Radyo Hayatımızdan Tamamen Çıkar Mı?

Piri’de konum ile birleşen sesli içerikler üretiyoruz. Piri gezginlerinin seyahatlerini planlarken de seyahat sırasında de kulaklarında olmayı hedefliyoruz. Bu yüzden insanların neleri, nasıl, ne zaman, dinledikleri deneyimimizi geliştirirken baktığımız şeylerden biri oluyor.

Sesli içeriklerin büyükbabası “Radyo”yu ele alalım. Radyonun resimlisi televizyon, hayatımıza girdikten sonra radyonun pabucu biraz dama atıldı. O zaman bu iki mecranın yarıştığını düşünürken şimdi kulvarların tamamen ayrıldığını ve radyonun artık yeni bir dönüşümde olduğunu görüyoruz. Peki radyo nasıl bir dönüşüm yaşıyor?

Öncelikle radyonun çözdüğü iki temel problemimizi hatırlayalım:

1.Müzik

Önce sevdiğimiz sanatçıların plaklarını almaya başladık, sonra plakların yerini kasetler aldı, daha sonra ise hayatımıza CD’ler girdi. Farklı teknolojiler gelip gitse de müzikseverler olarak dilediğimiz müziği dilediğimiz zamanda dinlemekle ilgili temel bariyerlerimiz albüm satın almaktı. Dinlemek istediğimiz herkesin albümünü satın alacak kadar zengin değildik. Radyo bize onlarca şarkıyı dinleme imkanı sunuyordu. Hatta istek parça ile istediğimiz şarkıyı da dinleme ihtimalimiz de vardı.

2.Haber

İlla ki “Radyoyu aç evladım ajansları dinleyelim” nostaljisi yapmaya gerek yok ama yolda giderken o gün neler olup neler bittiğini radyodan dinlediğiniz zamanları hatırlayabilirsiniz. Gazetenin içerisinde detaylara dalmak yerine özet bilgiyi radyodan almak çok daha kolaydı.

Aslında radyonun çözdüğü bu iki temel sorunu televizyon da çözmeye devam etti. Radyonun sallansa da asla yıkılmamasının sebebi asıl sebebi mobil olmasıydı.

Mobil olabilme radyonun en büyük avantajıydı ama ilerleyen zamanda ona en büyük tehditin de yine mobilden geldiğini gördük.

  • Müzik dinleme deneyimimiz tamamen değişti artık Spotify/Tidal/Apple Music/Fizy evreninde yaşıyoruz. Kimse sevdiği şarkı için istek parça sırasında beklemek zorunda değil.
  • Haberleri ve farklı alanlarda içerikleri dinlemek için hayatımızda podcastler var. Podcastler yakında dilediğimiz her alanla ilgili içerik bulabileceğimiz kadar hızlı büyüyor.

Sesli içerikleri üretme ve yayılma konusundaki bu gelişmeler bizi daha çok özgürleştiriyor. Belirli frekansların bize sundukları pencereden bakmak zorunda değiliz. Dinlenmek artık radyoların tekelinden çıktı, bireye indi. Herkes sesli içerik üretebiliyor ve kitlelere ulaşabiliyor. Hatta çoğu podcast yayını bilgiye demokratik bir şekilde erişimi sağlamak için içerik ürettiğini anlatıyor.

Kaynak: http://www.quickmeme.com/p/3vu7nn

Radyonun da dinleyicilerine özgürce içerik sağlayan platformlarla yarışacak şekilde dönüşmesi gerekiyor. Müzik tarafında iş oldukça zor görünüyor ama podcast yeni gelişen bir alan olduğu için hala fırsatlar var.

Radyonun bu alandaki dijitalleşmesi bir radyo mobil uygulaması yapmanın da ötesinde olmalı. Radyolar artık dinleyicilerin istekleri doğrultusunda kaliteli sesli içeriklerin buluştuğu yerlere dönüşmeli. Klasik medya anlayışı yerine özgün konseptler geliştirerek farklı ilgi alanlarındaki dinleyicileri de yakalamalılar. Sadece kendi içeriklerini duyurmak yerine kaliteli içerik üreticilerini de kucaklamalılar. Hatta belki insanların sesli içerik üretimini kolaylaştıracak yazılımlar geliştirmeliler.

Sesli içerikler bizi bir ekrana kitlemediği için yolda, işte, okulda tükettiğimiz bir içerik türü olmaya devam edecek. Radyolar da dijitalleşmenin getirdiği özgürlükler arasında daha çok yolu açar ve hatta bu dönüşüme katılırsa dinleyicilerine ulaşmaya devam edebilir. Yoksa yüksek ihtimalle radyoların tarihe karıştığını göreceğiz.

Bu kadar sesli içeriklerden bahsedince VESTEL MIDI 85 CD’yi hatırlamamak olmazdı. İnternet gelinceye kadar her türlü sesli içerik teknolojisini kapsayabiliyordu. Kaynak: a09cfc460fd1d08aeecda807bad503f7.jpeg