Benimle oynar mısın?

http://www.benjidavies.com/blog/
Arka bahçenin, rutubetli duvarına yaslanmış bir ayva ağacı ve küçük bir çocuk var masalda. Elbette maceralarına eşlik eden devler, ejderhalar, cadılar da olmalı öyle değil mi?

Zamanda Yolculuğun Masalı(Felsefesi)

Her zamanki gibi ağacın bükülmüş belini, daha da rahatsız ederek yanı başındaki dala oturdu M. Evin duvarından aşağıya kadar sarkan asmadan birkaç üzüm salkımı koparıverdi. En çok hoşuna giden de üzümlere yetişmek için ağacın daha üst dallarına kadar tırmanmasıydı. Aslında bunu izleyen yetişkin biri tarafından gayet olağan bir şeydi. Fakat M için masal böyle başlamamıştı. Daha da küçüklüğüne, bir zaman yolculuğu yapmıştı bir vakit. Alice gibi bir oyuğun içine düşmemişti ama. Onun yerine kendisi bir zaman makinesi yapmıştı. Annesinin gördüğü şeyse sadece yastıklar ve önünde duran kocaman bir hesap makinesiydi. Ha bu arada birde başına geçirdiği şapkası… M derin bir nefes aldıktan sonra gideceği tarihi ayarladı ve sıkıca tutundu. Birden o kadar hızlandı ki artık çevresindeki her şey gittikçe silikleşmeye başlamıştı. Sonra yavaşladı yavaşladı ve araç nihayet durdu. Etrafına baktığında tekrar aynı evde olduğunu fark etti. Kocaman bir adam gördü ve duvarın kolonuna tünemiş bir çocuk. Elinde en sevdiği kırmızı vosvos arabası vardı. Sonrasını hayretle izlemeye devam etti. Adam çok sinirli ve kızgın görünüyordu, M gittikçe korkmaya başlamıştı. Zaman makinesinden son ikaz sesi gelmesinden hemen önce tek görebildiği çocuğun ağlayışları ve yerde kapıları kırılmış oyuncak arabaydı.

Patikadaki Canavarlar

Evine giden yoldan her zaman ki gibi korku dolu gözlerle ilerliyordu M. Çünkü uçurumun kenarındaki patika hem ürkütücü hem de karşısında çıkabilecek canavarlar olabilirdi. Bu patika üstelik çok dik bir yokuşla devam ederdi ta ki evine ulaşan düzlüğe kadar. Yine günlerden bir gün okulundan evine doğru yola koyulmuştu. Hava epeyce soğuktu sıkı giyinmişti. Patikadan ilerlerken, yolun biraz ilerisinde onu bekleyen birkaç canavar gördü. Bu canavarlar, küçük çocukları korkutup ellerindeki hazineyi almaya çalışırdı. Masal bu ya kahramanımız M’ nin bir kılıcı olmalıydı. Ama öyle bir kılıcı yoktu. O’ nun çok daha iyi bir şeyi vardı; üzerine giydiği görünmezlik pelerini.
Bir yandan korku içinde canavarlara doğru yaklaşıyor bir yandan da pelerinin onu koruyup koruyamayacağından endişe ediyordu. Pelerin O’ nu ne kadar görünmez yapsa dahi soğuk nedeniyle ağzından çıkan nefesinin buharını engelleyemiyordu. Kalbi gittikçe daha hızlı atmaya başlamıştı. Canavarlar, M’ nin görünmeyen bedeninin dışında, sadece beyaz bir buhar görüp O’ na zarar vermediler ve böylece evine giden patikadan ömrünün sonuna kadar güvenle gidip geldi.

Masallar ve maceralar asla bitmez!
Tabi M’ nin maceraları da bu kadarla sınırlı değil devamı elbette gelecek…

Bülent Ortaçgil “Benimle Oynar mısın”