OHAL Artık Kaldırılmalı!
15 Temmuz gecesi ve sonrasında Kısıklı meydanındaydık.
Herşeyin başka bir ruh(suzlug)a dönmeye başlayacağının işareti olan 18 Temmuz gecesi, asla unutulmaz.
“Acun Production”in sahne alıp, o mübarek ruh katledilmeye başlanmıştı çünkü.
Ve kim akıl verip hazırladıysa, “15 Temmuz darbesi, metromuzu, köprülerimizi, havalimanlarımızi kıskandıklarından oldu” minvalinde ilk laflar da 18 Temmuz hatırası.
&
O gece Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara’ya gideceğini ve çok önemli kararlar alacaklarını söyledi.
Bu “çok önemli kararlar” ya Sıkıyönetim ya OHAL ilanı idi ki, birincisi lüzumsuz ama ikincisi “Yeni Türkiye” için de elzem olarak düşünülmeliydi.
Nihayetinde OHAL ilan edildi; Erdoğan’ın “tarihi fırsat” dediği nokta da bu ve gerçekten de TAM BİR TEMİZLİK İÇİN BU DARBE TARİHİ BİR FIRSAT idi.
Başkanlık Sistemi ile “temiz” bir Devlete geçmenin yolu, kurumların ilgasi ve yerine açılacak yeni kurumlar ile “yeni kadroların” alınması idi fakat mevcut kanunlar ve hukuk anlayışından ötürü burada birtakım pürüzler çıkabilme ihtimali ile birlikte düşünüldüğünde OHAL ilanı Gülenistlerin ve Kemalistlerin hukuki olarak tasfiyelerine imkan vermekteydi.
“Tarihi fırsat”, bu idi.
&
Fakat dağ fare doğurdu!
“Ben yaptım oldu” veya “adama göre muamele” yaygınlaştı, “hamili kart yakinimdir” yolu tekrar açıldı ve OHAL de bile uyulması gereken kurallar çiğnendi.
Basına yansıyan bir tane bile olsa (ki, kaç bir tane) bu türden işler, basına yansıyamayan kaç tanedir diye düşünün!
Başbakan B. Yıldırım’in geçen hafta açıkladığı “35.000 kişi kamuya iade oldu” sözü, atılan 112.000 memur içinde haksız olarak atılan ve sonra alınan sayısıdır.
Korkunç bir rakamdır ve “ben yaptım oldu” tatbikatının da ispatıdır.
“Ama geri alındılar” cevabı lüzumsuz, çünkü bunlar artık “sicile işlendi’…
OHAL ilanını destekleyen biri olarak, hem Cumhurbaşkanı hem Başbakanın “FETO’yu temizleyecegiz” sözleri, alınacak kararların sadece Gülenistler ile sınırlı tutulacağını düşündürtse de, “hiç yoktan iyi” idi.
Maalesef bu da başkalarının elinde tam bir kıyıma ve ülkenin diktatörlük ile yönetildiği izlenimi verilmesine vesile oldu.
&
Bylock’taki yalpalamalar, bunun hem de adalet bürokrasisinin Bakandan sonraki adamı tarafından yapılması, “itirafçıları geri alıyoruz/itirafçı olsunlar diye söyledim” YALANCILIGİ, evet AKP karşıtı, hatta ahlâkî olarak en iğrenç yapıda ve İslam düşmanı ama bunu -gerçekten de öyle, tersini göstermek çok zor- “demokratik yollarla ile” ve “cazgırca” ortaya koyan kişi ve kurumlara karşı hiçbir hukuk ve AHLAK kurallarına bağlı olmadan yapılan uygulamalar vs.
İsteyen bunu 15 Temmuz’dan bu yana basın taraması ile de görebilir.
&
Ankara’da iki kişinin KHK ile atılmaları sebebiyle başlattıkları açlık grevi ve buna karşı tatbikat, OHAL içindeki en garip tavırlardan sayılsa yeridir.
Avukatlarından tutun destekçilerinin ekserisine kadar DHKP bağı görülmekte, avukat Selçuk Kozağaçli zaten öyle, ama bu “teröristdir, hak etmiştir, ölsün” demeyi gerekli KILMAZ.
Unutulmasın, bu ülkedeki tüm “hak ve hürriyetler”, ben-biz de dahil “terörist” denilenlerin “bedel” ödemeleri ile geldi.
