İstanbul’da bir bisikletli olmak

Bugün bir işim vardı yaklasık evden 15 km uzaklıkta (gidiş dönüş 30 km). Dedim hazır İstanbul’da daha trafik azmamışken bisikletle işimi görüp geleyim dedim. Hem spor olacaktı hem de biraz modern yaşamdan tadabilirim diye düşündüm. Fakat keşke düşünmeseymişim 2 kaza atlattım. Bisiklet sürmekten çok eziyet haline geldi. Şimdi gelelim istanbul’da bisiklet kullanırken dikkat edilmesi gereken şeyler
1. Izgaralar ve logar kapakları:
Bisiklet yolunun olmadığı yerde yola çıkmak durumunda kalıyorsunuz. Ve en büyük tehlike arabalardan sonra ızgara ve logar kapakları. Sağolsun belediye çalışanları ızgaraların yarıklarını yola paralel koymayı seviyorlar. Eğer sizde benim gibi ince tekerli bisiklet kullanıyorsanız arasına çok rahat dalabilirsiniz. Bu durumu önceden bilerek 25c ‘den 28c yapmıştım tekerlerimi fakat gördüm ki en az 32c gerekli. Bugün test ettim az kalsın giriyordum. Tekerin birazını kaptırdım ama son anda kurtarabildim. Logar kapakları da ikinci dikkat etmeniz gereken şey. Kapakların seviyeleri bazen aşagida bazen yukarıda olduğundan bisikleti tek bir çizgide sürmek zorlaşıyor. Artı rahatsız ki ne rahatsız :(
2. Kaldırımlar
Kaldırımlar ne alaka diyebilirsiniz. kaldırım düzgün görünüyorsa ya da trafik fenalaşmışsa kaldırımdan gitmek gerek. Ama bu durumda söyle bir şey söz konusu burada kaldırımlar bir anda uçurumla bitiyor. Ve bir engebeyle başlıyor. Eğer jantıma zeval gelmesin diyorsan bicepsler iş başına. Bugun 20 defa indirip kaldırdım bisikleti sanırım. Bundan çok daha kötüsü ise kaldırımlara park edenler. Parktan çıkmaya çalışanlar çabası. Bugün bir arabaya dalmama ramak kaldı. Şükür son anda kurtarabildim. Tavsiyem yolda araba park etmişse bir ihtimal çıkabileceğini her zaman kafanızın bir köşesinde olması gerek.
3. Yayalarımız
Arabalar suçlu genelde fakat yayalarımızda da suç var. O kadar değil belki ama var. Örnek düzelgahımın bir kısmı bisiklet yoluydu. Ve bisiket yolunda sinyal vermeme ragmen takmayan yayalarımız var. Tek istediğim bak ben geçiyorum azıcık yol verde ben de geçeyim. Bunu için zile bastığımda “Bana mı çalıyorsun” diyene şahit oldum.
4. Yanlış vites secimi
Elaleme laf attık ama kendimize de bir şeyler çıkaralım. Bilmediğin yola bisiklet için çok ayrı bir zorluk. Özellikle yolun eğimi, trafiğin kalabalıklığı, nerede hangi tehlikenin olabileceği vs. bilmek istanbul için şart. Keşke herşey standart olsa “hacı ben burada kullandığıma göre her yerde de kullabilirim” desek. Benim bu yolda en çok çektiğim eğim oldu. Yokuşlarda kendini ayarlayamamak benim için ızdırap oldu. O yüzden bir iki vites düşük gitmekte fayda var. Fiti fiti tabir edilen şekilde. Kadans bol tempo sabit olmalı. Bu biraz benim tecrübesizliğim bunu da kabul ediyorum.
Son olarak
Her zaman kask, gözlüğünüz olsun. Yola çıkmadan tekerleri falan bir kontrol edin. Ve patlamaya dayanıklı lastik alın. Bunları yaptım ve her zaman yapıyorum memnunum :)
Kazasız belasız sürüşler.
MA.