Storyboard’lar iOS platformu için hep bir kurtarıcı, kolaylık olarak görülmüştür. En azından ben çevremden hep böyle duymuştum. İtiraf etmeliyim, ilk iOS uygulamamı yazdığımda ben de böyle düşünmüştüm! Tüm ekranları tek bir yerde görmek, hatta akışları dahi görebilmek ve tabii ki “sürükle-bırak” ile görsel yerleşimi yapabilmek. Sonrasında da “Constraint”ler. Bunlar işin peri masalı kısmı. Yapılacak uygulamaların karmaşıklığı arttıkça ve hızlı olmak gerçekten önem arz etmeye başladıkça farklı arayışlara geçmeye başladım. Zaten çok seçenek olmadığından, kendimi, tüm uygulamanın görsel tarafını kod üzerinden yaparken buldum.

Bu yazıda sizlere hem iOS uygulamaları yazarken nasıl Storyboard kullanmazsınızı anlatacağım hem de kullanmamanın artılarını ve eksilerini anlatacağım.

Neden?


Türkiye’de girişimci olmak, şirket kurmak ve girişimci olarak yaşamak.

Fikriniz

“Harika bir fikriniz var. Evet evet harika ve benzersiz! Ve kesinlikle milyon liralar götüreceksiniz. Buna eminiz. Tabii ki mutlaka tüm interneti taradınız, sizin fikriniz gibi bir tane daha yok, haklısınız!”

Sanırım bir çok insan, kendileri ile böyle konuşmamızı istiyorlar. Öncelikle şu konuda anlaşalım, kimse kusura bakmasın. Bu fikir sizin “bile” aklınıza geldiyse, başka kimlerin aklına gelmiştir kim bilir? Girişimciler ve adayları ve aday adayları, kendilerini bazen normal insanlardan üstün görebilirler. Ancak gerçek şu ki öylesine sıradan insanlar bu girişimciler. Ben de bunlardan biriyim, o yüzden böyle rahatça sallayabilirim sanırım! :) Dediğim gibi girişimciler sıradan insanlar, tek farkı harekete geçebilecek cesaretlerinin…

Orhun Mert Şimşek

Co-Founder @AppsComTr// @GDGAnkara // User Acquisition & Monetization // #gdg // #kivilicay

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store