(Terörist, illa eli silahlı olan değildir, meri kanunlar silahlı olmayanı da -ben gibi- terörist olarak damgalıyor çünkü. Keza Cumhurbaşkanı Erdoğan da şiir okudu, o ceza da “terör suçu”, yani o da terörist idi bir zamanlar.)
Şimdi ortaya atılan “Tek Tip Kıyafet” eğer kanunlastirilir ise, şimdi mor mu olsun pembe mi diye “bacak kadar boyu, ondan da kısa aklı” ile “eğlenen” tipler, bu uygulamanın 28 Şubat Tutsaklarına da vuracağını bilse ne yaparlar?!
Daha da önemlisi, bu uygulamanın kim olursa olsun hiç kimseye tatbik edilmesini istememektir.
Piyasada serbestçe satılan (ki İçişleri bakanlığı emriyle satışı da yasaklandı önce, sonra bu aptallık dendi herhalde, mahkumların giymesine yasak getirildi) bir t-shirt’u darbeci birinin mahkemede giymesi ile başlayan, 80 milyonun hepsi sanki ülke meseleleri ile ilgileniyor, her gün”sosyal medya”ya giriyor zannediliyor ki, memleketin her köşesinde ”hero” yazılı t-shirt giyenlerin tutuklama kampanyasına dönüşen -nazikce- GARİPLİKLER SİLSİLESİ, bardağı taşıran son damla oldu.
“İdam isteruz!” aptallığıni defalarca üzerinde durduğumuzdan yazmaya gerek yok; “hero” yazan t-shirt giydi diye “cıbıldak sevgilileri” dahi gözaltına alanlar, idam geldiğinde ne yapar, bu ahmak sürüsü düşünsün!
&
BİZ, bu ülkede yargının Brifingli ve İmamlı olanlarını gördük, bu iki grubun İT KAVGASI üzerinden memleketin ne hale geldiğini gördük.
15 Temmuz’dan sonra “Milli Orduya Kumpas” yaftası ile Brifingli Yargı üyelerinin adalet bürokrasisinde yükselmelerini de gördük.
Garip ama gerçek, Cumhuriyet gazetesi davası da dahil, FETO dışında açılan davalar, yukarıda bahsettiğimiz “demokratik muhaliflere” açıldı ve inanıyorum ki bunu açanlar da bu Brifingli yargının elemanları veya onların tavsiyeleri ile hareket eden “yeni yetme” veya “kızgın” hakim ve savcılar.
“Yargı altın çağını yaşıyor Cumhuriyet düşmanları tıkılıyor içeriye” diyen, FETO sebebiyle bürokrasi içerisine iyice yerleşen “demokratik muhalif” değil, tam anlamıyla Darbeci Ekip, ülkedeki havadan fırsat bularak kendi saha temizliğini yapıyor.
&
15 Temmuz gösterdi ki, millet ülkesine, dinine sahip çıkmayı ölümüne sahiplenmiştir. Gece herkes uyurken de yapsalardi darbeyi, millet sokakta olacak ve belki de çok farklı bir şekilde direnerek ülkesini savunacak idi, bundan kuşku yok.
Tehlike geçmiştir demek saflık olur ama kararlılık tamdır savunmada.
Darbenin üzerinden bir sene geçmiş ve bu bir sene içinde OHAL imkanı ile eğer gerekli temizliği yapma kabiliyetini gösterememişseniz, kabahat sizdedir.
Artık komik ve ülkeyi “diktatörlük rejimi” hâlinde gösteren tatbikatlara vesile olan, OHAL bir an önce kaldırılmalıdır.
15 senede kuramadığın, ta Refah Partisi zamanından gelen tek tük kadroları da (ki onlar da ANAP’tan hediye) FETO eliyle tasfiye ettiniz, uyandınız, ardından ETO eliyle de tüm kalanları ve tüm muhalifleri tasfiye edip, yerine “avukatlıktan bozma kadro koyma” telaşına kapıldıniz.
Bunun için OHAL’e lüzum yok, Başkanlık Sistemi kanunları ile de bunu yapabilme imkânınız var.
Ama 9 Martçı Ekip sizin üzerinizden ve sizin korkularınız ile oynayarak bambaşka bir alan açmaya çalışıyor, bunu da görün.
İdam çılgınlığından, Tek Tip Kıyafet yangınından vazgeçin ve ülkeyi Başkanlık Sistemi için çıkaracağınız kanunlarla “temizlemeye” başlayın, bunu hukukî ve adil olarak gerçekleştirin, OHAL uygulamasını da KALDIRIN.
Kendi ayağınıza sıkıyorsunuz, görmüyor musunuz?!
