdim ama zamanla insanlar sağlıktan, beslenmeden bahsedince kendimi zayıf ve güçsüz hissettiğim için bunları da yemeye başladım. Aslına bakarsanız herkes inandığı için olmayan şeylere tapmaya benzetiyorum ben bunu.
Bir arkadaşım daha sonra vejetaryen oldu. Bu da benim için bir ilham kaynağı oldu. Ben de denedim. Arkadaşım, hayvanların yaşam hakkı sebebiyle bu tercihi yaparken, ben daha sağlıklı bir beslenme tercihi olduğuna karar verdim. İlk vejetaryenlik denemem, benim için hazırlanan yemekleri geri çeviremem ve fastfood’a bağımlı bir yaşamım olduğu için başarısızlıkla sonuçlandı. O zaman çok da kararlı olamamış olabilirim. Sağlık noktasında kimi tereddütlerim vardı.
Şimdi ise yeniden vejetaryenim. Bu sefer daha rahatım. Çünkü et yemediğimde kendimi daha hafif ve fresh hissediyorum. Kesin olarak da eminim ki vücudumuz için daha sağlıklı. Arkadaşımın söylediğine göre bizim bağırsaklarımız otçullar gibi uzun ve bitkisel beslenmeye daha yatkın. Evrimsel biyolojiye neredeyse tapma noktasında biri olan ben için bu kilit noktada önemli bir şeydi.
Vejetaryenlikle birlikte biraz daha bu konuda yazılar okumaya yöneldim. Avustralya’da 6000 kişi üzerinde bir araştırma yapılmış ve vejetaryenlerin daha sağlıksız olduğu sonucuna varılmış. Araştırmanın birçok eksikliği olmasına rağmen spekülatifliği on numaraydı gerçekten de. Aşağıdaki bağlantıdan okursanız çarpıtmaya ne kadar müsait olduğunu da görürsünüz. Buna karşın bie Medium yazarı vegan bir atlet olan Rich Roll uzun zamandır vegan olarak yaşadığını ve 40 yaşında kendisini her zamankinden daha genç hissettiğini söylüyor. Roll, protein çılgınlığının da önüne geçilmesi gerektiği kanısında çünkü büyük et marketleri tarafından sürekli olarak protein almamız gerektiği üzerinde duruluyor. Fakat kendisi aslında etsiz beslenmenin protein eksikliğine yol açmayacağının güzel bir kanıtı. Hatta ona göre sadece meyve yesek bile protein eksikliği çekmezmişiz.

Vejetaryenlik ve veganlık konusunda büyük bir bilgi kirliliği olduğu için ben daha saygın kaynaklara bakmaya karar verdim. Brown Üniversitesine göre vejetaryenlerde kalp hastalığı, kimi kanser türleri, diyabet, obezite ve yüksek tansiyon oluşma ihtimali daha azmış. Vejetaryenlerde olası sorunlar ise B-12 ve D vitamini, kalsiyum ve çinko eksikliği. Bunlar illa ki olacak ve sizi öldürecek demek değil. Vejetaryen değilseniz bunu muhtemelen böyle okudunuz çünkü. Asıl endişelenmeniz gereken et yediğinizde vücudunuza neler yaptığınız. Çünkü bu eksikliklerin oluşmasını süt, yoğurt ve kahvaltılık gevrek gibi ürünlerle kolayca önleyebilirsiniz. Ayrıca biliniz ki sabahları kahvaltı yapmak yerine kahvaltılık gevrek yemek kilo vermeye çalışıyorsanız size yardımcı olacaktır. Çünkü bu şekilde daha az yer ve daha çok beslenirsiniz.
Sağlıklı bir vejetaryen omak içinse yine Brown Üniversitesi’nin belirttiği bazı kolay adımlar var:
• Tam tahıllı ekmek yiyin. • Olabildiğince çeşitli yiyecekler yiyin. • Süt ve süt ürünleri yiyorsanız az yağlı olanlarını tercih edin. • Ne fazla ne az olacak şekilde yumurta tüketin. • Şekerli ve yağlı yiyecekleri yerken aşırıya kaçmayın. • B-12 vitamini kullanın. Eğer güneşe fazla çıkmıyorsanız D vitamini de alın. (Aile hekiminize gidip yazdırabilirsiniz.)
Kendi Tecrübem
Ben zaten bu şekilde beslendiğim için benim için çok değişik şeyler değil. Fakat vejetaryen olunca insanın aklına normalde gelmeyecek şeyler geliyor. Mesela hamburger yapmak istiyor. İsteyen benim aslında. Hamburgeri içindeki et hariç hep sevmişimdir zaten. Vejetaryenler için de bir alternatif mevcut, tüm karalamalara rağmen soya kıyması. Ben de bir deneyeyim dedim.

Bu gördüğünüz hamburgeri ben yaptım. Belki çok hamburgere benzemiyor olabilir ama tadı oldukça iyi. Ekmeği de dahil olmak üzere her şeyini ben yaptım. İçindeki de soya kıymasından yaptığım köfte. Böyle bir şeyi yapıp denemek benim için iyi oldu. Canım çok isterse, ki pek sanmıyorum, böyle bir şey yapabilirim rahatlıkla. Hatta peynir dahil olmak üzere birçok şeyin muadilini Vegan Dükkan’da bulabilirsiniz.