Feminist Erkek???

“Ben Feminist değilim, sadece erkekler ve kadınların eşit haklara sahip olması gerektiğine inanıyorum” diyordum bundan seneler önce ama sonra öğrendim ki feminist olmak zaten bu. En azından bana göre.

Feminizmin kelime anlamına TDK sitesinden baktığınızda “kadın hareketi” olarak betimleniyor. Evet şu an dünya üzerinde kendini feminist olarak nitelendiren kişilerin büyük çoğunluğunun kadın olması ve erkeklerin maskulen yönlerini zedeleyen bir kelime olarak görmesi feminizmi, böyle bir tanım yapılmasına neden oluyor bence. Toplumda kadına ve erkeğe yüklenen özellikler şu an içinde yaşadığımız dünya için pek de gerçekçi değil bence. Bundan belki yüzlerce sene önce, fiziksel gücün hayatta kalma ile bağdaştırılması mantıklı olsa da şu an içinde bulunduğumuz dünyada bu yerini yaratıcı, yenilikçi ve zeki olmaya bıraktı. Ama ne yazık ki geçmişin cinsiyetlere yüklediği bu durumu silemedik. Feminizm cinsiyetçi eşitliği savunan bir hareket bana göre. Yani her iki cinsin de eşit haklara sahip olmasını savunan bir düşünce. Ancak kadınlara uygulanan cinsiyetçi ayrımcılığın toplumun farklı alanlarında daha fazla olması bu hareketin sadece bir kadın hareketi olarak görülmesine neden oluyor olabilir. Emma Watson, 2014 yılında Birleşmiş Milletlerde yaptığı konuşmada, birçok erkeğin depresyonla ve bunun gibi ruhsal hastalıklarla mücadele ettiğini ama yardım almaktan çekindiklerini, çünkü duyguları hakkında konuşmanın onları olduklarından daha az erkek yapacağından korktuklarını söyledi. Ve bunun yine cinsiyetçi eşitlik ile sağlanabileceğinden bahsetti. Ve erkekleri bu harekete davet etti.

Erkekleri büyütürken küçük bir kafesin içerisinde koyuyoruz. Küçük ama sağlam, sert ve kırılmayan bir kafes. Erkeklere korkunun kendisinden korkmalarını öğretiyoruz, zayıf olmaktan, duygularını konuşmaktan çekinmelerini öğütlüyoruz. Erkekliklerini kanıtlamak için sert olmaları gerektiğini söylüyoruz. Ve bunu yaparken egolarını büyütüyoruz. Kadınlara, kızlara ise kendilerini geri çekmesini söylüyoruz. Hayallerin olabilir ama evinin kadını olmak daha önemli daha güzel, başarılı olabilirsin ama çok değil, yoksa erkeğin bundan rahatsız olabilir. Özellikle de dışarıda, yanındaki erkeğin erkekliğine zarar verecek bir şey yapmamalısın. Yoksa ona kılıbık derler. Kapalı giyinmelisin, erkekleri tahrik etmemelisin, düzgün oturmalısın, her yerde konuşmamalısın, yüksek sesle gülmemeli ve hayatının bir döneminde evleneceğini düşünüp tüm planlarını ona göre yapmalısın. Peki erkeklere neden bu söylenmiyor? En son baktığımda evlilik iki kişi arasında yapılıyordu.

Bir evlilikte kadının evliliğinin devamı için işinden ve kariyerinden vazgeçtiğini duyarız hep. Erkek ise eve para getiren ve saygı duyulması gereken biri olur. Bir aile dostumuz var, karı koca ikisi de aynı sektörde aynı pozisyonlarda çalışıyor. Bir akşam onlara akşam yemeğine gitmiştik. Kadın adamla aynı işte çalışmasına rağmen ev işlerinden de sadece kendisi sorumlu oluyor. Bir de bebekleri vardı. Adam bebeğin altını değiştirdiğinde kadın “Çok teşekkürler canım, ellerim dolu o yüzden yapamadım” diye kendini acıkmak zorunda hissetti. Bunu gördüğümde çocuğun altını değiştirme işinin annenin olduğu kadar babanın da sorumluluğu olup olmadığını düşündüm. Kadın neden kendini açıklamak zorunda hissetti ve neden yaptığı ev işleri için adamdan teşekkür görmedi?

Oğullarımızın kız arkadaşları hakkında konuşmak isteriz ama kızlarımızın erkek arkadaşları söz konusu olunca Allah Korusun, evlerden ırak. Kızlarımıza bakireliğin namus olduğunu söyleriz ama oğullarımıza bunu söylemeye ihtiyaç duymayız. Sonra küçük bir kız çocuğu tecavüze uğradığında, bir kadına bir grup tecavüz ettiğinde (ki bu haberleri ülkemizde duyuyoruz) önce şunu söyleriz “Evet tecavüz çok kötü ama neden o kıyafetleri giyiyordu ki?” Bu cevabın korkunçluğu bir yana çocuklarımıza kadınların doğuştan suçlu olduğunu aşılıyoruz. Kadınlara utancı öğretiyoruz, bacaklarını kapat, kollarını ört, boynunu kapat… Geçen gün bir yorum aldım bir videomun alına, ismini vermeyeceğim ama yorum şöyleydi: “hiçbir zaman özgür olamamaktan korkuyorum ailem izin vermiyor o yüzden hayla özgür değilim en son 7 yaşında şort giymiştim ve şuanda 13 yaşındayım :(((((( dışarı çıkmama izin yok lanet olsun :(( erkekler ne kadar rahat”

Bu liste uzar da uzar. Konuşulacak o kadar çok şey var ki, devamı mutlaka gelir bu yazının. Bu dünyada değişmesi gereken çok şey var. Ve sizden de bu değişimin bir parçası olmanızı istiyorum. Bu değişimin bir parçası olmaya davet ediyorum. Oğullarımıza ve kızlarımıza, biyolojik farklılıkları dışında bir farklarının olmadıklarını anlatalım. Erkeklere duyguları hakkında konuşmanın erkekliklerini yok etmeyeceğini, kızlara kendilerini geri çekmemeleri gerektiğini söyleyelim. Bir yılda olmaz, beş yılda olmaz ama elbet bir gün bunu da başarabiliriz. Tarih örneklerle dolu.

Feminizm korkmamız gereken bir kelime değil. Aksine eşitliği savunduğu için daha çok konuşulması gereken bir kelime.