MERHABA EY BELA

Kötü bir haberi bekler gibi bekliyorum

İçimde kışa aralanmış büyük sessizlik

Kar yağıyor

Terk edilmiş kentleri yutarcasına

Ölüm mangası diye birşey vardı değil mi sahi?

Bir filmde görmüştüm

Ölümü bekliyorlardı sabaha karşı

Beyazlamış dudaklarında ne bir söz ne bir düş

Kapıya omuz atıp girecek olanı bekliyorum kötü bir rüyaya uyanır gibi

Arınıp bahardan sıyrılarak

Kaosun ve dinmek bilmez denizlerin baş döndüren tayfununa

Elimi uzatıyorum

Merhaba ey Bela!

Beraber talan olacağız

Hallaç pamuğu savuracak düşlerimizi

Merhaba ey Bela!

İşte dudaklarım beyaz işte ellerim boynuna uzanmış

boyuna kanayan bir kederi söküp almak için

Haydi gir kapıdan ve göğüs göğüse bir cenk meydanına açılsın kelimeler

Merhaba ey Bela!

Nefti bir çocukluk ağrısı gibi kuşandığım boran

Toprağın altında yatan kadının ve çocuğun hatırına

Evine gitmeye yüz bulamayan işsiz bırakılmış adamlar adına

Ağıtlar belleyen annemin penceredeki kederli yüzü namına

Merhaba ey Bela!

Ben geldim

Belan olmaya geldim!