
Her şeyden önce şunu biliyorum, bu bilgi ve beceri, bir günde, bir kaç kişinin emeği ile oluşmuyor. Uzun yılların birikimi, milyarlarca dolarlık teknoloji ve insan yatırımı, ekosistem ve tabii ki kültürel gelişim gerektiriyor. Oturup da 2 kişinin bir garajda bu işleri yaptığı günler çok geride kaldı artık.
Şahsi fikrimce; Türkiye’nin muasır medeniyetler ile arasındaki farkı kapatmasının belki de tek yolu, bu tarz “gerçek bir mühendislik” firmasını satın almasından geçiyor. Belki özel sermayenin, belki de devletin bu tarz bir çılgın satın alma yapması ve oradaki birikimin buraya akması için bir kanal yaratması gerekiyor. En azından başlangıç için, bu lazım. Çılgın projelerin Türkiye’nin geleceği için en iyi sonuç getirecek olanı inanın ki bu olacak.